Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/6386 E. 2024/7956 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/6386
- Karar No
- 2024/7956
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2022/295 E., 2024/67 K. KARAR : Kısmen Kabul Taraflar arasında Mahkemesinde görülen hizmet tespiti davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının 2009-2011 yılları arasında davalı şirkette çalıştığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; davacının 2009-2011 yılları arasında davalı işyerinde kesintisiz çalıştığını iddia ettiğini, hizmet tespit davaları kamu düzenini ilgilendirdiğinden çalışma olgusunun özel bir duyarlılık ile araştırılması gerektiğini, bununla birlikte davanın açılmasına Kurumları sebebiyet vermediğinden davanın kabulü halinde dahi yargılama giderleri ve avukatlık ücretinden sorumlu olmayacaklarını belirterek davanın reddini istemiştir. Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; davacının davalı firmada İş Kanunu hükümlerine göre işçi olarak çalışmadığını, şirkete ait alışveriş merkezinde işyerlerinin kiraya verilmesi hususunda kiracı bulma ve kiraya verme işlemlerini yürüttüğünü, bunun için kendisine komisyon ücreti ödendiğini, bu nedenle taraflar arasındaki hukuki ilişkinin Borçlar Kanunu anlamında komisyon sözleşmesi olduğunu, davacının kendi işini yaptığını, davacı 2009-2011 yılları arasında çalıştığını iddia etmişse de bu tarihlerin net bir şekilde belirtilmesi gerektiğini, ... AVM'nin 01.01.2010 tarihinde faaliyete başladığını ve 02.12.2010 tarihinde Belediye tarafından mühürlenerek kapatıldığını belirterek davanın reddini istemiştir. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 01.11.2021 tarihli ve 2020/35 Esas, 2021/523 Karar sayılı kararıyla davanın kısmen kabulü ile davacının, davalı işyerinde 01.01.2010-04.12.2010 tarihleri arasında kesintisiz ve sürekli çalıştığının tespitine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar vermiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından temyiz isteminde bulunulmuştur. 2.Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin 01.06.2022 tarihli ve 2022/3685 Esas, 2022/8331 Karar sayılı bozma kararında; dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlerle temyiz kapsam ve nedenlerine göre davalı taraf vekillerinin tüm, davacı vekilinin ise aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi ile Mahkemece yapılması gereken iş, ihtilaf konusu dönem içerisinde çalışmanın varlığı, başlangıç ve bitiş tarihlerinin belirlenmesine yönelik olarak davacıyla ilgili varsa tüm belge ve kayıtlar davalı işverenden istenilmeli, çalışmanın gerçekleştiği ileri sürülen işyerinin Kurum nezdinde bulunan dosyası, dönem bordroları, işverence hazırlanması gerekli ücret ödeme bordroları, puantaj kayıtları ve diğer kayıtlar getirtilmeli, ilgili Belediyeden davalı alışveriş işyerine ait yapı kullanım izninin hangi tarihten itibaren alındığı, inşaat faaliyetinin hangi tarihte bittiği sorulmalı, davalı işyerinden dava konusu dönemde bildirimi bulunan bordrolu tanıkların beyanlarına başvurulmalı, Belediye tarafından mühürleme işlem tarihinden sonra işyerlerini terk-tahliye eden işyerleri sahipleri liste halinde bildirildiğinden bunların da tanık sıfatıyla bilgi ve görgülerine başvurulmalı, gerçek çalışma olgusunu somut ve inandırıcı bilgilere dayalı şekilde belirledikten sonra varılacak sonuç uyarınca bir karar verilmesi gerektiğinden bahisle karar bozlumuştur. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararı ile Yargıtay bozma ilamı gereği, bordro ve kamu tanıkları dinlenmiş, ilgili evraklar getirtilmiş, bozma kararı gereği işverenden davacıyla ilgili tüm bilgi ve belgeler istenmişse de buna ilişkin kayıtlar sunulmamış yine SGK kayıtlarında da ihtilaf konusu döneme dair ihtilafı çözüme elverişli bilgi ve belge sunulamamış olup ... AVM iş yerinde faaliyet gösteren komşu kamu tanık beyanları değerlendirilerek; çalışma başlangıcı yönünden; dinlenen ve ... AVM'de iş yerleri bulunan kamu tanık beyanlarına göre, iş yerinin kiralanması işlemleri ve yine iş yerlerinin kira öncesi görüşme işlemlerinde davacıyla görüşmeler yapıldığı, bu süreçle davacının ilgilendiği, yine tüm kamu tanıklarına göre iş yerleri açıldığı zaman davacının orada çalıştığı beyan edilmiş olup davacı vekilince sunulan, Yıldırım Vergi Dairesi Müdürlüğünün 31.05.2011 tarihli yazısına göre kamu tanığı olan ... isimli kişinin 24.12.2009 tarihinde ... AVM'de iş yeri açtığının belirtildiği, yine davacı tarafından sunulan ve davalı iş yeri ile kamu tanığı Nuray Bakırcılar arasında yapılan kira sözleşmesine göre, işe başlama tarihinin 25.12.2009 olarak belirlendiği, yine Vergi Dairesi kayıtlarına göre 25.12.2009 tarihinde iş yerini açtığı, bunun dışında Vergi Dairesi kayıtlarına göre komşu iş yeri tanığı olan ve davalıya ait ... AVM'de faaliyet gösteren ... isimli kişinin iş yerini 22.12.2009 tarihinde açtığı, kiralama öncesi işlemler için davacının AVM'de ve davalıya ait iş yerinde çalıştığı anlaşılmakla, Vergi Dairesi kayıtlarına göre AVM'de ilk iş yerini açan ...'ün iş yerini açtığı tarih olan 22.12.2009 tarihi itibariyle davacının iş yerinde çalıştığının belirgin olduğu, Vergi Dairesi kayıtlarına göre ... AVM'de iş yeri bulunan diğer kişilerin iş yerlerinin açılış tarihlerinin 22.12.2009 tarihinden sonra olduğu, bu durumda 22.12.2009 tarihi öncesine ilişkin davacının çalışmaya başladığının tarih noktasında net ve kesin tespit yapılamadığı, davacının 01.07.2009 tarihinde çalışmaya başladığı iddiasını ispata elverişli somut ve hiç bir duraksamaya yer vermeyecek deliller olmadığı anlaşıldığından, davacının 22.12.2009 tarihinde çalışmaya başladığı kabul edildiği çalışma bitiş tarihi yönünden; Yargıtay bozma kararı sonrası dinlenen kamu tanık beyanlarına göre davacının tahliye sürecinde çalışmaya devam ettiği, ... Belediye Başkanlığı Zabıta Müdürlüğü yazı cevabı ve Vergi Dairesi kayıtlarına göre kamu tanıklarının bir çoğunun iş yerlerini davacının iddia ettiği 01.03.2011 tarihinden sonra terk ve tahliye ettiği, dinlenen bu kamu tanıklarının beyanlarına göre bu tahliye sürecinde davacının çalışmaya devam ettiği, diğer yandan AVM mühürleme işlemi sonrası iş yerlerinin tahliyesi sürecinde davacının bir takım hizmetlerini sürdürdüğünün anlaşılması karşısında, davacının iddia ettiği üzere 01.03.2011 tarihine kadar davalıya ait ... AVM'de çalıştığının kabulünün gerektiği ve davacının davalı şirkete ait AVM'de davalı şirketin işçisi olarak 22.12.2009-01.03.2011 tarihleri arasında sürekli ve kesintisiz olarak çalıştığı değerlendirilerek; davanın kısmen kabulü ile davacının, davalı işyerinde 22.12.2009-01.03.2011 tarihleri arasında kesintisiz ve sürekli çalıştığının tespitine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı şirket vekili; usuli kazanılmış hakların dikkate alınması gerektiğini belirterek kararı temyiz etmiştir. Davalı Kurum vekili; 5 yıllık hak düşürücü sürenin geçmiş olduğunu ve bozma gereklerinin yerine getirilmediğini belirterek kararı temyiz etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davacının 2009-2011 yılları arasında davalı şirkette çalıştığının tespiti istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 506 sayılı Kanun'un 79 uncu maddesinin 10 uncu fıkrası ve 5510 sayıl Kanunun 86 ncı maddesinin 9 uncu fıkrası 3. Değerlendirme 1.Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalılar vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, 10.07.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.