Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/5423 E. 2024/5200 K.

Konu: Prime Esas Kazanç Tespiti

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/5423
Karar No
2024/5200
Karar Tarihi
Konu
Prime Esas Kazanç Tespiti

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/2546 E., 2024/424 K. KARAR : Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 21. İş Mahkemesi SAYISI : 2019/400 E., 2021/248 K. Taraflar arasındaki prime esas kazanç tespiti davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacı vekili ile davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı Kurum vekili tarafından ayrı ayrı temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının davalı işyerinde 02.12.2014 - 05.12.2016 tarihleri arasında usta makastar olarak çalıştığı ancak primlerinin eksik ödendiği, 02.12.2014 - 06.07.2015 tarihleri arasında net 2.250,00 TL, 06.07.2015 - 05.12.2016 tarihleri arasında net 2.500,00 TL ücretle çalıştığı, 200,00 TL de yemek ücreti verildiği ancak davacının sigorta bildirimlerinin asgari ücret üzerinden yapıldığı iddiasıyla davacının 02.12.2014 - 05.12.2016 tarihleri arasındaki gerçek ücreti üzerinden prime esas kazanç tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II.CEVAP 1.Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; Kurum kayıtlarının esas olduğu, davacının çalışma ve gerçek ücret iddiasını somut ve yazılı delillerle ispatlaması gerektiği, Kurum’un davanın açılmasına sebebiyet vermediği avunmasıyla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. 2.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının davalı işyerinde 02.12.2014 - 05.12.2018 tarihleri arasında çalıştığı, SGK kaydında maaşının az bildirildiği ve gerçekte daha yüksek maaş aldığı iddialarının doğru olmadığı, davacının imzalı maaş bordrolarının mevcut olduğu, maaşının daha fazla olduğuna dair iddiaların gerçeği yansıtmadığı savunmasıyla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III.İLK DERECE MAHKEME KARARI İlk Derece Mahkemesi tarafından; tüm dosya kapsamında toplanan delillerin tetkikinde davacı tarafça 2016 yılının Ağustos ayı haricinde ücreti ispata yarar yazılı delil yahut yazılı delil başlangıcı niteliğinde belge sunulmadığı anlaşılmakla, her ne kadar davacı taraf bu hususta tanık dinletmiş istemiş ise de tanık ile ispatı mümkün olmayan hususlar tanık dinletme talebininde reddine karar verilerek ispatlanamayan davanın kısmen kabulü, kısmen reddi gerektiği kanısına varıldığı, yalnızca 2016 yılının Ağustos ayı için davalı şirketin muhasebecisi olduğu anlaşılan ... Kurşun tarafından 9 günlük maaş açıklaması ile yatırılan 595,00 TL dikkate alınarak bu aydaki günlük brüt ücreti resen hesaplandığı ve günlük brüt 92,47 TL bulunarak bu dönem açısından kabul yönünde hüküm kurulduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine davacının davalı şirkete ait 114528 sicil numaralı işyerinde kuruma bildirilenler dışında 01.08.2016 - 17.08.2016 tarihleri arasında günlük brüt 92,47 TL prime esas kazançla çalıştığının tespitine, davalı şirket tarafından davacının 1 nolu hüküm fıkrasında belirtilen tarih aralığında hizmetlerinin gün olarak tam, prime esas kazanç olarak eksik bildirildiğinin tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. IV.İSTİNAF A.İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ile davalı Kurum vekili istinaf yoluna başvurmuşlardır. B.İstinaf Sebepleri: 1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; bildirmiş oldukları tanıkların dinlenilmeyerek hukuki dinlenilme haklarının ihlal edildiği, dava dilekçesinde yer alan bütün iddiaları kapsar bir şekilde rapor düzenlemesi gereken bilirkişinin hukuki tespitle hakimlik rolü üstlenerek hatalı bir hesaplama yaptığı, İstanbul 28. İş Mahkemesi'nin 2018/528 Esas sayılı dosyasında dinlenilen tanıkların beyanlarının dikkate alınmadığı ve kesimhane şefinin asgari ücretle çalışmasının hayatın olağan akşına aykırı olduğu iddiasıyla İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. 2.Davalı Kurum vekili istinaf dilekçesinde özetle; hak düşürücü sürenin dolduğu, fiili çalışma olgusunun ispatlanamadığı iddiasıyla İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. C.Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile senetle ispat kuralı gereği davacının davalı şirkette geçen hizmet süresine ilişkin olarak Ağustos 2016 dönemi hariç olmak üzere gerçek ücret iddiasını doğrular yazılı belgenin/ yazılı delil başlangıcının dosyada mübrez olmadığı, oranlama yapılmak suretiyle prime esas kazanç tespiti de Yargıtay İçtihatları gereği mümkün olmadığından; davacının Ağustos 2016 dönemi hariç olmak üzere 02.12.2014 ile 05.12.2016 tarihleri arasındaki gerçek ücret iddiasının her türlü şüpheden uzak ve kuşkuya yer bırakmayacak şekilde ispatlanamadığı ve bu nedenle Kurum taban ücretinden az olmamak kaydıyla davacının Kurum'a bildirilen prime esas kazanç tutarlarının esas alınması gerektiği; Ağustos 2016 dönemine ilişkin günlük net 66,11 TL ücretin banka kaydı ile ispatlandığı gerekçesiyle istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. V.TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı Kurum vekili istinaf sebepleri doğrultusunda temyiz isteminde bulunmuştur. C.Gerekçe 1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, prime esas kazançların tespiti davasıdır. 2.İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 331, 370 ve 371 inci maddeleri, 5510 sayılı Sosyal Sigortala ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 80 ve 86 ncı maddeleri ilgili hükümlerdir. 3. Değerlendirme 1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 13.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2024/5423, K. 2024/5200, T. 13.05.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2024-5423-e-2024-5200-k-c2489deeeda6