Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/6630 E. 2024/9070 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/6630
Karar No
2024/9070
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/765 E., 2024/805 K. KARAR : Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Denizli 4. İş Mahkemesi SAYISI : 2023/317 E., 2023/347 K. Taraflar arasındaki Tarım Bağ-Kur sigortalılığının tespiti ile aksi yöndeki Kurum işleminin iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı Kurum vekili istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili, müvekkilinin kendi adına ve hesabına tarımsal faaliyette bağımsız çalışırken ürettiği tütün ürünü bedellerinden Bağ-Kur adına kesinti yapıldığını, bu konudaki tüm belgelerin davalı Kurumun arşiv kayıtlarında, müvekkilinin sicil dosyasında ve özel tütün firmalarında mevcut olduğunu, müvekkilinin ilgili dönemde tarımsal faaliyeti olduğunun ... Yaprak Tütün İşletme Müdürlüğü kaydından anlaşıldığını, yine ... Holding A.Ş.nin kayıtlarının da bunu teyit ettiğini, davalı Kurumun kayıtları ile sabit olduğu üzere, müvekkilinin 1993, 1994 ve 1996 yılı mahsulü tütünlerinin satış bedelinden Bağ-Kur prim tevkifatı yapıldığını, müvekkilinin 1995 ve 1997 yıllarında da tütün üretip tüccara ve ...'e teslim ettiğini, müvekkilinin ilgili dönemde kesintisiz ve sürekli olarak tarımsal faaliyette bulunmasına ve üretim yapmasına rağmen davalı SGK'nın müvekkilinin sicil kaydına Tarım Bağ-Kur'lu dönemini tam işlemediğini, müvekkilinin Kurum tescili olan 31.12.1998 süresine kadarki süreleri dışında 1999 ve 2000 yıllarında da tarımsal faaliyetinin kesintisiz olarak devam etmiş olması nedeni ile bu yıllarda da Tarım Bağ-Kur'lu olması gerektiğini, 1998 yılında ürettiği tütünü 1999 yılında ...'e teslim eden müvekkilinden Tarım Bağ-Kur prim kesintisi yapılmamış ise de ... kayıtları ile müvekkilinin ilgili yılda önceki yıllardan itibaren kesintisiz olarak tütün ürettiğinin kayıtlarla sabit olduğunu, 1999 yılında ürettiği tütünü de 2000 yılında ... firmasına teslim eden müvekkilinden Tarım Bağ-Kur prim kesintisi yapılmamış ise de ... ve tüccar kayıtları ile müvekkilinin önceki yıllardan itibaren kesintisiz olarak tütün üretegeldiğinin sabit olduğunu, her ne kadar müvekkilinin ihtilaf konusu dönemde teslim kaydı gözükmekle birlikte tevkifat gözükmemekte ise de Yargıtayın mustakar kararlarına göre, müvekkilinin kesintisiz olarak ürün teslim dönemi içinde tarım Bağ-Kur'luluğunun ilgili dönemde kesintisiz devam ettirilmesi gerektiğini, Yargıtayca onanıp kesinleşen emsal kararların mevcut olduğunu, müvekkilinin Kurumca şu ana kadar tescili yapılmayan 01.01.1999 ila 31.12.2000 arası Tarım Bağ-Kur hizmet süresinin tescili ile 29.03.2021 tarihli başvuruları gereği 7256 sayılı Kanun kapsamında prim borcunun yapılandırılmasını davalı Kurumdan talep ettiğini, davalı Kurumun davacının tespit ve tescil talebini 18.09.2023 tarihli ve 80.607.905 sayılı yazı ile reddettiğini beyanla; 18.09.2023 tarihli ve 80.607.905 sayılı Kurum işleminin iptaline, müvekkilinin 01.01.1999 ila 31.12.2000 tarihleri arasındaki Tarım Bağ-Kur sigortalılık hizmetlerinin tespiti ve tescili ile tesciline karar verilecek sürelere ilişkin prim bedeli yönünden müvekkilinin 7256 sayılı Kanun kapsamından yararlandırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; davanın haksız ve yersiz açılmış bir dava olup reddi gerektiğini, müvekkili Kurumun yazışmaları incelendiğinde görüleceği üzere, davacının bu davanın açılmasında hukuki yararının bulunmadığını, davanın hukuki yarar yokluğundan reddine karar verilmesini dilediklerini, davanın öncelikle süre yönünden reddi gerektiğini, davanın tespiti istenen en son tarihten itibaren 5 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılmadığını, ... Bağ-Kur sicil no.lu sigortalı davacının 11.01.2018 tarihinde müvekkili Kuruma yapmış olduğu başvurusuna istinaden tevkifat sorumlusu ...'e ait kesinti listesi incelendiğinde, sigortalının 1994-2002 yıllarında çiftçilik yaptığı, 05/1994, 05/1995, 05/1996, 03/1997 ve 04/2002 aylarında sattığı ürünlerden Bağ-Kur adına %1 kesinti yapıldığı, ancak 05/1998, 04/1999, 05/2000 ve 04/2001 aylarında ise Bağ-Kur bedellerinin (0) sıfır olduğu, yani kesinti yapılmadığının anlaşıldığını, İzmir Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü ile yapılan yazışmada, 05/1995 ayı tevkifatının sigortalının hesabına yüklendiğini, hizmetlerinin bu doğrultuda tespit edildiğini, sigortalının 31.01.2018 tarihinde Denizli Ziraat Odasına üye olduğunu, 22.06.2018 tarihinde de muafiyet belgesi ibraz etmesiyle sigortalılığının durdurulduğunu, 2013/11 sayılı Genelge'nin üçüncü kısım beşinci bölüm 2 nci maddesinin 2-1. başlığı altındaki düzenlemeler, 113. sayfasında yer alan "2.1-Tevkifata istinaden sigortalılığın başlatılması ve bildirimi" başlıklı bölümünün 7 nci fıkrası ve 10.08.2015-4137197 sayılı Genel Yazı, 5510 sayılı Kanun'un 4/b-4., 7., 8. ve 9 uncu maddeleri ile 6/ı, geçici 17. ve 63 üncü maddeleri çerçevesinde, ayrıca bu tür tespit davaları kamu düzenini ilgilendirdiğinden davanın hiçbir kuşkuya yer bırakmayacak şekilde ispatlanması gerektiğini, çalışma konusu işin niteliği, devamlılık gösterip göstermediği, başlangıç ve bitiş tarihleri konusunda dinlenecek olan tanıkların tespiti istenen sürede davacıyı yakından bilen ve tanıyanlardan seçilmesi, tanık beyanları ile yazılı belgelerin birbirini teyit etmesi gerektiğini beyanla; davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile toplanan delillere göre, davacının, eldeki davada sigortalılığının tespiti ve tescili istenen 01.01.1999-31.12.2000 tarihleri arası süre de davacının sigortalı olarak kabulü gereken sürelere rastlamakla birlikte sigortalılık tescili yapılmadığından bu sürede sigortalılık tescilinin yapılması, ayrıca belirtilen süre, 7256 sayılı Kanun'da öngörülen süre kapsamında kaldığından davacının yasada öngörülen süre içinde Kuruma yaptığı başvuru doğrultusunda tespitine karar verilen sigortalılık süreleri sebebiyle tahakkuk ettirilecek prim borcunun ödenmesinde 7256 sayılı Kanun hükümleri kapsamında yapılandırmadan yararlandırılması gerektiği, hal böyle olunca, davacının sigortalılığının tespiti ve tescili ile 7256 sayılı Kanun kapsamında yapılandırmadan yararlandırılmasına yönelik taleplerinin reddine ilişkin aksine Kurum işlemi hatalı olduğu, belirtilen tespitler karşısında, davacının talebi doğrultusunda, dava konusu sürelerde, mülga 2926 sayılı Kanun kapsamında Tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespiti ile tesciline, davacının tespitine karar verilen sigortalılık süreleri yönünden 7256 sayılı Kanun kapsamında yapılandırmadan yararlandırılmasına ve aksine Kurum işleminin iptaline dair aşağıda yazılı şekilde hüküm verilmiştir. Davanın kabulü ile davacının 01.01.1999-31.12.2000 tarihleri arasında mülga 2926 sayılı Kanun kapsamında zorunlu Tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespiti ile tesciline, davacının tespitine karar verilen sigortalılık süreleri yönünden 7256 sayılı Kanun kapsamında yapılandırmadan yararlandırılmasına, davacının taleplerinin reddine ilişkin olarak Pamukkale Sosyal Güvenlik Merkezinin 18.09.2023 tarihli ve 80.607.905 sayılı yazısı ile tesis edilen Kurum işleminin iptaline karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı Kurum vekili istinaf dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, hatalı karar verildiğini, Kurum işlemlerinin mevzuata uygun bulunduğunu beyan ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın reddini istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosyadaki yazılara, hükmün Dairece de benimsenmiş bulunan kanuni ve hukuki gerekçeleri ile dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden Kanuna aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca davalı Kurum vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı Kurum vekili, istinaf dilekçesi ile aynı sebeplerle eksik incelemeye dayalı kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, 01.01.1999-31.12.2000 tarihleri arasında mülga 2926 sayılı Kanun kapsamında Tarım Bağ-Kur sigortalılığının tespiti ve tescili ile tespit edilecek sigortalılık sürelerine ilişkin prim borcunun ödenmesinde 7256 sayılı Kanun kapsamında yapılandırmadan yararlandırılma ve aksine Kurum işleminin iptali taleplerine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 2926 sayılı Kanun'un ilgili maddeleri. 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla davalı Kurum vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 26.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2024/6630, K. 2024/9070, T. 26.09.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2024-6630-e-2024-9070-k-bf47dfbc1846