Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/7252 E. 2024/8474 K. – Bağ-Kur Sigorta
Konu: Bağ-Kur Sigortalılığının Tespiti
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/7252
- Karar No
- 2024/8474
- Karar Tarihi
- Konu
- Bağ-Kur Sigortalılığının Tespiti
MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/3137 E., 2024/780 K. KARAR : Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Samsun 3. İş Mahkemesi SAYISI : 2022/148 E., 2022/582 K.
Taraflar arasındaki Bağ-Kur sigortalılığının tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi Leyla Kaya tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin, ... Bağ-Kur no ile kayıtlı olarak Kurumun 1479 sayılı Kanun kapsamında isteğe bağlı Bağ-Kur sigortalısı olduğunu, 09.09.1998 yılında isteğe bağlı bağkurlu olmak için Kuruma müracaat ettiğini ve Kurumca kendisine yukarıda yazılı isteğe bağlı Bağ-Kur numarası verildiğini, müvekkilinin, Kurumdan aldığı bu Bağ-Kur numarasına 02.04.2001 tarihinde prim ödemesi yaptığını, isteğe bağlı Bağ-Kur prim ödemelerini hizmet dokümanına işlenmesi için SGK Samsun İl Müdürlüğüne yazılı başvuruda bulunduğunu, Kurumca bu talebinin kabul edilmediğini, aradan 23 yıldan fazla bir süre geçtikten sonra davalı Kurum tarafından müvekkilinin isteğe bağlı Bağ-Kur numarasına yatırdığı bu ödemenin geçersiz olduğunu beyan ettiğini, bu durumun müvekkilinin mağduriyetine sebebiyet verdiğini beyanla, müvekkilinin talebini reddeden davalı Kurum işleminin iptali ile davacının 02.04.2001 tarihinde 0676994970 Bağ-Kur numarasına ödediği miktar kapsamında 09.09.1998 tarihli isteğe bağlı Bağ-Kur tescili esas alınarak ödeme tarihindeki prim karşılığı üzerinden Kurum hesabına yatırılan prime tekabül eden 1479 sayılı Kanun kapsamındaki isteğe bağlı Bağ-Kur hizmetinin hizmet dokümanına yüklenmesi ve geçerli olduğunun tespitine, davalı Kurumun, bunun aksine olan görüş, işlem ve kararın iptali ile taraflar arasındaki muarazanın böylece önlenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; yetki itirazında bulunduklarını, davacının özlük dosyasının Kurumca incelenmesinde; 0676994970 Bağ-Kur numaralı dosyasında 09.09.1998 tarihinde isteğe bağlı sigortalılığının başlatıldığı bu tarih itibariyle 9.347,088 TL prim ve 7.302,413 TL işe giriş keseneği olmak üzere 16.649,501 TL yatırması gerektiğini, buna karşılık davacı tarafça 02.04.2001 tarihinde ödenen 36.250,0 TL tutarın prim borcu ve giriş keseneğini yasal faizi ile karşılamadığını, bu sebeple o tarihler için kendisine hizmet verilemediğinin görüldüğünü, görüleceği üzere davacı tarafın, ödemesi gereken prim ve işe giriş keseneklerini süresinde ödemediğini, süresinden sonra ödediği paranın ise yasal faiziyle birlikte prim ve işe giriş keseneğini karşılamadığı için kendisine talep edilen süreler için hizmet süresi verilemediğini, Kurumun yaptığı işlemde herhangi bir yanlışlık olmayıp prim ve işe giriş keseneğini süresinde ödemeyen davacının, Mahkeme kararıyla diğer vatandaşlardan ayrıcalıklı olacak şekilde faizsiz sigorta hizmeti kazanmaya çalışmasının kötüniyetli ve hukuken korunamaz olduğunu beyanla davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile somut olayda, davacının yapmış olduğu prim ödemesine istinaden 1479 sayılı Kanun kapsamında isteğe bağlı sigortalılığı başlatıldığı, Kurumca sonraki yıllarda davacının sigortalılığının durdurulduğu, ödediği primlerin, prim borcu ve giriş keseneğini yasal faizi ile karşılamadığından sigortalığının başlangıç tarihi itibariyle sona erdirildiği, davacının işbu dava ile ödeme yaptığı tutar kadar 1479 sayılı Kanuna tabi olarak isteğe bağlı sigortalı olduğunun tespitini istediğinin anlaşıldığı, yasal düzenlemeler ışığında, her yasa yürürlükte olduğu dönemde geçerli ise de yasa koyucu 04.10.2000 öncesi isteğe bağlı sigortalı olanların prim borçlarının tasfiyesi yönünde çeşitli tarihlerde hükümler getirdiği, hal böyle olunca, ihtilaf konusu döneme yönelik anılan yasal düzenlemeler kapsamında prim ödemesinin ve başvurusunun bulunmadığı anlaşılan davacının talep konusu dönemin tamamında sigortalı kabul edilemeyecek olsa da, 02.04.2001 tarihinde yapmış olduğu prim ödemesinin karşılayacağı prim gün sayısı Kurumdan sorulmuş, davacının 09.09.1998-30.09.1998 tarihleri arasında isteğe bağlı Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespitine karar vermek gerekmiştir (Aynı yönde Yargıtay 10. HD 30.12.2020 tarih, 2019/3463 Esas, 2020/7889 Karar sayılı ilamı).
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri Davalı ... Kurulu Başkanlığı vekili istinaf dilekçesinde özetle; kesin hüküm nedeni ile davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, davacı tarafından yapılan ödemenin prim borcu ve giriş keseneğini yasal faizi ile karşılamadığını, davanın reddi gerektiğini belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile daval vekilinin istinaf isteminin 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Davalı Kurum vekili, istinaf dilekçesi ile benzer nedenlerle eksik incelemeye dayalı kararın bozulmasını istemişlerdir.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davacının isteğe bağlı sigortalılığının tespitine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, mülga 1479 sayılı Kanun'un ve 5510 sayılı Kanun'un ilgili maddeleri.
3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde davalı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
12.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.