Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/7119 E. 2024/9715 K. – Hizmet Tespiti

Konu: Hizmet Tespiti

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/7119
Karar No
2024/9715
Karar Tarihi
Konu
Hizmet Tespiti

MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/900 E., 2024/849 K. KARAR : Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Denizli 4. İş Mahkemesi SAYISI : 2023/362 E., 2024/7 K. Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının davalıya ait iş yerinde 01.08.1998-02.10.1999 tarihleri arasında çalıştığının tespitini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı vekili, davanın reddini talep etmiştir. 2.Fer'i müdahil Kurum vekili, davanın reddini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince hak düşürücü süre geçtiğinden bahisle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ret kararında Kuruma bildirim yapıldığını ve fakat iptal edildiğine dair bir ibare geçmiş ise de, Kuruma yapılan bildirimden yola çıkılarak hak düşürücü sürenin geçmediğinin aşikar olduğunu, diğer taraftan hizmet tespiti davaları için özel bir ispat yöntemi öngörülmemiş ise de davanın niteliği kamu düzenini ilgilendirdiği ve bu nedenle özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi gerektiği Yargıtayın yerleşmiş içtihadı gereği olduğunu, davacının sigortalı çalışmalarının Kuruma kısmen bildirildiği hallerde, eksik bildirimlere yönelik olarak açılan davada hak düşürücü sürenin işlemeyeceğini, (Hukuk Genel Kurulunun 23.06.2004 gün ve 2004/21-369 E., 2004/371 K. sayılı kararı) bu nedenle işe giriş bildirgesinden önceki çalışmalar yönünden, sigortalının çalışmasının kesintisiz devam etmiş olması halinde, çalışmaya ilişkin Yönetmelikte düzenlenen belgelerden olan işe giriş bildirgesinin Kuruma verilmiş olması karşısında hak düşürücü süreden söz etmenin mümkün olmayacağını, (YHGK 16.07.2020 tarih ve 2016/2141 E. 2020/585 K.) işyerinin 1999/3 dönemi için bir günlük sigorta yapıp iptali ve akabinde aynı yıl ekim ayı için Kuruma bildirim yapılması Kuruma bildirimin yapıldığı ve hak düşürücü sürenin işlmeyeceğinin göstergesi olduğu gibi davacının bu şirkette çalıştığına dair bir karine olup, yargılama aşamasında dinlenecek tanıklar ile de bu durum açığa çıkabilecekken yargılama o safhaya kalmadan davanın hak düşürücü süre bakımından reddinin hukuka aykırılık teşkil ettiğini belirtmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile hak düşürücü süreyi kesen bir durumun mevcut olmadığı gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi hükmü yerinde görülerek istinaf isteminin reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, hizmet tespitine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 506 sayılı Kanun'un 79 uncu maddesi, 5510 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesi. 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 09.10.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2024/7119, K. 2024/9715, T. 09.10.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2024-7119-e-2024-9715-k-5d3401f43e22