Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/6288 E. 2024/13307 K. – Sigorta Başlan
Konu: Sigorta Başlangıcının Tespiti
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/6288
- Karar No
- 2024/13307
- Karar Tarihi
- Konu
- Sigorta Başlangıcının Tespiti
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/2739 E., 2024/591 K. KARAR : Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 2. İş Mahkemesi SAYISI : 2019/256 E., 2021/162 K. Taraflar arasındaki sigorta başlangıcının tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde, davacının davalı ...'in yanında 01.11.1990 tarihinde işçi olarak işe girdiğini, 4-5 ay burada eksiksiz görev yaptığını, 07.11.1990 tarih ve 1005926 tasdik nolu ilk işe giriş bildirgesi ile 20.201.573 SSK sicil numarası verildiğini ve bu SSK sicil numarası ile daha sonraki günlerde de hizmetlerinin olduğunu, işe girmesine ve bildirge verilmesine rağmen prim ödenmediğinden ilk sigortalı başlangıç tarihinin 01.11.1990 olarak değil de 1994 yılı olarak göründüğünü, sigorta primlerini yatırmakla görevli olanın işveren olması, primlerin yatırılıp yatılmadığını denetlemekle görevli olanın da SGM olması sebebiyle bu davayı açtığını belirtmiş, ilk sigortalı başlangıç tarihinin 01.11.1990 olarak tespitini ve bu şekilde davalı Kuruma tesciline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı SGK vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle usul yönünden yetki itirazında bulunduklarını, hizmet tespiti davalarında davalı işyerlerinin bulunduğu yer mahkemeleri ile davacının kurum kayıtlarının tutulduğu Sosyal Güvenlik Merkezlerinin bulunduğu yer mahkemelerinin yetkili olduğunu, somut uyuşmazlıkta sigortalı olarak çalışmaya başladığı diğer davalının işyeri Gaziosmanpaşa'da olduğundan yargı çevresi açısından somut uyuşmazlığı çözmede Bakırköy İş Mahkemelerinin yetkili olduğunu, davacının çalıştığını ancak çalışmasının kuruma bildirilmediğini iddia ettiği işyerinde tespiti istenen sürede faaliyette bulunup bulunmadığının, işyerinin konumu gözetilmek suretiyle ihtilaf konusu dönemde işçiye ihtiyaç bulunup bulunmadığı gibi hususlar araştırılarak karar verilmesi gerektiğini belirtmiş, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. 2.Davalılardan ...'in 19.07.2018 tarihinde vefat etmiş olması neden ile mirasçıları davaya dahil edildikten sonra mirasçılar adına dahili dava olarak usulüne uygun olarak tebligatlar yapılmış ancak cevap dilekçesi sunulmamıştır. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince incelenen dosya kapsamı ve toplanan delillere göre; davacının 01.11.1990 tarihinde davalı iş yerinde işe başladığına dair işe giriş bildirgesinin hak düşürücü süre dahilinde Kuruma verilmiş olduğu, davalı iş yerinin 01.11.1990 tarihinde kanun kapsamına alındığı, kimlik bilgilerinin davacıya ait olduğu, bu işe giriş bildirgesi ile verilen sigorta sicil numarasının devam ettiği, sigorta sicil numarasının ilk işe giriş bildirgesinin Kuruma verildiği yıla ait serilerden olduğu, davacıya ait sigortalı hizmet cetveline göre işyerinden bildiriminin bulunmadığı, dava konusu döneme ilişkin Kuruma intikal etmiş bordrolarının bulunmadığı, işe giriş bildirgesi üzerinde grafoloji incelemesi yaptırıldığı, imzanın ve fotoğrafın davacıya ait olduğu anlaşılmış olup, SGM işlem dosyaları, iş yeri sicil kaydı, Vergi Dairesi, iş yeri faaliyetine dair kayıtlar, fiili çalışmayı doğrulayan tanık beyanları, işe giriş bildirgesi üzerinde yapılan fotoğraf ve imza incelemesine dair rapor ve imzalı belgeler kapsamında davacının 01.11.1990 tarihi itibari ile davalı iş yerinde fiilen çalıştığı sabit olduğu gerekçesiyle, davanın kabulü ile davacının sigorta başlangıç tarihinin 01.11.1990 olmak üzere 1 gün çalıştığının tespitine, karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı Kurum vekili, işe giriş bildirgesinin verilmesinin yeterli olmayıp, fiili çalışmasının ispatlanması gerektiğini, kayıtlı tanıkların dinlenmesi gerektiğini belirterek Mahkeme kararının kaldırılmasını istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının 01.11.1990 tarihli giriş bildirgesinin Kurum kayıtlarına işlendiği, aynı yılın serilerinden olduğu, (... sicil numaralı ... isimli işyerinden), işyerinin 01.11.1990 tarihinde Kanun kapsamına alındığı, giriş bildirgesi üzerinde yapılan grafolojik incelemede imza ve fotoğrafın davacıya ait olduğunun tespit edildiği, davacının 27.11.1990 tarihinde askere sevk edildiği, dönem bordrosu bulunmadığı, dinlenen tanıkların davacının çalışmalarını doğruladıkları, davacının giriş bildirgesinin verilmesinin çalışmalarına karine teşkil ettiği, Mahkeme kararının yerinde olduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine, karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı Kurum vekili, istinaf dilekçe içeriğini tekrarla kararın temyizen bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, 01.11.1990 tarihinin sigorta başlangıcı olduğunun tespiti istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2.506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunun 2, 9, 79 ve 108 inci maddesi hükümleridir. 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde davalı Kurum vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 18.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.