Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/6781 E. 2024/10389 K.

Konu: Ödeme Emri İptali

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/6781
Karar No
2024/10389
Karar Tarihi
Konu
Ödeme Emri İptali

MAHKEMESİ : Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/48 E., 2024/281 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 1. İş Mahkemesi SAYISI : 2022/190 E., 2023/222 K. Taraflar arasındaki ödeme emri iptali davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ödeme emrine konu borcun davacıdan talep edilmesinin usule yasaya ve hakkaniyete aykırı olduğu, 6183 sayılı Kanun'un mükerrer 35. maddesi uyarınca ödeme emrinin öncelikle asıl borçluya gönderilmesi gerektiği, asıl borçludan tahsil edilememesi veya tahsil edilemeyeceğinin anlaşılması halinde kanuni temsilciye gönderilmesi gerektiği, davacının asıl borçlu bulunan ... Spor Kulübü Derneğinin temsil ve ilzama yetkili yöneticisi olmadığı ve hiçbir zaman da olmadığı, davacının 12.05.2018 tarihinde derneğe üye olduğu ancak kendi bilgisi dışında yönetim kurulu üyeliğine seçildiğini öğrendiği tarihte 15.05.2018 tarihinde istifa dilekçesini sunduğu, davacının istifa dilekçesinin 24.05.2018 tarihli toplantıda kabul edildiği ve karar defterine işlendiği, davacının dernek üyeliğinin sadece 3 gün sürdüğü, davacının yönetim kurulu üyeliğine bilgisi ve rızası dışında seçildiği, ... Spor Kulübü Derneğinin önceki dönem yöneticisi ...’nin Genel Kurul'un iptaline ilişkin ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesinde açtığı 2017/336 Esas sayılı dava 2020/269 Karar numarası ile hükme bağlandığı ve Mahkeme kararının 03.06.2021 tarihinde kesinleştiği, kesinleşmiş olan Mahkeme kararı neticesinde ... Spor Kulübü Derneğinin yapılan seçimli genel kurulu iptal ettiği, söz konusu genel kurul iptal edildiğinden dernek yönetim kurullarının sorumluluklarının da ortadan kalktığı iddiasıyla 21.06.2022 tarih ve 2018/20717 takip numaralı ödeme emri ödeme emrinin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II.CEVAP Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından hukuka, yasaya, örnek içtihatlara ve maddi vakıaya aykırı olarak açılan davanın reddinin gerektiği, hak düşürücü süre ve zamanaşımı itirazında da bulundukları, 6183 sayılı Kanun'un Mükerrer 35. maddesinde "Tüzel kişilerle küçüklerin ve kısıtlıların, vakıflar ve cemaatler gibi tüzel kişiliği olmayan teşekküllerin mal varlığından tamamen veya kısmen tahsil edilemeyen veya tahsil edilemeyeceği anlaşılan amme alacakları, kanuni temsilcilerin ve tüzel kişiliği olmayan teşekkülü idare edenlerin şahsi mal varlıklarından bu Kanun hükümlerine göre tahsil edilir... Tüzel kişilerin tasfiye haline girmiş veya tasfiye edilmiş olmaları, kanuni temsilcilerin tasfiyeye giriş tarihinden önceki zamanlara ait sorumluluklarını kaldırmaz..." hükmü bulunduğu, dava dışı ... Spor Kulubü Derneğinin 29.07.2022 tarihi itibariyle 17.782.367,64 TL borcunun bulunduğu, tüzel kişiliğe ait gayrimenkullerin hisseli olması, gayrimenkuller üzerinde Kurum hacizlerinden önce hacizlerin olması ve araçların henüz yakalanmamış olması dikkate alındığında söz konusu borcun Dernek tüzel kişiliğinden tahsil edilemeyeceğinin anlaşıldığı, 6183 sayılı Kanun'un mükerrer 35. maddesine istinaden Dernek yöneticileri hakkında işlem yapılmaya başlanıldığı, bu doğrultuda dernek yöneticilerine yapılan işlem sonucunda 29.06.2008 ile 05.06.2011 tarihleri arasındaki yöneticiler tarafından söz konusu tarihler arasındaki borcun 18.07.2022 tarihinde 70.000,00 TL olarak tahsil edildiği, madde metninde sayılan kişilere işverenle birlikte müştereken ve müteselsilen bir ödeme sorumluluğunun getirildiği, böyle bir hükmün getirilmesinin amacının primlerin tahsilini daha fazla güvence altına almak ve işverenlerin ödemelerle görevli elemanlarını prim ödeme konusunda özendirmek olduğu, bu sorumluluğun belirlenmesinde özel nitelikteki tüzel kişilerin üst düzey yönetici veya yetkililerin kimler olduğunun önem taşıdığı, üst düzey yönetici kavramının tüzel kişiyi üst düzeyde yöneten kişi/kişileri ifade edeceği, bir tüzel kişinin birden fazla üst düzey yöneticisi ve yetkilisi olmasının her zaman söz konusu olabileceği savunmasıyla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III.İLK DERECE MAHKEME KARARI İlk Derece Mahkemesi tarafından; davacının talebinin, davacıya tebliğ edilen 22 İcra kart numaralı, 2018/20717 icra takip nolu ve 2014/02 - 03 - 04, 2016/01 - 02 - 03 - 04 - 05 - 06 - 12, 2017/01 - 02 - 03, 2018/02 - 03 - 04 - 05 - 06 - 07 - 08 - 09 dönemleri arasındaki ferileri ile birlikte toplam 4.188.385,57 TL miktarlı ödeme emrinin davacı yönünden iptali ile davacının belirtilen ödeme emri nedeniyle Kuruma borçlu olmadığının tespitine ilişkin olduğu, davanın hak düşürücü süre içinde ikame edildiği, davacı adına davalı Kurum tarafından gönderilen 22 İcra kart numaralı, 2018/20717 icra takip no.lu ödeme emrinin konusunun dava dışı ... Kulübü Başkanlığı'nın prim borçlarına ilişkin olduğu, davacıya borca ilişkin dönemde yönetim kurulu olmasından bahisle bu ödeme emirlerinin gönderildiği, ... Spor Kulübü Derneği'ne ait “Kulüp Bilgi Formu” başlıklı belgeye göre 20.09.2017 tarihinde kulüp başkanının ... ... ve 29.06.2018 tarihinde kulüp başkanının ... iken ... olduğunun görüldüğü, ... Spor Kulübü Derneği'nin 25.07.2014, 25.02.2014, 30.08.2017, 29.06.2018, 02.07.2018 tarihli Genel Kurul toplantılarında davacının Genel Kurul toplantılarında isminin yer almadığının görüldüğü, 14.09.2022 tarihli, ... SGK İl Müdürlüğüne ait, birtakım belgeler ekli cevabi yazının bulunduğu ve incelenmesinde; 2018/20717 takip numaralı, davacı aleyhine düzenlenen, 21.06.2022 tarihli, 2014/2-4; 2016/1-6, 12; 2017/1-3 ve 2018/2-9 dönemine ait prim borcu asıl tutarı 1.724.272,65 TL ve gecikme zammı 2.464.112,92 TL olmak üzere toplam tutarın 4.188.385,57 TL olduğunu içerir ödeme emrinin bulunduğu, tebliğ zarfına göre 24.06.2022 tarihinde davacıya tebliğ edildiği, davacının 30.06.2022 tarih ve 48255562 kayıt numarasıyla ... Kulübü Derneği'nin 2014/2-4; 2016/1-6, 12; 2017/1-3 ve 2018/2-9 dönemine ait prim borcundan ötürü 21.06.2022 düzenleme tarihli ödeme emrindeki prim borcundan sorumlu tutulamayacakları hususlarını içerir başvuru dilekçesi suretinin bulunduğu, ... Vergi Dairesi tarafından verilen cevabi yazıda, dava konusu ödeme emrine konu dönemde temsil ve ilzama yetkili şahısların gönderildiği, davacının bu şahıslar arasında yer almadığı, davacının 12.05.2018 - 01.07.2018 döneminde Yönetim Kurulu üyesi olması sebebiyle ödeme emri gönderildiği ve ödeme emrine konu borcun ödenmediği hususlarını içerir cevabi yazı ile ekinde yapılandırma talep formlarının bulunduğu, ... Vergi Dairesi tarafından verilen cevabi yazıda, dava konusu ödeme emrine konu dönemde temsil ve ilzama yetkili şahısların gönderildiği, davacının bu şahıslar arasında yer almadığı anlaşılmakla, davacıya derneği temsile ve ilzama yetkili olduğuna dair herhangi bir yetki verilmediği, davacının üye olduğu dönemler bakımından temsil ve ilzam yetkisinin olmadığı, 31.01.2014 tarihli toplantıda, ... , ..., ..., ..., ... isimli şahıslara temsil ve ilzam yetkisi verildiği, 25.05.2016 tarihli toplantı da temsil ve ilzama yetkili kişilerin belirlendiği bu kişilerin ... , ..., ..., ..., ... ve ...'e derneği temsil ve ilzam yetkisinin verildiği, 15.09.2017 tarihli toplantı da derneği temsil ve ilzama yetkilendirilen kişilerin ..., ... , ... , ... ve ... olarak belirlendiği davacının bu kişiler arasında adının bulunmadığı dolayısıyla derneği temsil ve ilzama yetkili olan ve mali işlerle ilgili derneği temsile yetkili kişilerin yukarıda belirtilen kişiler olduğu davacının adının bu kişiler arasında bulunmadığı daha sonraki toplantılarda davacıya herhangi bir temsil ve ilzam yetkisi verilmediği, her ne kadar SGK tarafından gönderilen ödeme emrinde davacının 12.05.2018 - 01.07.2018 tarihleri arası yönetim kurulu üyesi olması nedeniyle bu dönemler arası borçtan sorumlu olduğu belirtilmiş ise de davacıya tebliğ edilmiş bulunan ödeme emrinin aşağıda belirtilen 2014/2 ve 2018/9. ayları arası döneme ilişkin olduğu sorumlu olmadığı kısımların Kurum tarafından açık olarak belirtilmediği görülmekle davacının ödeme emrinde belirtilen bütün dönemlere ilişkin talepleri bakımından davada hukuki yararının olduğu kanaatine varılarak ödeme emrindeki bütün dönemler yönünden incelendiği, davacının derneği temsil ve ilzama yetkili olan ve mali işlerle ilgili derneği temsili kişilerden olmadığı, davacının dava konusu dönemler bakımından dava dışı Spor Kulübü Derneğinde dernek başkanı, muhasip üye veya muhasebe müdürü olarak çalışmadığı, derneği temsil ve ilzam yetkisinin de bulunmadığı, davacının borçtan sorumluluğu bulunmadığı anlaşılmış olup, belirtilen nedenlerden dolayı dava dışı Spor Kulübü Derneğinin prim borçlarında davacının sorumlu olmadığı gerekçesiyle kabul edilmiş, bu nedenle davanın kabulüne, tebliğ edilmiş ödeme emirlerinin iptaline, ödeme emri davanın kabulü ile davacıya tebliğ edilen 22 İcra kart numaralı, 2018/20717 icra takip no.lu ve 2014/02-03-04, 2016/ 01-02-03-04-05-06-12, 2017/01-02-03, 2018/02-03-04-05- 06-07-08-09 dönemleri arasındaki ferileri ile birlikte toplam 4.188.385,57 TL miktarlı ödeme emrinin davacı yönünden iptaline, davacının belirtilen ödeme emri nedeniyle Kuruma borçlu olmadığının tespitine karar verilmiştir. IV.İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf yoluna başvurmuş ve Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile yargılamaya konu davanın davacıya tebliğ edilen 22 İcra kart numaralı, 2018/20717 icra takip nolu ve 2014/02-03-04, 2016/01-02-03-04-05-06-12, 2017/01-02-03, 2018/02-03-04-05- 06-07-08-09 dönemleri arasındaki ferileri ile birlikte toplam 4.188.385,57 TL miktarlı ödeme emrinin iptali ile davacının belirtilen ödeme emri nedeniyle Kuruma borçlu olmadığının tespitine ilişkin olduğu, davanın hak düşürücü süre içinde ikame edildiği, davacı adına davalı Kurum tarafından gönderilen 22 İcra kart numaralı, 2018/20717 icra takip nolu ödeme emrinin konusunun dava dışı ... Kulübü Başkanlığı'nın prim borçlarına ilişkin olduğu, Mahkeme tarafından yapılan yargılamada, dava konusu ödeme emrine konu dönemde temsil ve ilzama yetkili şahısların gönderildiği, davacının bu şahıslar arasında yer almadığı anlaşılmakla, davacıya derneği temsile ve ilzama yetkili olduğuna dair herhangi bir yetki verilmediği görülmüş, davacının üye olduğu dönemler bakımından temsil ve ilzam yetkisinin olmadığı, 31.01.2014 tarihli toplantıda, ... , ..., ..., ..., ... isimli şahıslara temsil ve ilzam yetkisi verildiği, 25.05.2016 tarihli toplantı da temsil ve ilzama yetkili kişilerin belirlendiği bu kişilerin ... , ..., ..., ..., ... ve ...'e derneği temsil ve ilzam yetkisinin verildiği, 15.09.2017 tarihli toplantı da derneği temsil ve ilzama yetkilendirilen kişilerin ..., ... , ..., ... ve ... olarak belirlendiği davacının bu kişiler arasında adının bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V.TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; Kurum kayıtları ve ilgili mevzuat dikkate alındığında yapılan işlemin hukuka uygun olduğu, davanın hak düşürücü süre içinde açılmadığı, davanın yasal dayanağı Mükerrer 35 maddesi olup asıl borçlu kulüpten tahsil edilemeyeceğinin sabit olduğu, davacının yönetici olarak borçlardan sorumlu olduğu iddiasıyla temyiz isteminde bulunmuştur. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, ödeme emrinin iptaline ilişkindir. 1.Türk sosyal sigortalar sistemi, ağırlıklı olarak primli rejime dayanmaktadır. Kurumun sosyal sigorta yardımlarını sağlaması, en önemli gelir kaynağı olan sigorta primlerinin zamanında ve eksiksiz olarak ödenmesine bağlıdır. Sosyal Güvenlik Kurumu'nun gelirleri arasında sayılan sosyal sigorta ve genel sağlık sigortası prim gelirleri, idari para cezaları, gecikme zamları ve katılım payları ilgililerce ödenmediğinde Kurum tarafından tahsili gerekmektedir. Prim tahsilatını kolaylaştırmak için birçok hüküm konulmakla birlikte Mülga 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu'nun 80. maddesi, primlerin zamanında ve düzenli olarak tahsilini sağlamaya yöneliktir. Anılan maddenin ilk şeklinde prim alacağının tahsili 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu hükümlerine göre yapılmakta iken 01.12.1993 tarihli ve 3917 sayılı Kanun'un 1. maddesi uyarınca yapılan değişiklik ile 6183 sayılı Kanun hükümlerine tabi kılınmıştır. Prim borçları, bu düzenleme ile kamu alacağı derecesine getirilerek, takip ve tahsilinde, İcra ve İflas Hukukuna göre çabukluk ve sadelik sağlanmak istenmiştir. Takip yetkisinin bizzat Kuruma tanınmış olması da aynı amaca yöneliktir. 01.07.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 88. maddesinde Kurumun prim ve diğer alacaklarını 6183 sayılı Kanun uyarınca takip ve tahsil edeceği düzenlemesine yer verilmiştir. 2.6183 sayılı Kanun'a göre Kurum tarafından yapılan takip idari icra takip yöntemidir ve Kurum icra dairesine gerek kalmadan önce ödeme emri düzenleyerek tebligat çıkaracak ve sonrasında icra takibine başlayacaktır. Kurum tarafından kendisine ödeme emir gönderilen borçlunun, tebliğ tarihinden itibaren 7 gün (7061 sayılı Kanunla değişiklik ile 01.01.2018 tarihinden sonra 15 gün) içerisinde yetkili iş Mahkemesinde ödeme emrinin iptali davası açması gerekmektedir. 3.6183 sayılı Kanun'un 58. maddesinde düzenlenen 15 günlük süre hak düşürücü süre niteliğinde olup muhatap prim borçlusuna ödeme emrinin tebliğ tarihinden itibaren başlamaktadır. 6183 sayılı Kanun'un 8. maddesi 506 sayılı Kanun'un 80 ve 5510 sayılı Kanun'un 88. maddesi kapsamında uygulanan maddelerden olmayıp prim borçlarının tahsilinde 5510 sayılı Kanun'un 99. maddesi uyarınca 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümleri uygulanmaktadır. 7201 sayılı Kanun'un 32. maddesi uyarınca tebliğ usulüne aykırı yapılmış olsa bile muhatabı tebliğden haberdar olmuş ise tebligat geçerli sayılır. Bu durumda muhatabın beyan ettiği tarih, tebliğ tarihi addolunur. 4.Somut olayda, davacıya 24.06.2022 tarihinde ödeme emri tebliğ edilmiş, davacı da 15 günlük yasal süre içinde, 30.06.2022 tarihinde Kuruma itirazda bulunmuştur. Kurumun itirazı reddetmesinin ardından, davacı 18.08.2022 tarihinde eldeki davayı açmıştır. Ancak, Kurumun red cevabına ilişkin tebliğ mazbatasının okunaksız olması nedeniyle, tebliğ tarihinin tespit edilemediği anlaşılmaktadır. İlk Derece Mahkemesi, tebliğ işleminin usulsüz olduğu ve buna rağmen davanın süresi içinde açıldığı gerekçesiyle işin esasına girerek karar vermiştir. Ne var ki davacının tebligattan haberdar olduğu ve usulsüz tebliğe ilişkin herhangi bir itirazda da bulunmadığı dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Bu durumda, tebliğ tarihinin kesin olarak belirlenebilmesi için okunaklı ve onaylı bir tebliğ mazbatasının dosyaya celbi sağlanmalı ve bunun sonucunda hak düşürücü sürenin geçip geçmediği konusunda gerekli değerlendirme yapılarak, buna göre hüküm kurulmalıdır. Mahkemece, açıklanan maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin eksik araştırma ve inceleme neticesinde yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurularının esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 05.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2024/6781, K. 2024/10389, T. 05.11.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2024-6781-e-2024-10389-k-384e23055c9b