Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/5270 E. 2024/8582 K. – Hizmet Tespiti
Konu: Hizmet Tespiti
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/5270
- Karar No
- 2024/8582
- Karar Tarihi
- Konu
- Hizmet Tespiti
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/2286 E., 2023/2093 K. KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Düzce 3. İş Mahkemesi SAYISI : 2021/60 E., 2023/51 K. Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının götürü olarak kişi ya da kurumlardan iş alan işverenlerin emir ve talimatı altında, onların nam ve hesabına kısmi sürelerle çalışan bir inşaat işçisi olduğunu, 2010 yılının 7. ayından itibaren boşta olduğu sürelerde davalının aldığı inşaat işlerinde 2013 yılının Aralık ayının sonuna kadar belli aralıklarla çalıştığını ancak, çalışmasının Kuruma bildirilmediğini belirterek hizmetlerinin tespitini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davalının 01.02.2012 öncesi kendi adına bir işyeri bulunmayıp, davacı gibi inşaat işçisi olduğunu, davacının davalı nezdinde çalışması olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir. Fer'i müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının dava konusu edilen 01.07.2010-31.12.2013 tarihleri arası işe başlama ve muhtasar beyannamelerine ilişkin vergi kayıtları ile davalının ticari defter ve faturaları celbedildiği, davalı tarafından sunulan belgeler, vergi kayıtları, ticari defter ve faturalar üzerinde ve davalının davacının çalıştığını iddia ettiği yerlerde iş alıp almadığı hususunda muhasebeci bilirkişiden bilirkişi raporu alındığı, davacı tarafça dosyaya bir kısım fotoğrafların ve davalının el yazısı ile yazıldığını iddia ettiği puantaj kaydına benzer evrakların sunulduğu ,dosyada mevcut yazılı delillerden (davalının da kendi el yazısı ve notları olduğunu kabul ettiği puantaj kaydına benzer evraklar da dahil) davacının 2011 yılında ... Boru ile başlamak üzere davalının iş aldığı işyerlerinde yevmiyeci olarak çalıştığının anlaşıldığı, tanık beyanlarından da, davacının 2011-2012-2013 yıllarında davalının aldığı inşaat işlerinde işin süresine göre yevmiye usulü çalıştığının anlaşıldığı, davacı tanıkları ile bordro-kamu tanıkları dinlendiği, ancak dinlenen tanıkların davacının yevmiye usulü çalıştığını, çalışmasının sürekli olmadığını, ara ara çalıştığını beyan ettikleri, tanıkların davacının çalışma saatleri ile ilgili kesin bilgi sahibi olmadıkları, davacının gün, hafta veya ay bazında ortalama kaç saat çalıştığı konusunda kesin ve net bir beyanlarının olmadığı, davalı ...’a ait ... sicil sayılı iş yerinin 26.02.2014 tarihinde 5510 sayılı Kanun kapsamına alındığı, 01.02.2012 tarihinden itibaren kat (beton) kesme, beton delme ve bina güçlendirme işi nedeniyle vergi kaydının başladığı, davacının, dava konusu yaptığı tarihlerde hizmet cetvelinde çalıştığı görülen işyerlerinin davalıya ait olmadığı, davacının işe başlama, işten ayrılma ve çalışma sürelerine ilişkin somut bir delil elde edilemediği gibi bu konuda somut bir bilgiye de ulaşılamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili, Mahkemece verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, tüm delillerin tanık beyanlarının gerçeği yansıttığını, çalıştığı dönemlerin toplanan tüm delillerin yanı sıra en önemlisi bilirkişi raporunda da tespit edildiğini belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı her ne kadar davalıya ait işyerinde 2010 yılından itibaren çalıştığını iddia etmiş ise de; davalının 2012/3 aya kadar 4/a kapsamında çalıştığı, 2012/2 ayına kadar da vergi kaydının olmadığı, kaldı ki davacının dava edilen dönemde başka iş yerlerinden bildirimlerinin yapılmış olması bir bütün olarak değerlendirildiğinde davacının davalıya ait işyerinde çalıştığının ispat edilemediği, mahkemenin maddi vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili, el yazısıyla tutulan kayıtların tanık beyanlarıyla da doğrulandığını, davacının çalıştığını iddia ettiği yerler tarafından kesilen hizmet faturalarının davalının kayıtlarında bulunduğunu, Mahkeme tarafından tespit edilen bordro tanıklarının beyanları ile de davacının talep edilen dönemde davalının yanında çalıştığının ortaya konulduğunu belirterek temyiz yoluna başvurmuştur. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5510 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesidir. 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden ilgiliden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 16.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.