Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/6667 E. 2024/9512 K. – Hizmet Tespiti

Konu: Hizmet Tespiti

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/6667
Karar No
2024/9512
Karar Tarihi
Konu
Hizmet Tespiti

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/77 E., 2024/619 K. KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 16. İş Mahkemesi SAYISI : 2019/325 E., 2021/370 K. Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasından yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi Leyla Kaya tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının, davalı şirkete ait işyerinde Nisan 2010 tarihinden 08.10.2019 tarihine kadar çalıştığını, bu sürede 06.02.2015-06.06.2015 tarihleri arasında cezaevinde kalması nedeni ile çalışmasına ara verdiğini, çalışmalarının davalı Kuruma 2012/01 döneme kadar bildirilmediğini, İzmir 13. Noterliğinin 23.10.2013 tarih ve 16362 yevmiye numaralı vekaletnameye dayanarak işveren adına mal alım satımı yaptığını belirterek davacının eksik bildirilen günlerinin tespitine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının işçi olarak çalışmadığını, ... isimli işletmeyi 01.07.2013 tarihinde ağabeyi ... ile birlikte işletmek üzere şirket adına kayıtlı demirbaşlar ile birlikte anahtar teslimi olarak işletmenin tüm vergi, sigorta ve diğer giderleri kiracılara ait olmak üzere kiraladığını, kira sözleşmesi hazırlanmışsa da davacının imzadan imtina ettiğini, yasal zorunluluk olduğu için davacı adına noterden mesul müdürlük belgesi düzenlendiğini ve sigorta girişi yapıldığını, bu süreçte davacı tarafından sigorta, vergiler ve kiraların ödenmediğini, şirket hesaplarına haciz geldiğini, bu borçların şirket yetkilisince yapılandırıldığını ve halen taksitler halinde ödendiğini, bu durum üzerine davacıya tahliye ve icra davası açıldığını, İzmir 14. İcra Müdürlüğü aracılığı ile davacının 08.10.2019 tarihinde tahliyesinin sağlandığını, davacının iddialarının doğru olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur. 2.Fer'i müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; Kurum kayıtlarında davacının iddia ettiği gibi bir çalışmasının bulunmadığını, davacının iddiasını yazılı deliller ile ispatlaması gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile davacının davalıya ait işyerinde Kuruma bildirilen süreler haricinde kesintisiz olarak hizmet akdiyle çalıştığı hususunu her türlü şüpheden uzak, hiçbir kuşku ve duraksamaya yer vermeyecek şekilde ispat edemediği değerlendirilmekle davanın reddine dair karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili, davacının davalıya ait işyerinde Nisan 2010 tarihinden 08.10.2019 tarihine kadar (06.02.2015-06.06.2015 tarihleri hariç) aralıksız olarak çalıştığını, davacının çalışmasının 2012/1 döneminden itibaren bildirildiğini, İlk Derece Mahkemesi tarafından eksik ve hatalı değerlendirmeler barındıran bilirkişi raporunun hükme esas alındığını, işe giriş bildirgesi ile prim ödemesi tek taraflı ve işveren lehine bir işlem olması sebebiyle bu kayıtlara itibar edilerek hüküm kurulmasının işçinin mağduriyetine yol açtığını belirterek kararın kaldırılması istemiyle istinaf yasa yoluna başvurmuştur. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile yapılan incelemede, istinaf kanun yoluna başvuranın dilekçesinde yer verdiği itirazların, sıralanan gerekçeler ışığında yerinde olmadığı, ayrıca, kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf gerekçelerini tekrarlamıştır. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 5510 sayılı Kanun'un 86 ncı madde hükümleridir. 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı alınmayan temyiz harcının temyiz eden ilgiliden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 03.10.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2024/6667, K. 2024/9512, T. 03.10.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2024-6667-e-2024-9512-k-8ca89daba83a