Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/4144 E. 2024/6330 K. – Bağ-Kur Sigorta

Konu: Bağ-Kur Sigortalılık Tespiti

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/4144
Karar No
2024/6330
Karar Tarihi
Konu
Bağ-Kur Sigortalılık Tespiti

MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/961 E., 2024/77 K. KARAR : Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Diyarbakır 4. İş Mahkemesi SAYISI : 2022/154 E., 2023/68 K. Taraflar arasındaki Bağ-Kur sigortalılık tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili, davacının 01.05.1998-16.10.2001 tarihleri arasında 1479 sayılı Kanun kapsamında Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespitine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle: davanın reddini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince; davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili, eksik araştırma ve incelemeye dayalı hüküm kurulduğunu, vergi kayıtları ve tanık beyanları ile davanın ispatlandığını, sigortalılığın zorunlu olduğunu, emsal yargı kararları ışığında davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile " ...Şişli SGK müdürlüğüne yazı yazılan müzekkere cevaplarında davacının 02.08.2003 tarihinden önce 1479 sayılı Kanun kapsamında sigortalı olmaya yönelik başvurusu ve Kurum nezdinde talep edilen dönemler yönünden tescilinin bulunmadığı, Kurum tarafından dava konusu dönemde sigortalı kabul edilmesine ilişkin başvurusunun Kurumun 01.06.2022 tarihli ve 46495027 sayılı yazısı ile reddedildiği ve kaldırma ilamı sonrası vekilinin 25.04.2022 tarihli yapmış olduğu başvuruda geriye dönük tescil talebinin reddedildiğinin bildirildiği anlaşılmaktadır... ...Yukarıda belirtilen açıklamalar çerçevesinde yapılan inceleme ve değerlendirme sonucu Mahkemece; '' davaya konu somut olayda, davacının 1479 sayılı Kanun'un geçici 18. maddesinde öngörülen sürelerde tescil başvurusu, vergi borçlanması veya prim ödemesi bulunmadığı anlaşılmakla davalı Kurumun davacının talebinin reddine ilişkin işleminde yasaya aykırı bir durumun bulunmadığından davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.'' gerekçesiyle davanın reddine dair hükmün yerinde olduğu anlaşılmıştır..." gerekçesiyle istinaf isteminin reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, Bağ-Kur sigortalılık tespiti istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 1479 sayılı Kanun'un Geçici 18 inci maddesi, 5510 sayılı Kanun'un Geçici 8 inci maddesi. 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 05.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2024/4144, K. 2024/6330, T. 05.06.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2024-4144-e-2024-6330-k-89825c6c63b1