Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/6817 E. 2024/8927 K.

Konu: İş Kazası Tespiti

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/6817
Karar No
2024/8927
Karar Tarihi
Konu
İş Kazası Tespiti

MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/2292 E., 2024/479 K. KARAR : Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Kocaeli 1. İş Mahkemesi SAYISI : 2020/154 E., 2023/112 K. Taraflar arasındaki iş kazası tespiti davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı Kurum vekili ile davalı işveren vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı Kurum ve davalı işveren vekilleri tarafından ayrı ayrı temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının 02.11.2017 tarihinde davalı ya ait iş yerinde çalışmaya başladığı, 09.11.2017 tarihinde iş kazası geçirdiği, davacının 41 FJ 329 plakalı araca yükleme yaparken arka kapak pimlerinin çıkması sebebi ile pimleri takmak üzere aracın zincirlerine tutunarak yukarı çıktığı sırada zincirlerin kopması sonucu yaklaşık 5 metre yükseklikten betona düşmesi neticesinde meydana geldiği, davacının bileğine platin ve dirseğine protez takıldığı, 28.01.2017 tarihli dilekçesi ile davalı Kuruma başvurarak 09.11.2017 tarihli iş kazasından tahsis talebinde bulunduğu, Kurumca 13.12.2018 tarihli yazısı ile davacının iddiaları ile ilgili tespit yapılamadığı bildirilerek talebi reddettiği, davalı işverenlik ve sorumlular aleyhine 07.11.2018 tarihinde Kocaeli 6. İş Mahkemesinin 2018/730 Esas sayılı dosyada maddi tazminat davası açıldığı, davacının başvurusu neticesinde İzmit Sosyal Güvenlik Merkezi tarafından verilen 23.06.2020 tarihli cevapla reddedildiği iddiasıyla 09.11.2017 tarihinde en az bir gün çalıştığının ve geçirdiği kazanın iş kazası olduğunun tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II.CEVAP 1.Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; Kurum tarafından gönderilecek bilgi ve belgelerin incelenmesinden sonra anlaşılacağı üzere, davanın ilk itirazlarımızdan olan yetki, husumet, zamanaşımı yönünden reddi gerekli olup, bilahare esas yönünden ise Kurum tarafından tesis edilen işlemler usul ve yasaya uygun olduğundan ve herhangi bir hukuka aykırılık söz konusu olmadığı, bir olayın iş kazası sayılıp sayılmayacağı hususunda yapılacak ilk işlem kazaya maruz kaldığı iddia ve ihbar olunan kişinin, 5510 sayılı Kanun'un kısa vadeli sigorta kolları arasında yer alan iş kazası-meslek hastalığı sigortası hükümlerine tabi olup olmadığının araştırılması olduğu, davacının davalı adına işlem gören işyerinde 02.11.2017 tarihinde çalışmaya başlamasına karşın işyeri tarafından işe girişinin 10.11.2017 tarihinde verildiğine dair iddialarının tespiti için yapılan çalışmalar kapsamında davacının alınan ifadesinde işyerinde 10.11.2017 tarihi öncesinde çalışmaya başladığını kanıtlayacak herhangi bir evrak veya belgesinin elinde mevcut olmadığını, işyerinin kayıt ve belgelerinde işyerinde 10.11.2017 tarihinden önce çalışmaya başladığını kanıtlayacak herhangi bir imza vb mevcut olmadığını beyan ettiğinden iddiaları hakkında kayıt tetkiki cihedine gidilmediği savunmasıyla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. 2.Davalı işveren vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının iddiasında iyi niyetli olmadığı, davacının iş kazası geçirdiği iddia edilen tarihte sigortalı olmadığı ve olayın iş kazası olmadığı, davacının bu kaza nedeniyle Derince Eğitim ve Araştırma Hastanesine kaldırılarak 09.11.2017 tarihi genel Adli Muayene Raporunda iş kazası ibaresinin yazmasının davacının iş kazası geçirdiğinin tespiti için yeterli bir delil olmadığı savunmasıyla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III.İLK DERECE MAHKEME KARARI İlk Derece Mahkemesi tarafından; yapılan yargılamada, iş yeri dönem bordrolarında kayıtlı tanıkların beyanları alındığı, davacının tedavisine ilişkin ilgili hastanelerden tedavi evrakları celp edildiği ve SGK'dan gelen belgeler, tanık beyanları, tedavi evrakları ve tüm dosya kapsamına göre her ne kadar Kurum iş kazası tarihinde sigortalı çalışmanın tespit edilmediği yönünde karar vermiş ise de; Hastanelerden gelen tedavi belgeleri ve raporları, davacı asilin kaza tutanağındaki beyanının dosya kapsamında çelişmemesi, tanıkların beyanları, dosya kapsamındaki bütün deliller bir arada değerlendirilmek suretiyle kanaate varıldığında, ayrıca dinlenen tüm tanıkların da husumetli olmadığı anlaşıldığından dinlenen tutanak tanıklarının dava konusu kazayı bildikleri görülmüş olup dava konusu kazanın iş kazası olduğu ve kaza tarihinde davalı şirkette sigortalı çalıştığı gerekçesiyle davacının davasının kabulü ile davacının davalı ... işyerinde 09.11.2017 tarihinde sigortalı çalıştığının tespitine davacının 09.11.2017 tarihinde geçirmiş olduğu kazanın iş kazası olduğunun tespitine karar verilmiştir. IV.İSTİNAF A.İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri istinaf yoluna başvurmuşlardır. B.İstinaf Sebepleri: 1.Davalı Kurum vekili istinaf dilekçesinde özetle; Kurum tarafından gönderilecek bilgi ve belgelerin incelenmesinden sonra anlaşılacağı üzere, davanın ilk itirazlarımızdan olan yetki, husumet, zamanaşımı yönünden reddi gerekli olup, bilahare esas yönünden ise Kurum tarafından tesis edilen işlemler usul ve yasaya uygun olduğundan ve herhangi bir hukuka aykırılık söz konusu olmadığı, bir olayın iş kazası sayılıp sayılmayacağı hususunda yapılacak ilk işlem kazaya maruz kaldığı iddia ve ihbar olunan kişinin, 5510 sayılı Kanun'un kısa vadeli sigorta kolları arasında yer alan iş kazası-meslek hastalığı sigortası hükümlerine tabi olup olmadığının araştırılması olduğu, davacının davalı adına işlem gören işyerinde 02.11.2017 tarihinde çalışmaya başlamasına karşın işyeri tarafından işe girişinin 10.11.2017 tarihinde verildiğine dair iddialarının tespiti için yapılan çalışmalar kapsamında davacının alınan ifadesinde işyerinde 10.11.2017 tarihi öncesinde çalışmaya başladığını kanıtlayacak herhangi bir evrak veya belgesinin elinde mevcut olmadığını, işyerinin kayıt ve belgelerinde işyerinde 10.11.2017 tarihinden önce çalışmaya başladığını kanıtlayacak herhangi bir imza v.b. mevcut olmadığını beyan ettiğinden iddiaları hakkında kayıt tetkiki cihedine gidilmediği iddiasıyla İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. 2.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı sigortalı olmamasına rağmen işyerinde çalışmadığı süreçte başına gelen olay hakkında Kuruma başvurduğu, Kurumca iş kazası olarak sayılmadığı, bu nedenle de davacının iş kazası geçirdiği iddia edilen tarihte sigortalı olmamasından dolayı davacının iş kazası geçirdiğini söylemek mümkün olmadığı, davacının iş kazası tarihinde sigortalı olmadığı halde iş kazası hükümlerinden faydalanarak sürekli iş göremezlik gibi ödeneklerden faydalanmak istediği, davacının işte çalışmadığı zamanda yaşadığı kazadan dolayı iş kazası hükümlerinden faydalanıp kazanç elde etme niyetinde olduğu davacı tanık beyanlarına itibar edildiği, kabul etmemekle beraber olayın yaşandığı tarih kesin ve net olmadığı, delillerin yeterli olmadığı iddiasıyla İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. C.Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosyanın incelenmesinden, İlk Derece Mahkemesince dinlenen tanık beyanları ile Kocaeli 6. İş Mahkemesinin 201/730 Esas sayılı dosyasında dinlenen tanık beyanları, tanıkların SGK hizmet cetvelleri, kazaya ilişkin limanda tutulan kayıt ve tutanaklar, fotoğraflar ile hastane kayıtları ile davacının davalı iş yerinden bildirimleri nazara alındığı gerekçesiyle istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. V.TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili ile davalı işveren vekili temyiz isteminde bulunmuşlardır. B. Temyiz Sebepleri Davalı Kurum vekili ile davalı işveren vekili istinaf sebepleri doğrultusunda temyiz isteminde bulunmuşlardır. C.Gerekçe 1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, davacının 09.11.2017 tarihinde geçirdiği kazanın iş kazası olduğunun tespitine ilişkindir. 2.İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 13 üncü maddesi ilgili hükümlerdir. 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla davalılar vekillerinin temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 24.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2024/6817, K. 2024/8927, T. 24.09.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2024-6817-e-2024-8927-k-ff09f55d5be1