Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/6849 E. 2024/9619 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/6849
- Karar No
- 2024/9619
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/190 E., 2024/109 K. KARAR : Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 18. İş Mahkemesi SAYISI : 2020/28 E., 2022/456 K. Taraflar arasındaki 1479 sayılı Kanun kapsamında sigortalılık tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne dair karar verilmiştir. Kararın, davalı Kurum tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı Kurum tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili özetle; müvekkilinin 01.01.1998 tarihinden itibaren ... İnşaat Nakliyat Pazarlama Taah. San. Tic. Ltd. Şti.'nin ortağı olduğunu, anılan tarihler arasında vergi ödemiş olmasına rağmen Bağ-Kur tescilinin yapılmadığını belirterek, 23.11.1998 ile 03.04.2000 (dahil) tarihleri arasında süre bakımından Bağ-Kur hizmetlerinin tespitine karar verilmesini istemiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesi ile davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince, davanın kabulü ile davacı ...'ın 23.11.1998 ile 03.04.2000 tarihleri arasında, Bağ-Kur'a tabi 4/1b kapsamında çalıştığının ve hizmetlerinin tespitine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde, davalı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, hatalı karar verildiğini, beyan ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın reddini istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafça mahkeme kararına konu 23.11.1998-03.04.2000 tarihleri arasındaki prim tutarını ödeme tarihinden bulunduğu gelir ve yürürlükte olan prim tutarı üzerinden ödenmesi yasal zorunluluk olup, bu zorunluluğu hükmün infazı sırasında davalı Kurumca ikmal edilmesi ve bu noksanlık giderildikten sonra sigortalılık süresi olarak değerlendirilmesi mümkün bulunduğu gerekçesi ile başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde, davalı Kurum temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı Kurum vekili özetle, istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar etmekle birlikte kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, 1479 sayılı Kanun kapsamında sigortalılık tespiti noktasına ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 24.07.2003 tarihli 4956 sayılı Kanun'un 47 nci maddesi ile 1479 sayılı Kanun'a eklenen geçici 18 inci maddesi. 3. Değerlendirme Davanın temel yasal dayanaklarından olan ve 02.08.2003 tarihinde yürürlüğe giren 4956 sayılı Kanun'un 47 nci maddesi ile 1479 sayılı Kanun'a eklenen geçici 18 inci maddede; bu Kanun'a göre sigortalılık niteliği taşıdıkları halde 04.10.2000 tarihine kadar kayıt ve tescilini yaptırmamış olan sigortalıların sigortalılık hak ve yükümlülüklerinin 04.10.2000 gününden itibaren başlayacağı, ancak; bu Kanun'a göre zorunlu sigortalı olarak tescil edilmiş olanların sigortalılıklarının, bu Kanunun yürürlük tarihinden itibaren altı ay içinde Kuruma yazılı olarak başvurmaları, 20.04.1982–04.10.2000 tarihleri arasındaki vergi kayıtlarını belgelemeleri, belgelenen bu sürelere ilişkin olarak hesaplanacak prim borçlarını, tebliğ tarihinden itibaren bir yıl içinde ödemeleri kaydıyla bu sürelerin sigortalılık süresi olarak değerlendirileceği belirtilmiş, yine 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Kanun'un geçici 8 inci maddesi; "Bu Kanun'un 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (4) numaralı alt bendi hariç diğer alt bentlerine göre sigortalılık niteliği taşıdıkları halde bu Kanun'un yürürlük tarihine kadar kayıt ve tescillerini yaptırmayanların sigortalılık hak ve yükümlülüğünün bu Kanun'un yürürlük tarihinden itibaren başlayacağı; ancak, bu Kanun'un 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) ve (3) numaralı alt bentlerine göre sigortalı sayılanlardan bu Kanun'un yürürlük tarihinden itibaren sigortalılıkları başlatılanların, bu Kanun'un yürürlük tarihi ile 04.10.2000 tarihi arasında geçen vergi mükellefiyet süreleri bulunmak kaydıyla, sigortalının bu Kanun'un yürürlük tarihinden itibaren 6 ay içinde talepte bulunmak ve kendisine tebliğ edilen borçlanma tutarının tamamını tebliğ tarihinden itibaren 6 ay içinde ödemesi halinde, bu sürelerin sigortalılık süresi olarak değerlendirileceği bildirilmiş olup, eldeki davada davacının dava dışı ... Limited Şirketi ortağı olmasından kaynaklı 11.09.2003 tarihinde Kurum'a başvurusu üzerine 04.10.2000 tarihi itibari ile Bağ-Kur tescilinin yapıldığı, kendi adına vergi kaydı olmadığı anlaşılmakla; davacının Bağ- Kur sigortalılığı şirket ortaklığına dayanmakla; yukarıda izah edilen mevzuat kapsamında, davacının kendi adına vergi mükellefiyet süreleri olmadığından dava ret edilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi hatalıdır. Bu maddi ve hukuki olgular göz ardı edilerek, eksik araştırma ve inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 07.10.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.