Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/4730 E. 2024/5067 K. – Hizmet Tespiti

Konu: Hizmet Tespiti

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/4730
Karar No
2024/5067
Karar Tarihi
Konu
Hizmet Tespiti

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/2476 E., 2023/2514 K. KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 8. İş Mahkemesi SAYISI : 2020/242 E., 2023/106 K. Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı ve feri müdahil Kurum vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ve feri müdahil Kurum vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde davacının Güdül Devlet Hastanesinde 14.08.1991 tarihinde işçi olarak çalışmaya başladığını, işe giriş bildirgesinin 26.08.1991 tarihinde düzenlendiğini, davacı müvekkilinin işvereni olan hastanenin 1991 yılı 2 ve 3 üncü dönemine ait 4 aylık sigorta prim bordrosunu vermediğini, davacının işe giriş tarihinden 4 ay sonra 26.12.1995 tarihinde işten çıktığını, prim bordrolarının verilmemesinde kusurun Güdül Devlet Hastanesine ait olduğunu belirterek, davacının davalı nezdindeki 14.08.1991 tarihinden 26.12.1991 tarihi arası hizmetlerinin tespitini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; hastanelerinin ihale makamı olması nedeni ile husumet yokluğundan davanın reddinin gerektiğini, davacının idareden hizmet satın alınan şirketin işçisi olduğunu, davalı olarak olması gerekenin davacının çalıştığı şirketler olması gerektiğini, 506 sayılı Kanun'un 509 uncu maddesinde belirtilen 5 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiğini, Güdül Devlet Hastanesi ile yapılan yazışmada davacıya ait kayda rastlanılmadığını belirterek davanın reddini istemiştir. 2.Fer'i müdahil SGK vekili cevap dilekçesinde; davaya cevap vermemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile yapılan değerlendirmelere göre davacının, Güdül Devlet Hastanesinde 1991 yılı Ağustos ayında temizlik işçisi olarak çalışmaya başladığı, davacıya ait işe giriş bildirgesinin verildiği, bu nedenle hak düşürücü sürenin gerçekleşmediği, bildirgedeki imzanın davacıya ait olduğu, davacının çalışma iddiasının diğer bordro tanıkları tarafından da doğrulandığı anlaşılmakla davanın kabulüne, davacıların murisi ...'ın davalı ... Bakanlığına ait Güdül Devlet Hastanesi iş yerinde 14.08.1991 - 26.12.1991 tarihleri arasında hizmet akdi ile çalıştığının tespitine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1.Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemece verilen kararın usul ve kanuna aykırı olduğunu, hak düşürücüsü süre yönünden davanın reddi gerektiğini, davada davalı olması gerekenin davacının çalıştığı şirketi olduğunu, davanın yalnız ... ve SGK Başkanlığına açılmasının usul ve kanuna aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasını davanın reddini istemiştir. 2.Fer'i müdahil Kurum vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemece verilen kararın hatalı olduğunu, Mahkemece yeterli araştırma ve inceleme yapılmadan eksik inceleme neticesinde hüküm kurulduğunu belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tüm dosya kapsamı, dinlenen tanık beyanları ve bordro tanığı olduğu anlaşılan tanık ...’ün beyanlarından davacıların murisinin hüküm altına alınan şekilde çalışmasının ... olduğu, dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden kanuna aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla istinaf başvurularının esastan reddine verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri temyiz isteminde bulunmuşlardır. B. Temyiz Sebepleri 1.Davalı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf gerekçelerini tekrarlamıştır. 2.Fer'i müdahil SGK vekili temyiz dilekçesinde; istinaf gerekçelerini tekrarlamıştır. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 5510 sayılı Kanun'un 86 ncı madde hükümleridir. 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri tarafından temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 09.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2024/4730, K. 2024/5067, T. 09.05.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2024-4730-e-2024-5067-k-538d4791a96e