Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/5672 E. 2024/6320 K. – Bağ-Kur Sigorta

Konu: Bağ-Kur Sigortalılık Tespiti

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/5672
Karar No
2024/6320
Karar Tarihi
Konu
Bağ-Kur Sigortalılık Tespiti

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/34 E., 2024/259 K. KARAR : Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 9. İş Mahkemesi SAYISI : 2021/60 E., 2021/203 K. Taraflar arasındaki Bağ-Kur sigortalılık tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili, davacının 31.07.1998-21.10.2002 tarihleri arasında 1479 sayılı Kanun kapsamında Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespitine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle: davanın reddini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince; davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; vergi ve oda kayıtları gereğince davanın kabulünün gerektiğini beyanla İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "Geçici 18. maddenin yürürlüğe girdiği 02.08.2003 gününe kadar (bu tarih hariç) 1479 sayılı Kanun kapsamında Kurum işlemiyle tescil işlemi gerçekleşmediği gibi bu tarihe kadar Kuruma yönelik tescil başvurusu veya prim ödeme olgusu da bulunmayan davacının, söz konusu Geçici 18. madde hükmü karşısında, 04.10.2000 tarihi öncesine yönelik sigortalılık süresinin tespitine yönelik isteminin kabulüne olanak bulunmadığı konusundaki hukuksal gerçeğin; Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 12.04.2017 tarih ve 2017/10-955 E., 2017/722 K. sayılı kararındaki; "... Geçici 18. maddede öngörülen ve 04.10.2000 tarihi öncesi döneme ait vergi kaydı bulunan dönemler için borçlanma imkanı sağlayan hükmünden yararlanmak için, maddede belirtilen süre içinde Kuruma müracaatı veya borçlanma iradesini ortaya koyacak şekilde herhangi bir prim ödemesi bulunmadığından, süresinde borçlanma talebinde bulunmayan davacının geriye dönük olarak vergiye kayıtlı olduğu süreleri borçlanması ve buna dayalı olarak sigortalılığının tespitine yasal olanak bulunmamaktadır...." irdelemeyle de ortaya konulmuş bulunduğu gözetilerek; istinaf kanun yoluna başvuran davacı vekilinin dilekçesinde yer verilen itirazların, sıralanan gerekçeler karşısında yerinde olmadığı, kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, başvurunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki hüküm fıkrası oluşturulmuştur." gerekçesiyle istinaf isteminin reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar etmekle birlikte, Anayasa hükümlerinin dikkate alınması gerektiğini, emsal yargı kararları olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, Bağ-Kur sigortalılık tespiti istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 1479 sayılı Kanun'un Geçici 18 inci maddesi, 5510 sayılı Kanun'un Geçici 8 inci maddesi. 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 05.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2024/5672, K. 2024/6320, T. 05.06.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2024-5672-e-2024-6320-k-88676e5e0d2d