Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/6975 E. 2024/8610 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/6975
Karar No
2024/8610
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1529 E., 2024/511 K. KARAR : Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Bursa 1. İş Mahkemesi SAYISI : 2018/586 E., 2022/203 K. Taraflar arasındaki kesilen ölüm aylığının yeniden bağlanması gerektiğinin ve yersiz aylıklar nedeniyle Kuruma borçlu olmadığının tespiti ile aksine Kurum işlemlerinin iptali davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.DAVA Davacı dava dilekçesinde özetle; eski eşiyle Mudanya 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin (Aile Mahkemesl sıfatıyla) 10.10.2012 tarih ve 2012/379 Esas ve 2012/349 Karar numaralı ilamı ile boşandıktan sonra başvurusu üzerine ölen babası ...'tan dolayı tarafına yetim aylığı bağlandığı, 22.01.2013 tarihinden 21.11.2017 tarihine kadar davalı Kurumdan yetim aylığı aldığı, ancak Kurum tarafından yapılan inceleme sonucu 27 Ekim 2017 tarih ve 60991618.HTİ, yazı ile aylığının kesildiğinin bildirildiği ve Kurum tarafından ödenmiş aylıklar nedeniyle tarafına 57.743,12.TL. borç tahakkuk ettirildiği, davalı Kurum tarafından Bursa 19. İcra Müdürlüğünün 2018/1390 Esas sayılı dosyasında 70.879.06.TL. alacağın tahsili için takibe geçildiği, yasal süresi içerisinde yaptığı itiraz üzerine takibin durduğu, muvazaalı boşanma iddiasının gerçek olmadığı, eski eş ... ile birlikte yaşamasının söz konusu olmadığı, oğulları ... ile kişisel ilişki kurmak için geldiği olduğu, bir de oğlu ameliyat olduğunda geldiği, bu durumların evliliğin devamı şeklinde yorumlanmasının hakkaniyete aykırı olduğu, Kurum işlemlerinin dayanağı denetim raporunun eksik inceleme ve araştırmaya dayalı olduğu, eşi ile anlaşamadıkları için boşandıkları, davalı Kurumun tespitlerinin ve aylık kesme, borç tahakkuku işlemlerinin haksız ve yasal dayanaktan yoksun olduğu iddiasıyla Kurumun söz konusu işlemlerinin iptali ile davacının kesilen aylıklarının tekrar bağlanmasına, davalı Kuruma borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II.CEVAP Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; Kurum tarafından yapılan işlemlerin hukuka ve kanuna uygun olduğu, Kurum denetim elemanlarına yapılan inceleme neticesinde davacının boşandığı eşi ile birlikte yaşadığının tespit edildiği, 5510 sayılı Kanun'un 56 ncı maddesi hükmü gereği işlem yapılarak vefat eden babası üzerinden bağlanan aylığının kesildiği ve kendisine yersiz olarak ödenen aylıklar tutarının iadesinin talep edildiği savunmasıyla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III.İLK DERECE MAHKEME KARARI İlk Derece Mahkemesi tarafından; beyanlarına başvurulan davacı tanıkları davacının ve boşandığı eşinin akrabaları olup tarafların boşandıktan sonra birlikte yaşamadıkları yönde beyanda bulunmuşlar ise de resmi kayıtlar, adres bilgileri, muhtarlık yazılarına göre davacı ile eski eşinin Yunuseli Mah. Dore Sk. No:6 ... adresinde birlikte yaşamaya devam ettikleri kanaati oluştuğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV.İSTİNAF A.İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı istinaf yoluna başvurmuştur. B.İstinaf Sebepleri: Davacı istinaf dilekçesinde özetle; boşandıktan sonra boşandığı eşi ile fiilen birlikte yaşamadığı ve bu hususun tanık beyanları ile de sabit olduğu, kötü muamalesi nedeniyle eski eşini adli makamlara şikayet dahi ettiği iddiasıyla İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. C.Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Sosyal Güvenlik Denetmeni tarafından düzenlenen ve aksi sabit oluncaya kadar geçerli sayılması gereken 20.09.2017 tarih ve 2017/İK/62 sayılı araştırma - inceleme raporunun içeriği davacının, Kurum denetmenine verdiği 17.07.2017 tarihli ifadesinde "... eski eşi ile ayrılmalarının kağıt üzerinde olduğunu, Yunuseli Mah. Dora Sok. 6/2 ... adresi dışında başka bir adreste yaşamadıklarını" açıkça beyan etmesi, davacı ile boşandığı eşinin boşanma tarihi olan 10.10.2012 tarihinden 20.02.2013 tarihine kadar "Yunuseli Mah. Dora Sok., No:6/2 .../Bursa" adresinde ikamet ettiklerini gösteren ortak mernis kayıtları, Bağlarbaşı Polis Merkez Amirliğince yapılan kolluk araştırması sonucunda düzenlenen 31.08.2019 tarihli tutanakta davacının 2015-2016 yılları arasında boşandığı eşi ile birlikte yaşadığının tespit edildiğinin belirtilmesi, davacı ile boşandığı eşinin ortak medula kayıtlarının (31.12.2013, 17.05.2016 tarihleri) olması, 2010 yılından itibaren aynı aile hekimliğinde (... 152 nolu aile hekimliği) kayıtlı bulunmaları, hekimlerinin de aynı olması, aksi sabit oluncaya kadar geçerli bulunan Kurum denetmen raporunun içeriği ve yapılan tespitler ile bunların aksinin somut, yeterli ve inandırıcı delillerle kanıtlanamaması hep birlikte değerlendirildiğinde; davacı ile boşandığı eşinin, boşanmış olmalarına rağmen fiilen birlikte yaşamaya devam ettikleri açıkça anlaşıldığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V.TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı istinaf sebepleri doğrultusunda temyiz isteminde bulunmuştur. C.Gerekçe 1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, boşandığı eşiyle fiilen birlikte yaşadığı iddiasıyla kesilen ölüm aylığının yeniden bağlanması gerektiğinin ve yersiz aylıklar nedeniyle Kuruma borçlu olmadığının tespiti ile aksine Kurum işlemlerinin iptali davasıdır. 2.İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 56 ncı maddesi ilgili hükümlerdir. 3. Değerlendirme 1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 17.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2024/6975, K. 2024/8610, T. 17.09.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2024-6975-e-2024-8610-k-9fe7a9241a45