Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/4552 E. 2024/5905 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/4552
- Karar No
- 2024/5905
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1535 E., 2024/335 K. KARAR : Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 16. İş Mahkemesi SAYISI : 2019/42 E., 2022/89 K. Taraflar arasındaki Kurum işleminin iptali ile kesilen emekli aylığının yeniden bağlanmasına, ödenmeyen aylıkların yasal faizi ile ödenmesine karar verilmesi istemli davadan dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili, dava dilekçesinde; davalı Kurumun 11.06.2019 tarihli borç bildirim belgesine istinaden sahte sigortalılık sebebiyle iptal edilen hizmetlerinden dolayı yaşlılık aylığının iptal edildiğini ve 52.044,59 TL borç aslı ve 5.586,26 TL faiz tahakkuk ettirildiğini, iptal edilen sigortalılık sonrasında 3.898 prim gününün olduğunu, 3600 prim gün sayısı üzerinden yaşlılık aylığı almaya hak kazandığından iptal işlemleri sonrasında emekliliğinin ve emeklilik aylığının düşürülmesinin hatalı olduğunu, davalı Kuruma 17.06.2019 tarihli itiraz dilekçesi yazılmasına rağmen Kurumdan gelen 03.07.2019 tarihli yazıda itiraz dilekçesi, emekliliği ve emeklilik aylığının iptali ile ilgili bir düzeltme yapılmadığını, davalı Kurumdan gelen cevabi yazıda; iptal edilen günler ve kontrollü iş yerleri hizmet birleştirilmesine dahil edilmediğinden bu günleri düşüldükten sonra mevcut günün 3.537 olduğu tespit edilmiştir denildiğini, ancak 5510 sayılı Kanun'da sahte iş yeri ve kontrollü iş yeri tanımlarının açık bir şekilde yer aldığını, kontrollü iş yeri herhangi bir incelemeye tabi tutulmadan hakkında henüz rapor yazılmayan yasal yükümlülüklerini yerine getiren iş yeri olduğunu, Kurum sistemi tarafından sahte olma potansiyeli yüksek olan iş yerlerine kontrollü iş yeri olarak kodlandığını, ancak yapılacak denetim ve hazırlanacak denetim raporuna göre hizmet birleşmesine dahil edilip edilmeyeceğinin tespit edileceğini, geçmiş çalışma yerleri arasında kontrollü iş yerleri de bulunduğunu, bu iş yerleri ile ilgili kesin tespitler bulunmadığını, fiilen çalışmasına rağmen hizmet dökümünde yer alan kontrollü iş yerlerinin de primlerinden çıkarılarak hizmet süresinin 3.600 prim gününün altında sayılmasının gerek 5510 sayılı Kanun gerekse 2018-6 sayılı Genelgeye aykırı olduğunu beyanla, davacının sigortalılık sürelerinin tespitine ve yaşlılık aylığının tekrar bağlanmasına karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; Kurum işleminin hukuka uygun olduğunu beyanla, davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dinlenen tanıkların beyanları, denetim raporları, araştırma tutanakları ile davanın kabulüne; davalı Kurum... ... SG Merkezinin 21.05.2019 tarihli işlemi ile tesis ettiği, 01.12.2016 tarihinden itibaren 2206654776 tahsis numarasıyla ile aylık alan ....TC Kimlik no.lu davacı ...’in, yaşlılık aylığının durdurulması ve davacıya 01.12.2016-23.06.2019 döneminde ödenen 52.044,59 TL yersiz ödeme kabul edilerek adına borç kaydedilmesine yönelik Kurum işlemlerinin iptali ile emekli aylığının davacıya kesildiği tarihten itibaren yeniden bağlanılmasına karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı Kurum vekili istinaf dilekçesinde; İlk Derece Mahkemesince tanık beyanları esas alınarak sonuca gidildiğini, ancak dinlenilen tanıkların bir kısmının davacı gibi çalışmaları iptal olunan kişiler olduğunu, ...’in sahte olduğu tespit edilen iş yerinin sahibi olduğunu, davacının ...’in iş yerinde geçen çalışmalarının gerçek olduğuna dair dosya kapsamında yeterli delil bulunmadığını, eksik inceleme ile sonuca gidildiğini beyanla İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dinlenen bordro tanıklarının beyanları, denetmen raporu ile işyerinin faal işyeri olduğunun belirlenmiş olması, dosyadaki toplanan deliller ile istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı Kurum vekili; istinaf gerekçeleri ile birebir aynı gerekçelerle kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, Kurum işleminin iptali ile kesilen emekli aylığının yeniden bağlanmasına, ödenmeyen aylıkların yasal faizi ile ödenmesine karar verilmesi istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 5510 sayılı Kanun'un 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 86/9 uncu maddesi hükümleridir. 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı Kurum vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler ve özellikle denetim raporları, tanıkların beyanları ile dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 27.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.