Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/587 E. 2025/12405 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/587
Karar No
2025/12405
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1417 E., 2023/2284 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Bursa 4. İş Mahkemesi SAYISI : 2022/132 E., 2023/144 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkilleri ... ve ... iş kazası sonucu vefat eden ...'un eşi ve çocuğu olduğunu, ... ... davalı ... İnşaat Ltd. Şti.'nin işçisi olarak inşaat ustası kalıpçı olarak diğer davalı ... Lojistik A.Ş.'nin işyerinde aylık 1.485,00TL maaş ile çalıştığını, davalılar arasında alt işveren üst işveren ilişkisi olduğunu, ... 'ın davalılara ait işyerinde 03.11.2013 tarihinde maruz kaldığı iş kazası sonucu aynı gün hayatını kaybettiğini, ...'ın maruz kaldığı iş kazasının tamamen davalıların kusurundan meydana geldiğini, idareci konumundaki bir kişinin iş makinasını kullanması sebebiyle iş kazasının meydana geldiğini, birden çok kişinin çukurun içinde çalışıyorken aynı çukurda hiçbir güvenlik önlemi almaksızın kepçenin hareket ettirilmesi neticesi ölümlü iş kazasının meydana geldiğini, işyerinde iş sağlığı ve güvenliğinin sağlanması için gerekli her türlü önlemi almak, araç ve gereçleri noksansız bulundurmak işyerinde alınan iş sağlığı ve güvenliği önlemlerine uyulup uyulmadığını denetlemek zorunda olduklarını, davalılardan ... İnşaat Ltd. Şti'nin gerekli önlemleri gerekli önlemleri almadığını, ... Lojistik A.Ş.'de bu tedbirlerin alınıp alınmadığını denetlemek ve aldırmakla yükümlü olduğu halde bu görevini yerine getirmediğini, müvekkil aile davalıların haksız ve hukuksuz davranışları nedeniyle adeta maddi ve manevi olarak yıkılmış/dağılmış durumda olduğunu, davalıların tam kusuru (%100) ile ... 'ın maruz kalıp sonucunda da hayatını kaybettiği iş kazası nedeniyle her bir müvekkil için ayrı ayrı fazlaya ilişkin hakları talep ve dava hakkı saklı kalmak kaydıyla ... için şimdilik 1.000,00TL maddi tazminat ile 100,000,00TL manevi tazminat ... için şimdilik 1.000,00TL maddi tazminat ile 100.000,00TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 03.11.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... sadece maddi tazminattan ve poliçe limitleri dahilinde sorumlu olmak üzere davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsili ile davacılara ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekili 31.07.2015 tarihli ıslah dilekçesiyle maddi tazminat taleplerini eş ... için 124.169,16 TL çocuk ... için 21.851,38 TL olarak artırmıştır. II. CEVAP Davalı ... İnşaat vekili cevap dilekçesinde; olayın meydana gelmesinde müvekkili şirketin ve yetkililerin hiçbir kusuru bulunmadığını, olayın iş güvenliği için gereken güvenlik tedbirlerine davacı tarafından uyulmamasından dolayı meydana geldiğini, davacının ikazlara rağmen de güvenlik tedbirlerine uymadığından, çalışan iş makinası yakınında bulunduğundan dolayı kaza olduğunu, bu nedenle olayın meydana gelmesinde davacının tamamen kusurlu olduğunu, diğer taraftan dava dilekçesinde istenen manevi tazminat miktarının da fahiş olduğunu, toplanan deliller, tutanaklar ve dinlenecek tanık beyanları ile durumun anlaşılacağını, haksız olarak açılmış olan iş bu davanın reddi ile karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; dava konusu olayın müvekkili şirket açısından bir iş kazası olmadığı gibi müvekkili şirketin de herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını, ... ...'un, diğer davalı ... İnşaat Ltd. Şti'nin çalışanı olduğunu, söz konusu şirket ile müvekkili şirket arasında eser sözleşmesi kapsamında ve anahtar teslim esasına göre bîr hukuki ilişki mevcut olup alt işveren-asıl işveren ilişkisinin söz konusu olmadığını, bu nedenle öncelikle dava konusu olayda müvekkili açısından iş kazasından ve asıl işveren alt işveren ilişkisinden doğan bîr sorumluluk mu yoksa Borçlar Kanunu anlamında haksız fiil sorumluluğu mu olduğunun, sorumluluğun müteselsil olup olmadığının tespitinin önem taşıdığını, diğer davalı ... İnş Taah. Ltd. Şti.'ye müvekkili şirket ile ne iş ortağı ne de müvekkili şirketin taşeronu olduğunu, ... İnş. Taah. Ltd. Şti,'nin bir inşaat ve taahhüt şirketi olup, müvekkili şirketin liman inşaatında Doğu Terminali Anroşman, T-Wall ve Saha kaplama ile İskele Dilatasyon Düzenleme İnşaatı İşlerine taahhüt vermiş olup, bu hususta müvekkili şirket ile 24.09.2013 tarihli sözleşmeyi akdettiğini, müvekkili şirketin işyerinde yürüttüğü asıl işi lojistik ve depolama faaliyeti olduğunu, inşaat işinin müvekkili işyerinde yürüttüğü bir faaliyet olmadığı gibi asıl işi de olmadığını, bu nedenle inşaat işini alan diğer davalı ile arasında asıl işverenlik-alt işverenlik ilişkisi söz konusu olmadığını, meydana gelen olayın söz konusu inşaat işinin ifası esnasında ve tümüyle davalı ... İnşaat Ltd. Şti'nin ve çalışanı ...'ın kusuru ile meydana geldiğini, olayda müvekkili şirketin hiçbir kusuru olmadığını, yaşanan olayın müvekkili şirket açısından iş kazası niteliğinde de olmadığını, bu nedenlerle müvekkilinin işbu davada taraf ve husumet ehliyeti bulunmadığını, davanın husumet yönünden reddini talep ettiklerini, müteveffanın işvereni diğer davalı ... inşaat Ltd Şti. açısından kazanın bir iş kazası niteliğinde olduğunu, ancak müvekkili açısından böyle olmadığından müvekkil şirket ile diğer davalı şirket arasında müteselsil sorumluluk bulunmamakla müvekkili şirket hakkındaki davanın tefrik edilerek görevli Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesini talep ettiğini, dava konusu kazanın tümüyle diğer davalı ... inşaat Ltd. Şti. ile onun çalışanı kazada iş makinasını kullanan ...'ın ve müteveffanın müşterek kusurları ile meydana geldiğini, normalde ... inşaat Ltd. Şti. 'nin dava konusu kazadaki kepçeyi kullanan operatörü farklı bir çalışanı olmasına karşın Pazar günü çalışma yapılması ve bu operatörün hafta tatili izinde olması nedeniyle kaza anında iş makinası operatörlük belgesi olan ancak asıl işi operatörlük olmayan kalıp işçisi ... kullanıp ve kazanın oluşumuna sebebiyet verdiğini, diğer davalı ... İnşaat Ltd. Şti. gerek sözleşme gerekse yasal mevzuat gereği taahhüdü altındaki işle her türlü işçi sağlığı ve iş güvenliği kararlarını tam ve doğru bir şekilde uygulamakla ve gerekli tedbirleri almakla yükümlü iken bu kurallara uygun davranmamış ve kazanın oluşumuna sebebiyet verdiğini, ayrıca ... ...'un olayda makinanın çalışma sahasına girmemesi gerektiğini bilmesine ve bilebilecek yeterlilikte ve mesleki kalifiyede olmasına karşın çalışma sahasına girdiğini, müvekkili şirketin olayda bir kusuru bulunmadığını, davacının, müvekkilinin gerekli denetim ve kontrolleri yapmadığı iddiasının gerçeğe aykırı olduğunu, müvekkilinin işi ve işyeri ile ilgili olarak iş güvenliği mevzuatından doğan her türlü iş güvenliği kurallarını eksiksiz uyguladığını, yine diğer davalı ... inşaat Ltd. Şti. ile müvekkili arasındaki 24.09.2013 tarihli Doğu Terminali Anroşman, T-Wall ve Saha Kaplama ile İskele Dîlatasyon Düzenleme İnşaat İşleri Sözleşmesi incelendiğinde sözleşmenin Borçlar Hukuku anlamında bir eser sözleşmesi olduğu ve anahtar teslim esasına göre yapıldığının anlaşılacağını, bu nedenle müvekkili şirketin alt işverenlikten kaynaklı müteselsil bir sorumluluğunun da bulunmadığını, davanın usule ve esasa ilişkin itirazları yönünden reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında, Davanın kısmen kabulü ile 11.02.2023 tarihli ek bilirkişi raporu değerlendirilmekle; Davacı ... yönünden, 1-) Davacının 154.714,03 TL maddi tazminat alacağı olduğu anlaşılmakla; taleple bağlılık ilkesi gereğince 124.169,16 TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 03.11.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz oranı ile birlikte davalı ... İnşaat Taahhüt San. Tic. Ltd. Şti.'den alınarak davacıya ödenmesine, 2-) 90.000,00 TL manevi tazminatın kısmen kabulü ile kaza tarihi olan 03.11.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz oranı ile birlikte, davalı ... İnşaat Taahhüt San. Tic. Ltd. Şti.'den alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, Davacı ... yönünden, 3-) Maddi tazminat talebinin reddine, 4-) 35.000,00-TL manevi tazminatın kısmen kabulü ile kaza tarihi olan 03.11.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz oranı ile birlikte, davalı ... San.Tic.Ltd.Şti.'den alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, 5-) Davalı .... Taş. ve Tic. A.Ş. yönünden pasif husumet yokluğu nedeniyle maddi manevi tazminat taleplerinin ayrı ayrı reddine, 6-) Davalı ... yönünden işe ZMSS kapsamında sorumlu olmadığından maddi tazminat talebinin reddine, -Fazlaya ilişkin hakların saklı tutulmasına," karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili ile davalı ... İnş. Ltd. Şti. vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. Davacılar vekili temyiz dilekçesinde, davalılardan ... Loj.A.Ş.'nin asıl işveren olduğu ve sorumluluğunun bulunduğunu, dava sırasında ... Ltd. Şti.'nin yaptığı ödemenin yüzde olarak hesaplanmasının hatalı olduğunu, davacı ... yönünden dava açıldığı tarihte haklı olduğu ve dava sırasında yapılan ödeme nedeniyle bu davacı yönünden talebin reddolması sebebiyle davacı aleyhine vekalet ücretine hükmolunmasının hatalı olduğu,manevi tazminat tutarlarının düşük olduğunu belirterek kararı temyiz etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir. A)Davacılar vekilinin davacılar yararına hükmedilen manevi tazminat alacaklarına ilişkin temyiz istemi yönünden; Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen her bir miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. Dosya içeriğine göre davacılar yönünden reddedilen her bir manevi tazminat miktarının ayrı ayrı Bölge Adliye Mahkemesi karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 238.730 TL’nin altında kaldığı anlaşıldığından davacılar vekilinin temyiz itirazının miktardan reddine karar verilmiştir.

B)Davacılar vekilinin davacılar yararına hükmedilen maddi tazminat alacaklarına ilişkin temyiz istemi yönünden; Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, davacılar vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışındaki sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Davacılar tarafından işbu davanın 27.12.2013 tarihinde açıldığı,her bir davacı için maddi tazminat taleplerinin 31.07.2015 tarihli ıslah dilekçesi ile artırıldığı öte yandan davalılardan ... İnş.Ltd.Şti. tarafından 10.06.2016 tarihinde davacı ... için 122.352,37 TL ödeme yapıldığı, Mahkemece hükme esas alınan 13.01.2023 tarihli hesap raporuna göre davacı ...'in maddi zararının bu ödeme ile tamamının karşılandığı, ödeme nedeniyle bu davacı hakkında dava konusuz kalacağından maddi tazminat talebi için karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekirken maddi tazminat talebinin reddi ile aleyhine vekalet ücretine hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nu 370. maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca kararın düzeltilerek onanması gerekir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle, 1.Davacılar vekilinin davacılar yararına hükmedilen manevi tazminat tutarlarına yönelik temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE,

2. Davacılar vekilinin davacılar yararına hükmedilen maddi tazminat alacağına yönelik temyiz dilekçesi yönünden; İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, A. İlk Derece Mahkemesinin 02.05.2023 tarihli ek kararının (3) no.lu bendinin silinerek yerine "...maddi tazminat talebinin konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına" ibaresinin yazılması ile ile (9) no.lu bendinin silinmesine, kararın bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Peşin yatırılan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,24.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2024/587, K. 2025/12405, T. 24.09.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2024-587-e-2025-12405-k-c2d239c97b8c