Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/6495 E. 2024/7532 K.
Konu: İş Kazası Olduğunun Tespiti
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/6495
- Karar No
- 2024/7532
- Karar Tarihi
- Konu
- İş Kazası Olduğunun Tespiti
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/334 E., 2024/942 K. KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 27. İş Mahkemesi SAYISI : 2021/32 E., 2023/323 K. Taraflar arasındaki iş kazası olduğunun tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının davalıya ait işyerinde döküm ustası olarak çalışırken 26.11.2010 tarihinde gece vardiyasında saat 24:00 sıralarında geçirdiği kaza sonucu yaralandığını, akabinde ... tarafından özel aracı ile önce Gebze 100. Yıl Hastanesine oradan da İstanbul Kartal Özel ... Hastanesine götürüldüğünü ileri sürerek, 26.11.2010 tarihinde gerçekleşen kazanın iş kazası olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir. II.CEVAP Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının hizmet akdi ile davalı işyerinde çalışmadığını, ziyaret amaçlı arada sırada şirkete gelip gittiğini, davaya konu olayın şirkette meydana gelmediğini, davalı işyerinde 08.00-18.00 saatleri arası çalışma olduğunu, vardiyalı çalışma yapılmadığını belirterek, davanın reddini istemiştir. Davalı SGK Başkanlığı vekili cevap dilekçesinde özetle; Kurum işleminin usul ve yasaya uygun olduğunu belirterek, davanın reddini istemiştir. III.İLK DERECE MAHKEME KARARI Tüm dosya kapsamına göre, davacı ...’ın davalı işyerinde çalıştığına dair tanık ...’un beyanları, ayrıca davacı hakkında tanık ...'ın Gebze 8. İş Mahkemesinde alınan 18.10.2021 tarihli ifadesi bulunmasına karşın, tanık ...’ın Gebze 2. İş Mahkemesinde alınan 24.02.2023 tarihli ifadesinde aksi yönde beyanda bulunduğu, bunun dışında dosya içeriğindeki diğer tanıkların ...’ın davalı şirkette çalışmadığı ve böyle bir kazadan bilgileri bulunmadığı yönünde beyanda bulundukları, tanık beyanlarından ...’ın davalı işyeri çalışanlarının bir kısmı ile hemşehri ve arkadaş olduğunun anlaşıldığı, dosyada mevcut hasta kabul formundan 27.11.2010 tarihinde davacının hastaneye ... tarafından getirildiği ve onam formunun ... tarafından imzalandığı, buna mukabil ...’ın alınan ifadesindeki beyanları, ...’ın davalı işyerindeki fiili çalışması esnasında kaza geçirdiğine ilişkin birbiri ile tutarlı tanık beyanlarının olmaması, mezkur olayla ilgili kolluk tarafından tutulan herhangi bir kaydın olmaması, yaralanmayla sonuçlanan olayın iş kazası olduğuna ilişkin hastane kaydı vb belgenin bulunmaması, ...’ın SGK hizmet dökümünde 30.08.2006 ile 10.12.2015 tarihleri arasında çalışmasının olmaması hususları hep birlikte değerlendirildiğinde, iddia olunan olayın 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu 13 üncü maddesi kapsamında iş kazası olarak nitelendirilemeyeceği, davacının maruz kaldığını iddia ettiği 26.11.2010 tarihli olayın iş kazası olmadığı kanaatine varılarak, sübuta ermeyen davanın reddine karar verilmiştir. IV.İSTİNAF A.İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. B.İstinaf Sebepleri: Davacı Vekilinin İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde; Mahkeme kararının eksik inceleme ve araştırmaya dayalı olduğunu, lehe tanık ifadelerinin dikkate alınmadığını, salt davalı tanık beyanları ile sonuca gidildiğini belirterek, usul ve yasaya aykırı verilen kararın kaldırılmasını istemiştir. C.Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Mahkemece davanın reddine dair kararın vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V.TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı Vekilinin Temyiz Sebepleri Davacı vekili; istinaf sebepleri doğrultusunda hükmün temyizen bozulmasını istemiştir. C.Gerekçe 1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; iş kazası olduğunun tespitine ilişkindir. 2.İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2. 5510 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesinde iş kazası; “a) Sigortalının işyerinde bulunduğu sırada, b)İşveren tarafından yürütülmekte olan iş nedeniyle sigortalı kendi adına ve hesabına bağımsız çalışıyorsa yürütmekte olduğu iş nedeniyle, c) Bir işverene bağlı olarak çalışan sigortalının, görevli olarak işyeri dışında başka bir yere gönderilmesi nedeniyle asıl işini yapmaksızın geçen zamanlarda, d) Bu Kanun'un 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamındaki emziren kadın sigortalının, iş mevzuatı gereğince çocuğuna süt vermek için ayrılan zamanlarda, e) Sigortalıların, işverence sağlanan bir taşıtla işin yapıldığı yere gidiş gelişi sırasında, meydana gelen ve sigortalıyı hemen veya sonradan bedenen ya da ruhen engelli hâle getiren olaydır.” şeklinde tanımlanmıştır. Olayın, işkazası olarak kabul edilebilmesi için olaya maruz kalan kişinin 5510 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesi anlamında sigortalı olması, olayın, 5510 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesinde sayılı ve sınırlı olarak belirtilen hal ve durumlardan birinde meydana gelmesi koşuldur. Başka bir anlatımla, olayın, iş kazası sayılabilmesi için iki koşulun birlikte gerçekleşmesi zorunludur. Bu yönde, 5510 sayılı Kanun'un 4/a maddesi anlamında sigortalı niteliğini kazanmanın koşulları başlıca üç başlık altında toplanmaktadır. Bunlar: a) Çalışma ilişkisinin kural olarak hizmet akdine dayanması, b) İşin işverene ait yerde yapılması, c)Kanunda açıkça belirtilen sigortalı sayılmayacak kişilerden olunmaması şeklinde sıralanabilir. 3.Değerlendirme 1.İnceleme konusu eldeki davada, davacı 26.11.2010 tarihinde davalı işyerinde sigortasız çalışırken geçirdiği kazanın iş kazası olduğunun tespitini istemiş, Mahkemece yapılan yargılama sonucunda hükümde yazılı gerekçelerle sübut bulmayan davanın reddine karar verilmiş ise de, hüküm eksik inceleme ve araştırmaya dayalıdır. 2.Somut olayda, davacı tarafından, davalı şirket işyerinde döküm ustası olarak gece vardiyasında çalışırken iş kazası geçirdiğinin ileri sürülmesi karşısında, davalı işyerinde vardiyalı çalışma sistemi olup olmadığı üzerinde durulmalı, giderek gece vardiyasında çalışan işyeri çalışanları dinlenmeli, Mahkemece dinlenen tanıklardan ...'ın Gebze 8. İş Mahkemesinde alınan 18.10.2021 tarihli ifadesinde davacıyı tanımadığını olaya ilişkin herhangi bir bilgi ve görgüsünün bulunmadığını söylemesine karşın, istinaf kaldırma kararı sonrası Gebze 2. İş Mahkemesinde alınan 24.02.2023 tarihli ifadesinde ise ".. Davacı benden daha sonra davalı şirkette döküm ustası olarak çalışmaya başladı. Tam tarihini hatırlamıyorum. Tam tarihini hatırlamıyorum davacı işyerinde bir iş kazası geçirmişti. Davacının iş kazası geçirdiği gün saat 18:00 de işten çıkmıştım. Davacı o gece mesaiye kalmıştı. Ben Saat 18:30 gibi eve gittiğimde döküm modelcisi olarak çalışan ... isimli kişi beni aradı ve davacının kaza geçirdiğini, davacının elinin yandığını, hemen işe geri gitmemi, dökümün yarım kaldığını söyledi. Bende tekrar saat 19:00 gibi işyerine gittim. Ben işyerine gittiğimde davacı oradaydı. Davacıyı gördüğümde hatırladığım kadarıyla sağ eli sarılı bir vaziyette idi. Daha sonra hemen hastaneye götürüldü. Daha sonra davacının elini gördüğümde elinin üstünün komple yanık olduğunu gördüm. Duyduğum kadarıyla davacının eli iki kalıbın arasına sıkışarak yanmış, olay nasıl olmuş bilmiyorum" şeklinde beyanda bulunduğu anlaşılmakla, ifadeler arası çelişkiler giderilmeli, ayrıca bozma sonrası yapılacak yargılamada, davacının olay olduğu sırada yanında olduğunu ve kendisini hastaneye götürdüğünü ifade ettiği ...'ın 27.11.2010 tarihli Özel ... Hastanesi hasta kabul formunda (muvafakatname) imzasının bulunduğu gözetilmeli, elde edilecek sonuca göre, 5510 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesi kapsamında davacının iş kazasına maruz kalıp kalmadığı değerlendirilmek suretiyle hüküm kurulmalıdır. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, 3. Peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz eden ilgiliye iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 02.07.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.