Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/5813 E. 2024/10386 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/5813
Karar No
2024/10386
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/584 E., 2024/159 K. KARAR : Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Erzincan 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi SAYISI : 2020/151 E., 2022/690 K. Taraflar arasındaki iş kazası olmadığının ve sürekli iş göremezlik oranının tespiti davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı işyeri sigortalısı ...'ün 20.09.2013 tarihinde geçirdiği kaza sonucu %100 oranında iş gücünü kaybettiği kabul edilerek kendisine sürekli iş göremezlik geliri bağlandığı, hazırlanan raporda olayın iş kazası olduğu belirtilmiş ise de kazanın meydana geldiği saatte davalının mola zamanında olduğu, kazanın meydana geldiği yerde davalının hiçbir işi bulunmamasına rağmen ve yetkililerden habersiz olarak o yere çıkarak kazanın meydana gelmesine sebep olduğu, Erzincan 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2014/462 Esas sayılı dosyasında alınan ATK raporunda davalının maluliyetinin %78 oranında bulunduğu ve iyileşmesinin 9 ay süreceğinin belirtildiği iddiasıyla SGK Başkanlığı'nın 18.01.2016 tarih ve 402162/02/İR/02 sayılı inceleme teftiş raporuna itiraz ile olayın iş kazası olmadığının tespitine, terditli olarak davalının maluliyet oranına itiraz ile davalının maluliyet oranının yeniden tespit edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II.CEVAP 1.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle davanın husumet yokluğu nedeni ile reddine karar verilmesi gerektiği, davanın konusunun diğer davalı SGK'nin tek taraflı işleminin güncellenmesine ilişkin olduğu ve davalıya husumet yöneltilemeyeceği, davacının iş kazası olmadığının tespitine yönelik talebinde hukuki menfaati olmadığı, derdestlik nedeni ile davanın reddi gerektiği, davalının %100 malul olup hiçbir işte çalışmasının mümkün olmadığı savunmasıyla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. 2.Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; müfettiş raporlarında, olay yeri inceleme tutanağında ve bilirkişi raporlarında olayın iş kazası olduğunun açıkça ortaya konulduğu, ...'ün 20.09.2013 tarihinde makinelerin bakımını yaptığı sırada düşerek yaralandığı, olayın 5510 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesi kapsamında iş kazası olduğunun tespit edildiği, bu tespitlere istinaden sigortalıya sürekli iş göremezlik geliri bağlandığı, bu davanın açılmasına hukuki bir yarar olmadığı savunmasıyla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III.İLK DERECE MAHKEME KARARI İlk Derece Mahkemesi tarafından yukarında tarih ve sayısı belirtilen karar ile MKGK oranının %100 olduğu, önceki MKGK oranında bir değişikliğin olmadığı, yardıma muhtaç olmadığı, kontrol muayenesi gerekmediği, itiraz üzerine Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulundan rapor aldırıldığı, 03.10.2022 tarihli raporda davalı sigortalının MKGK oranının %100 olduğu, yardıma muhtaç olmadığı, kontrol muayenesi gerekmediğine ilişkin rapor düzenlendiği, rapor taraflara tebliğ edildiği, taraflara verilen yasal süre içerisinde taraf vekillerince rapora karşı herhangi bir itirazda bulunulmadığı, Mahkemenin 2014/462 Esas sayılı dosyasında geçici iş göremezlik süresinin ve maluliyetin tespiti için Adli Tıp Kurumu İkinci Üst Kurulundan alınan 06.03.2018 tarihli raporda, davalı ...'ün % 78 oranında meslekten kazanma gücünü kaybetmiş sayılacağının tespit edildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabul, kısmen reddi ile davalı ...'ün 20.09.2013 tarihinde geçirdiği iş kazası nedeni ile meslekten kazanma gücünü %78 oranında kaybetmiş olduğunun tespitine, davacının olayın iş kazası olmadığının tespitine yönelik talebinin reddine karar verilmiştir. IV.İSTİNAF A.İstinaf Sebepleri Davalı Kurum vekili istinaf dilekçesinde özetle; Sosyal Güvenlik Kurumu Ankara Kocatepe Sağlık Sosyal Güvenlik Merkez Müdürlüğü’nün ve Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulunun güncel raporlarını dikkate almadan ...’ün %78 oranında meslekten kazanma gücünü kaybetmiş olduğunun tespitine karar verilmesinin doğru olmadığı, gerekçeli kararda Sosyal Güvenlik Kurumu Ankara Kocatepe Sağlık Sosyal Güvenlik Merkez Müdürlüğü ve Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulu raporlarının neden hükme esas alınmadığı, neden yalnızca 06.03.2018 Adlı Tıp Kurumu İkinci Üst Kurulu raporunun esas alınarak hüküm tesis edildiğinin açıklanmadığı iddiasıyla İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. B.Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı Harunun davacıya ait iş yerinde 20.09.2013 tarihinde uğradığı kaza olayının 5510 sayılı Kanunun 13 üncü maddesi uyarınca iş kazası olduğuna dair SGK tespitinin yerinde olması, 5510 sayılı Kanunun 95 inci maddesi ile Sosyal Sigortalar Yönetmeliği'nin 55 ve 56 ncı maddelerinde öngörülen prosedür hatalı işletilerek, önce davalının açtığı tazminat davasında Adli Tıp 2. Üst Kurulun itiraz konusu edilen %78 oranına göre maluliyet tespit edilmiş ise de, sonrasında SGK Kocatepe Sosyal Güvenlik merkezi ve Yüksek Sağlık Kurulunda tespit edilen orana ve Adli Tıp 2. Üst Kurulunca önceden tespit edilen orana davalı kazazedenin bir itirazının bulunmaması, davalı kazazedenin itirazı olmadığından %78 orana ilişkin davacı yararına usulü kazanılmış hak ilkesinin gözetilmesinin gerekmesi ve usul ekonomisi ilkesi dikkate alındığında yeniden Adli Tıp silsilesinin başlatılmasının yargılamanın çabukluk ve makul sürede sona erdirilmesi ilkesine de uygun düşmeyeceği dikkate alındığında %78 oranında maluliyet tespitinin yerinde olması gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V.TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı Kurum vekili istinaf sebepleri doğrultusunda temyiz isteminde bulunmuştur. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davalının yaralanmasına neden olan olayın iş kazası olmadığının ve sürekli iş göremezlik oranının tespitine ilişkindir. 1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla davalı Kurum vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 05.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2024/5813, K. 2024/10386, T. 05.11.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2024-5813-e-2024-10386-k-7aaab19c3eb1