Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/6829 E. 2024/9475 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/6829
Karar No
2024/9475
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/194 E., 2024/628 K. KARAR : Kabul İLK DERECE MAHKEMESİ : Düzce 1. İş Mahkemesi SAYISI : 2020/411 E., 2022/185 K. Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen iş kazası olmadığının tespiti davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum, davalı ..., davalı ..., davalı ... vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili, davacı ...'un ...’un oğlu olduğunu, babasının evinde ikamet ettiğini, davacı ...'un tapuda kendi adına kayıtlı evinin çatısının onarılması için çatı ustasına ihtiyaç duyduğunu, kendisinin oldukça yaşlı olduğundan ve bu işlerle ilgilenemeyeceğinden oğlu ...’un bulduğu çatı ustası olan kazazede ... ile çatının onarımı hususunda yani götürü usulde anlaştığını, ...'nün çatı onarımı sırasında kaza geçirerek vefat ettiğini, davacı ... emekli, ... da imam emeklisi olup hayatlarını bu şekilde idame ettirdiklerini, davacılaran herhangi bir ticari işletmeleri veya ticari hayatları bulunmadığını, davalı Kurum nezdinde bulunan Rehberlik ve Teftiş Başkanlığı’nın 11.10.2018 tarih ve 2018/BB/141 sayılı işlemi ile söz konusu kazaya ilişkin olarak kazazedenin davacılara ait işyerinde çalıştığının tespitine ve kazanın iş kazası olduğuna yönelik rapor hazırlandığını, davacılar ile kazazede ... arasında işçi-işveren ilişkisi söz konusu olmadığını, kişiler arasındaki hukuki ilişkinin iş akdine dayanmadığını, davacılar ile ... arasında iş akdi değil ... sözleşmesi mevcut olduğunu ve çatı ustası olan kazazede ... kendi ad ve hesabına çatı işi yaptığını, kazazede ...'nün götürü usulü şeklinde çalışmakta olup davacıların işçisi olmadığını, kazazede ...'nün kendi adına ve hesabına iş yapmakta olduğunu, davacıların emir ve talimatı altında olmadığını, dolayısıyla söz konusu kazanın da iş kazası niteliğinde olmadığını, kazazedenin davacıların işçisi olmadığını, davacıların yıllardır emekli olduğunu, hayatlarını bu şekilde idame ettirdiklerini, davacıların çatı işi veya inşaat işi yapan herhangi bir işletmesi olmadığını, davacılar ile kazazede ... arasındaki ilişkide, ... kendi ad ve hesabına yani davacıların emir ve buyruğu altında olmadan çatı onarımını yapacak davacılar da karşılığında bir bedel ödeyecek şeklinde olduğunu, ...'nün davacıların emir ve talimatları doğrultusunda değil kendi ad ve hesabına hareket ederek, belirli bir zaman dilimine karşılık olarak değil yapmış olduğu ... karşılığında müvekkil davacılardan bir bedel alacak olduğunu, dolayısıyla taraflar arasındaki ilişkinin ... sözleşmesi olduğunu, taraflar arasındaki ilişkinin iş ilişkisi olmadığını, kazazedenin davacıların işçisi olmadığının ve kazanın iş kazası olmadığını, açıklanan nedenlerle, davacılar ile kazazede ... arasındaki hukuki ilişkinin iş ilişkisi olmadığının, kazazedenin davacıların işçisi olmadığı ve kazanın iş kazası olmadığının tespitine, davalı Kurum tarafından davacılar hakkında 11.10.2018 tarih ve 2018/BB/141 sayılı işlemi ile hazırlanan kazazedenin müvekkil davacılara ait işyerinde çalıştığının tespitine ilişkin hazırlanan raporun ve bu rapor doğrultusunda tesis edilen tescil ve diğer işlemlerin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı ..., ... ve ... vekili, davalıların dava sebebi olarak TBK md. 470'i ileri sürerek, ... ile aralarında iş sözleşmesi değil ... sözleşmesi olduğunu iddia ettiklerini, ne var ki bahse konu iddiaların kabulünün hukuken mümkün olmadığını, somut olayda davalı ile kazalanan arasındaki hukuki ilişkinin hizmet akdinden değil istisna akdinden kaynaklandığı belirtilmiş ise de; tarafların üzerinde anlaşmış olduğu çatı onarımı işine dair, çalışma şekli, alınacak ücretin ne şekilde verileceği, günün hangi saatlerinde ne kadar süre çalışılacağı, mesai saatlerinin belirlenip belirlenmediği hususları muğlak olup bu noktaların aydınlatılmasının gerektiğini, taraflar arasındaki anlaşmanın ... sözleşmesi niteliği teşkil ettiğini koşulsuz olarak kabulünün hukuka aykırı olacağını, dava konusu olay nedeni ile Düzce Cumhuriyet Başsavcılığının 2014/14087 Numaralı soruşturma dosyası ve Düzce 5. Asliye Ceza Mahkemesi 2015/269 Esas numaraları dosyası mevcut olduğunu, açıklanan bu nedenlerle davacı yanın taleplerinin reddi ile taraflar arasındaki sözleşmenin iş akdi olduğu, dava konusu olaya ilişkin Düzce Cumhuriyet Başsavcılığının 2014/14087 numaralı soruşturma dosyası ve Düzce 5. Asliye Ceza Mahkemesi 2015/269 Esas numaraları dosyasının incelenerek; davalılar murisinin davacı yana ait evin çatı onarımı işini yaptığı esnada vefat etmesi olayının iş kazası olduğuna, dava konusu olay sonrasında SGK tarafından hazırlanan raporun hukuka uygun olduğu hususlarının tespiti ile davanın reddini istemiştir. Davalı Kurum vekili, davaya zamanaşımı hak düşürücü süreler yönünden itirazları olduğunu, davacı tarafın iddialarının yersiz olduğunu Kurum işlemleri yönünden bir eksiklik söz konusu olmadığını, iş kazasının olduğu 04.11.2014 tarihinde ... ...'nün davalılardan ... 'ye ait evin çatı onarım işinin ön hazırlık çalışmasını yaparken çatıdan düşerek ölümlü iş kazasının meydana geldiğini, iş kazasının meydana geldiği evin sahibinin ... olduğunu, ... ile iş konusunda anlaşma yapan ve ... ile iş konusunda pazarlık yapanın ... olduğunu, bu nedenle ... ve oğlu ...'un ölümlü iş kazası nedeni ile müteselsil sorumlu olduğunu, yapılan anlaşmanın bir iş anlaşması olduğunu, 5510 sayılı Kanun gereği ... ... aralarında işçi ve işveren ilişkisi mevcut olduğunu, ücret konusunda anlaşmış olmalarının bunu açıkça gösterdiğini, tamirat işi dolayısı ile ... ve davacılar arasında gevşek bir işçi işveren ilişkisi mevcut olduğunu, davacı tarafın iddiasının olayın ... sözleşmesinden kaynaklandığı yönünde olduğunu ve bu iddiaların yersiz ve mesnetsiz olduğunu, açıklanan bu nedenlerle davanın usulden ve esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 07.06.2022 tarihli ve 2020/411 Esas 2022/185 Karar sayılı kararıyla davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı Kurum, davalı ..., davalı ..., davalı ... vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin 14.03.2023 tarih, 2022/2372 Esas, 2023/422 Karar sayılı kararıyla istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1.Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2.Daire kararında; "...Dosya içinde bulunan bilgi ve belgelere göre davacıların işveren değil iş sahibi olduğu, kazayı geçiren ...'ın ise kendi nam ve hesabına iş yapan sigortalı olduğu, davacılar ile davalılar murisi ... arasında, bir eserin meydana getirilmesi konusunda, anahtar teslimli istisna akdinin söz konusu olduğu, davacıların ...'ın işvereni olmadığı dolayısıyla kazanın davacılar yönünden iş kazası sayılması mümkün olmadığı anlaşıldığından, davanın kabulüne dair karar tesis edilmesi ..." gerektiğine işaret edilerek karar bozulmuştur. B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulü ile 04.11.2014 tarihinde ... ...'nün ölümü ile sonuçlanan kaza olayının davacılar ... ve ... yönünden iş kazası olmadığının tespitine, aksi yöndeki Kurum işleminin iptaline karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum, davalı ..., davalı ..., davalı ... vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı ..., davalı ..., davalı ... vekili, davacılar ile kazalı arasındaki ilişkide; işverenin her an denetim ve buyurma yetkisini kullanabilecek olması, kazalının, edimleri ile ilgili işverenin buyruklarına uyma dışında çalışma olanağı bulamayacağı nitelikte teknik ve hukuki bir bağımlılığın bulunması ve genel olarak işverenin belirleyeceği yerde ve zamanda onun tarafından sağlanacak teknik destek ile onun denetim ve gözetiminde yapılması gereken çalışmanın; zaman ve bağımlılık unsurlarını bünyesinde barındırdığı, dolayısıyla hizmet akdinin varolduğu ve sigortalılığın, dolayısıyla olayın iş kazası olduğunun kabul edilmesi gerektiğini, kararın eksik araştırma ve inceleme sonucu usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek temyiz başvurusunda bulunmuştur. Davalı Kurum vekili kararın eksik araştırma ve inceleme sonucu verildiğini belirterek temyiz başvurusunda bulunmuştur. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davacıların işveren olarak nitelendirilerek 04.11.2014 tarihli kazanın iş kazası olarak tespitine dair Kurum işlemlerinin iptali ile ölenin davacıların işçisi olmadığının tespiti ile olayın iş kazası olmadığının tespiti istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 331 nci maddesi, 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5510 sayılı Kanun'un ilgili maddeleri. 3. Değerlendirme 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davalı Kurum, davalı ..., davalı ..., davalı ... vekilleri temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 03.10.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2024/6829, K. 2024/9475, T. 03.10.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2024-6829-e-2024-9475-k-67eec30a5b61