Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/5802 E. 2024/9787 K. – Hizmet Tespiti

Konu: Hizmet Tespiti

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/5802
Karar No
2024/9787
Karar Tarihi
Konu
Hizmet Tespiti

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/2058 E., 2023/2442 K. KARAR : Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Karşıyaka 1. İş Mahkemesi SAYISI : 2020/108 E., 2022/289 K. Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalılardan ..., ..., ... ve ... vekilleri ile feri müdahil Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılardan ..., ..., ... ve ... vekilleri ve feri müdahil Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının hizmet akdiyle 35 M 8276 plaka numaralı ticari minibüste 01.01.2006-10.08.2009 arasında kesintisiz çalışmasına rağmen SGK primlerinin yatırılmadığını, bu durumun Karşıyaka 1. İş Mahkemesi 04.03.2015 tarihli 2014/163 E 2015/61 K sayılı kararı ile sabit olduğunu, davacının işverenine sigortasının yatırılmadığını söylediğini bunun üzerine beğenmiyorsan çalışmazsın denilerek iş akdinin davalı tarafından nedensiz ve keyfi bir şekilde sona erdirildiğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davacının 01.01.2006-10.08.2009 arasında ...'a (yasal mirasçılarına) ait olan 35 M 8276 plakalı ticari minibüste çalıştığının, sigortalılık ve hizmet süresinin tespitini talep etmiştir. II. CEVAP 1. Davalı işveren mirasçılarından ..., ..., ... ve ... vekili cevap dilekçesinde; 5 yıllık hak düşürücü sürenin aşıldığını, davanın öncelikle hak düşürücü süre yönünden reddinin gerektiğini, davacının çalışma süresinin sigortalı gösterildiği dönemle sınırlı olduğunu, davanın esastan reddini, davanın müvekkillerine değil ... ... mirasçılarına açıldığını belirterek davanın reddini istemiştir. 2. Feri müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde; davacının bilgileri Kurum kayıtları üzerinde incelendiğinde dava ettiği dönemler içinde davalı işveren tarafından 25.03.2009- 10.08.2009 tarihlerinde Kuruma bildiriminin yapıldığı, dava edilen dönemler içerisinde başka çalışmasına rastlanılmadığını, davacının talebinin ilk önce hak düşürücü 5 yıllık süre nedeni ile reddi gerektiği, davalının hayatta olmadığını, ölü kişiye dava açıldığını, davalının mirasçılarının davalı sıfatı ile gösterilmediğini, davanın HMK usulüne uygun olarak açılmadığını, deliller arasında hiçbir yazılı ve resmi delile dayanmadığını, sadece tanık delili ile çalışma iddiasını ispat etmek istediğini belirterek davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulü ile ... TC Kimlik Nolu ... ss numaralı davacı ...’nün, ... Sok. No.29/ ... adresinde bulunan ... sicil numaralı davalılar murisi ...’a ait dolmuş ile yolcu taşımacılığı işi işyerinde hizmet akdine istinaden asgari ücret ile 01.01.2006-10.08.2009 tarihleri arasında 1300 gün çalıştığı, 01.01.2006 - 24.03.2009 tarihleri arasında 1163 günlük çalışmasının davalı SGK’ya bildirilmediğin tespiti ile 25.03.2009 - 10.08.2009 tarihleri arasındaki 137 günlük çalışmasının davalı SGK’ya bildirildiğinden bu talebinin yerinde olmadığının tespitine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... mirasçılarından ..., ..., ... ... ve ... vekilleri ile feri müdahil Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuşlardır. B. İstinaf Sebepleri 1. Davalı ... mirasçılarından ..., ..., ... ... ve ... vekilleri istinaf dilekçesinde; hak düşürücü süre itirazında bulunduklarını, davacının iddiasını ispat edemediğini, iddiasını sadece sonuçlanan önceki alacak davasına dayandığını, alacak davasının ayrıcalıklı özel bir incelemeyi gerektiren hizmet tespitine ilişkin olmadığından bu dava için kesin hüküm gücünde olmadığını, davacının sigortaya bildirilen süre kadar çalıştığını, gösterilmediği arada çalışmadığını, gelmediği günlerde her araçta olduğu üzere yedek şoför çalıştığını, bildirdiği tanıkların dinlenmediğini, tahkikatın bu yönden eksik olduğunu, 23.03.2021 tarihli dilekçelerinde gider avansının yatırılmamasının HMK. 94/3 ve 114 üncü maddelerine göre dava şartlarından olduğundan, süresinde yerine getirilmediği için davanın, dava şartı yokluğu nedeniyle reddi gerektiğini ileri sürmüştür. 2. Feri müdahil vekili istinaf dilekçesinde; hak düşürücü süre itirazında bulunduklarını, davacının davalıya ait iş yerinde çalıştığı hususunda bir ihtilaf bulunmadığını, davacının yeterli delil göstermediğini, resmi delillerin aksine yeterli delil göstermeyen davacı için dinlenen tanıkların davacının iddiasının kabulüne yetecek şekilde açıklamalar yapmadığını, eksik inceleme yapıldığını, hükme esas alınan 20.12.2021 tarihli bilirkişi raporunun terditli olarak hukuka aykırı şekilde görüş bildirildiğini, bu hali ile denetime açık şekilde ve hükme esas almaya elverişli olarak düzenlenmediğini, rapora karşı itirazlarının değerlendirilmediğini, bu tür davaların kamu düzenini ilgilendirmesi sebebi ile özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi gerektiğini, itirazlarında yer alan tespitler bakımından bilirkişi raporlarının hükme esas alınacak nitelik ve özelliklere haiz olmadığını, gerekli özenin gösterilmeksizin eksik inceleme ile oluşturulduğu yönünde itirazlarının dinlenmediğini ileri sürmüştür. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Karşıyaka 1. İş Mahkemesinin 19.12.2022 tarih, 2020/108 Esas ve 2022/289 Karar sayılı kararına yönelik davalı ... mirasçıları ..., ..., ... ve ... vekili ile fer'i müdahil SGK Başkanlığı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... mirasçılarından ..., ..., ... ve ... vekili ve feri müdahil Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuşlardır. B. Temyiz Sebepleri Feri müdahil Kurum vekili; davacının sigortalı çalışmalarını Kuruma bildirmediğini, Kurum işlemlerinin usule ve yasaya uygun olduğunu, hizmet tespiti davalarının kamu düzenini ilgilendirdiğini, buna göre araştırma yapılması gerektiğini, tanık beyanlarının çelişkili olduğunu belirterek eksik incelemeye dayalı kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davacının 01.01.2006-10.08.2009 tarihleri arasında davalılar mirasçısı ...'a ait minibüs işyerinde geçen çalışmalarına ilişkin hizmet tespiti istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. Hizmet tespitine ilişkin talebin yasal dayanağı 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun geçiş hükümlerini içeren geçici 7 nci maddesi gereğince 506 sayılı Kanun'un 79/10 uncu ve 5510 sayılı Kanun'un 86/9 uncu maddeleri olup Anayasal haklar arasında yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi gözetildiğinde, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin bu tür davalar kamu düzeni ile ilgili olduğundan özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmeleri zorunludur. Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip gerek görüldüğünde kendiliğinden araştırma yapılarak delil toplanabileceği açıktır. 2. Öte yandan 506 sayılı Kanun'un 79/10 uncu maddesi hükmüne göre; Kuruma bildirilmeyen hizmetlerin sigortalı hizmet olarak değerlendirilmesine ilişkin davanın, tespiti istenen hizmetin geçtiği yılın sonundan başlayarak 5 yıl içinde açılması gerekir. Bu yönde, anılan madde hükmünde yer alan hak düşürücü süre; yönetmelikle tespit edilen belgeleri işveren tarafından verilmeyen veya çalışmaları Kurumca tespit edilemeyen sigortalılar için geçerlidir. Bir başka anlatımla; sigortalıya ilişkin olarak işe giriş bildirgesi, dönem bordrosu gibi yönetmelikte belirtilen belgelerin Kuruma verilmesi ya da çalışmaların Kurumca tespit edilmesi halinde; Kurumca öğrenilen ve sonrasında kesintisiz biçimde devam eden çalışmalar bakımından hak düşürücü sürenin geçtiğinden söz edilemez. Ne var ki; sigortalının Kuruma bildiriminin işe giriş tarihinden sonra yapılması, bir başka ifade ile sigortalının hizmet süresinin başlangıçtaki bir bölümünün Kuruma bildirilmeyerek sonrasının bildirilmesi ve Kuruma bildirimin yapıldığı tarihten önceki çalışmaların, bildirgelerin verildiği tarihide kapsar biçimde kesintisiz devam etmiş olması halinde, Kuruma bildirilmeyen çalışma süresi yönünden hak düşürücü sürenin hesaplanmasında; bildirim dışı tutulan sürenin sonu değil, kesintisiz olarak geçen çalışmaların sona erdiği yılın sonu başlangıç alınmalıdır. 3. Değerlendirme 1- İnceleme konusu eldeki davada, davacı 01.01.2006 - 10.08.2009 tarihleri arasında çalıştığının tespitini istemiş; Mahkemece davanın kısmen kabulü ile yazılı şekilde karar verilmiş ise de, hüküm eksik inceleme ve hatalı değerlendirmeye dayalıdır. 2- Somut olayda davalı işveren tarafından davacı adına 25.03.2009 tarihli işe giriş bildirgesi verilerek 10.08.2009 tarihine kadar hizmet bildirimi yapıldığı, 01.01.2006 - 24.03.2009 tarihleri arasındaki ihtilaflı çalışma döneminin bildirim öncesi dönem olduğu anlaşılmıştır. 3- Bu kapsamda Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 24.04.2024 tarih ve 2023/10-1064 Esas, 2024/196 Karar sayılı ilamı da gözetildiğinde; davalı işveren tarafından 25.03.2009 - 10.08.2009 tarihleri arasında hizmet bildirimi yapıldığı, uyuşmazlık konusunu oluşturan 01.01.2006 - 24.03.2009 tarihleri arasındaki çalışma dönemine ilişkin bildirim yapılmadığı dikkate alındığında bildirim öncesi çalışma süresi bakımından hizmetin sona erdiği 10.08.2009 tarihini izleyen yılın sonundan itibaren 5 yıl içinde dava açılması gerektiği, anılan sürenin hak düşürücü süre olduğu, resen gözetilmesi gereken hak düşürücü süre yönünden usuli kazanılmış haktan söz edilemeyeceği, buna göre eldeki davanın 24.07.2015 tarihinde açıldığı dikkate alındığında uyuşmazlık konusu 01.01.2006 - 24.03.2009 tarihleri arasındaki bildirim öncesi çalışma dönemi yönünden hak düşürücü sürenin geçtiği belirgin olup, davanın reddine karar verilmesi gerekirken, kabulüne karar verilmesi isabetsiz olmuştur. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle, 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Temyiz harcının istek halinde ilgililere iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 09.10.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2024/5802, K. 2024/9787, T. 09.10.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2024-5802-e-2024-9787-k-040b15dc2910