Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/460 E. 2024/1402 K. – Sigorta Primine

Konu: Sigorta Primine Esas Kazanç Tespiti

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/460
Karar No
2024/1402
Karar Tarihi
Konu
Sigorta Primine Esas Kazanç Tespiti

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 16. İş Mahkemesi SAYISI : 2022/80 E., 2023/134 K. Taraflar arasındaki sigorta primine esas kazanç tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacı ve davalı Kurum vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı ve davalı Kurum vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkim... tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili davacının jeoloji mühendisi olduğunu, 15.04.2006-20.08.2013 tarihleri arasında davalı şirketin müteahhit olarak iş aldığı birçok baraj şantiyesinde şantiye şefi olarak çalıştığını, görevi gereğince şantiyedeki tüm işleri yürüten genel koordinatörden sonra en sorumlu ve yetkili üst düzey personel olduğu halde ücret bordrolarına gerçek aylık ücretinin hiç yansıtılmayarak, asgari ücretten gösterildiğini, davacının bu nedenle işten ayrıldığını, 1.500 TL net ücretle işe başladığını, her yıl maaşına %15’den az olmamak üzere %20 civarında zam yapılarak, 2007 yılında net 1.700 TL, 2008 yılında net 2.000,00 TL, 2009 yılında net 2.400 TL, 2010 yılında net 2.800 TL, 2011 yılında net 3.300 TL ve 2012 yılında net 4.000,00 TL maaşla çalıştığını, işverenin mali durumunun kötü olduğu gerekçesiyle son yıl maaşına zam yapılmadığını, ayrıca maaşlarının da gecikmeli ödendiğini, ücretin asgari ücret kadarının bordrolarda gösterildiğini, kalanının açıktan ödendiğini, ücretlerin banka aracılığıyla ödenmesi zorunluluğu geldikten sonra Halkbankası .... Şubesinde hesap açıldığını, 2013 yılı Mart-Haziran aylarına ait ücretinin tamamının yatırıldığını, 20.08.2013 tarihinde davacının, ücretlerinin geç olarak ödenmesi nedeniyle iş akdini haklı nedenle feshettiğini, kıdem tazminatı ve diğer işçilik alacaklarının ödenmediğini, bu nedenle Ankara 6. İş Mahkemesinin 2016/1975 Esas 2017/733 Karar sayılı dosyası ile açılan davada en son aylık net 4.000,00 TL olduğunun tespit edildiğini belirterek, davacının davalı şirkete tüm çalıştığı süre içerisinde eksik ödenen sigorta primlerinin tespitini, gerçek ücreti üzerinden tamamlatılmasını talep ve dava etmiştir. II.CEVAP 1.Davalı ... Makina Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde özetle; hak düşürücü süre itirazında bulunduklarını, ücretinin asgari ücret olduğunu, davacı tarafın işçilik alacakları davasında ücretinin asgari ücretten farklı olarak tespit edildiğine dair iddiaları kabul etmediklerini, söz konusu işçilik alacakları davasında da herhangi bir emsal ücret araştırması yapılmadan tamamen tanık beyanları ile karar verildiğini, Ankara 6. İş Mahkemesinin 2016/1975 Esas 2017/733 Karar sayılı dosyasında tespit edilen ücreti kabul etmediklerini beyanla, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. 2.Davalı Kurum vekili cevap dilekçesi ile zamanaşımı, hak düşürücü süre, derdestlik, husumet, görev ve yetki itirazında bulunduklarını, Kurumun yaptığı işlemin doğru olduğunu, herhangi bir eksiklik bulunmadığını belirterek, davanın reddini istemiştir. III.İLK DERECE MAHKEME KARARI Mahkemece yapılan değerlendirmelere göre; banka ödemeleri, ödenen miktarlara ilişkin e-mail yazıları ve davalı şirket 07.06.2013 tarihli yazısı ekindeki şirket yetkilisinin imzası bulunan listeler prime esas kazancın tespitinde esas alınarak, davalı şirket yetkilisinin imzasını içermeyen maaş listeleri ise dikkate alınmadan Kuruma bildirilen SPEK miktarları ile bildirilmesi gereken SPEK miktarlarının mukayesesi sonucunda davacının eksik bildirilen SPEK miktarları hesaplanarak davanın kısmen kabul ve kısmen reddi ile davacının, davalı iş yerindeki prime esas gerçek ücretinin 2012/06 ayında 2.452,88 TL, 2012/07 ayında 2.523,20 TL, 2012/10 ayında 2.397,80 TL, 2013/04 ayında 4.457,14 TL, 2013/05 ayında 4.457,14 TL, 2013/04 ayında 4.457,14 TL eksik bildirildiğin tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. IV.İSTİNAF A.İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı SGK Başkanlığı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. B.İstinaf Sebepleri: 1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemece verilen kararın hukuka aykırı olduğunu, Mahkemece yeterli araştırma ve inceleme yapılmaksızın eksik inceleme sonucunda hüküm kurulduğunu, dosya kapsamında işin başından itibaren uygulamanın eksik bildirim şeklinde olduğu ve devam ettiği açıkça tespit edilebilir durumda olduğu halde, baraj şantiyesinde çalışan ve evraka ulaşımı kısıtlı olan işçiden, her bir ay için ayrı ayrı yazılı delil bulmasının beklenmesinin hakkaniyete aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasını, davanın kabulünü istemiştir. 2.Davalı SGK vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemece verilen kararın usul ve esasa aykırı olduğunu, Kurumca yapılan işlemlerde bir hata bulunmadığını, yasal mevzuata uygun olduğunu, davanın açılmasına Kurumun sebebiyet vermediğini belirterek, kararın kaldırılmasını, davanın tümüyle reddini istemiştir. C.Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile somut olayda, davacının 15.04.2006-20.08.2013 tarihleri arasında davalı iş yerinde çalıştığı, dosyada mevcut banka kayıtları, şirket yetkilisinin imzasını içeren belgeler nazara alınarak Mahkemece davacının eksik prime esas kazancının belirlendiği, reddedilen dönem için ise yazılı belgelerin aksine eşdeğer belgeler sunulamadığından davacının iddiasının ispatlanamadığı, dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. V.TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı SGK Başkanlığı vekili temyiz isteminde bulunmuşlardır. B. Temyiz Sebepleri 1.Davacı vekili; istinaf sebepleri doğrultusunda hükmün temyizen bozulmasını istemiştir. 2.Davalı SGK Başkanlığı vekili; istinaf sebepleri doğrultusunda hükmün temyiz incelemesi sonucu bozulmasını istemiştir. C.Gerekçe 1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, sigorta primine esas kazanç tespiti istemine ilişkindir. 2.İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2.Davanın yasal dayanaklarından olan 5510 sayılı Kanun'un “Prime Esas Kazançlar” başlıklı 80 inci maddesinin 1 inci fıkrasında, sigortalıların prime esas kazançlarının nasıl belirleneceği açıklanmıştır. Diğer taraftan 506 sayılı Kanun'un 79/10 uncu ve 5510 sayılı Kanun'un 86/9 uncu maddelerine dayalı olarak açılan bu tür hizmet tespiti davalarında kesinleşen mahkeme ilamı, işverence Kuruma verilmeyen belgelerin yerine geçecek nitelikte olduğundan hükümde ayrıca 77 nci ve 80 inci maddelere göre hesaplanacak olan 1 günlük ücretin belirtilmesi de gerekmektedir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun; 200 üncü maddesinde, bir hakkın doğumu, düşürülmesi, devri, değiştirilmesi, yenilenmesi, ertelenmesi, ikrarı ve itfası amacıyla yapılan hukuki işlemlerin, yapıldıkları zamanki miktar veya değerleri belirli bir tutarı geçtiği takdirde senetle kanıtlanması gerektiği, bu hukuki işlemlerin miktar veya değeri, ödeme veya borçtan kurtarma (ibra) gibi herhangi bir sebeple belli bir tutardan aşağı düşse bile senetsiz kanıtlanamayacağı bu madde uyarınca senetle kanıtlanması gereken konularda yukarıdaki hükümler hatırlatılarak karşı tarafın açık muvafakati durumunda tanık dinlenebileceği, 202 nci maddesinde de senetle kanıtlanması zorunlu konularda delil başlangıcı varsa tanık dinlenebileceği açıklanarak delil başlangıcının, dava konusunun tamamen kanıtlanmasına yeterli olmamakla birlikte, bunun var olduğunu gösteren ve aleyhine sunulmuş olan tarafça veya temsilcisi tarafından verilen belgeler olduğu belirtilmiştir. Kuruma ödenmesi gereken sigorta primlerinin hesabında gerçek ücretin/kazancın esas alınması gerekmekte olup hizmet tespiti davalarının kamusal niteliği gereği, çalışma olgusu her türlü kanıtla ispatlanabilmesine karşın ücret konusunda aynı genişlikte ispat serbestliği söz konusu değildir ve değinilen maddelerde yazılı sınırları aşan ücret alma iddialarının yazılı delille kanıtlanması zorunluluğu bulunmaktadır. Ücret tutarı maddede belirtilen sınırları aştığı takdirde, tespiti gereken gerçek ücretin; hukuksal geçerliliğe sahip olarak düzenlenmiş bulunmaları kaydıyla, sigortalının imzasını içeren aylık ücreti gösteren para makbuzları, banka kayıtları, ticari defter kayıtları, ücret bordroları gibi belgelerle kanıtlanması olanaklıdır. Yazılı delille ispat sınırının altında kalan miktar için tanık dinlenebileceği gibi, tespiti istenen miktar sınırı aşsa dahi varlığı iddia edilen çalışmanın öncesine ve sonrasına ait yazılı delil başlangıcı sayılabilecek belgeler bulunuyorsa tanık dinlenmesi mümkündür. Nitekim Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 20.10.2010 gün ve 2010/10-480 Esas - 2010/523 Karar, 20.10.2010 gün ve 2010/10-481 Esas - 2010/524 Karar, 20.10.2010 gün ve 2010/10-482 Esas - 2010/525 Karar, 19.10.2011 gün ve 2011/10-608 Esas - 2011/649 Karar, 19.06.2013 gün ve 2012/10-1617 Esas - 2013/850 Karar sayılı ilamlarında da aynı görüş ve yaklaşım benimsenmiştir. 3.Değerlendirme 1.İnceleme konusu eldeki davada, davacı 15.04.2006 –20.08.2013 tarihleri arasındaki prime esas kazançlarının tespitini istemiş, Mahkemece, yapılan yargılama ile hükümde yazılı gerekçelerle, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. 2. Somut olayda, davacının talep konusu dönemde bildirimlerinin asgari ücret üzerinden yapıldığı, davacıya 10.04.2013 ile 17.07.2013 tarihleri arasında bir kısım ödemelerin banka kanalı ile yapıldığı, davacı tarafından Ankara 6. İş Mahkemesinin 2016/1975 Esas sayılı dosyası ile işçilik alacaklarının talep edildiği, davanın kısmen kabulüne karar verildiği, kararın taraflarca temyiz edilmeyerek kesinleştiği anlaşılmıştır. 3- Mahkemece yapılması gereken iş; öncelikle bankaya ödeme yapılan aylarda ücretin tespiti için bu ödemelerin dikkate alınması ile işçilik alacağına ilişkin davanın varlığı ve neticelenip kesinleşmesi karşısında davalı tarafından davacıya, işçilik alacakları davası neticesinde ödeme yapılıp yapılmadığı belirlenerek, yapılmış ise işçilik alacağı dosyasında belirlenen ücretin son aya maledilerek prime esas kazanç olarak tespiti gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. VI. KARAR 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurularının esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, 3. Peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz eden ilgiliye iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 15.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2024/460, K. 2024/1402, T. 15.02.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2024-460-e-2024-1402-k-abf61d6c22d5