Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/3154 E. 2024/4609 K. – Tarım Bağ-Kur

Konu: Tarım Bağ-Kur Tespiti

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/3154
Karar No
2024/4609
Karar Tarihi
Konu
Tarım Bağ-Kur Tespiti

MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/289 E., 2024/29 K. KARAR : Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Serik 2. İş Mahkemesi SAYISI : 2022/218 E., 2023/111 K. Taraflar arasındaki Tarım Bağ-Kur tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının Bağ-Kur sigortalısı olmak için 04.02.2022 tarihinde Kuruma müracaat ettiğini, Kurum tarafından 1999 Temmuz ayına ait tevkifat kesintisine istinaden tescil tarihi 01.08.1999 olacağı ancak anılan tarihte 18 yaş şartını sağlamadığından dolayı geriye dönük tescil işlemi yapılamadığı nedeniyle reddedildiğini, oysa müvekkilinin 05.08.1999 tarihinde yani tevkifat ödemesi yapılmadan önce 18 yaşını doldurduğunu, Kurum işleminin hukuka aykırı olduğunu, müvekkilinin 05.08.1999 tarihinde sigortalılığının başladığının tespitini yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı asil 22.02.2023 tarihli celsede dinlenilmiş, talebi açıklattırılarak talebinin 05.08.1999-31.12.1999 tarihleri arasında Tarım Bağ-Kur sigortalısı olarak tespiti olduğu, 1999 yılı Temmuz ayında tevkifat kesintisinin yapıldığı, ancak Ağustos, Eylül, Ekim, Kasım ve Aralık aylarında tevkifat kesintisi yapılıp yapılmadığını bilmediğini beyan ettiği görülmüştür. II.CEVAP Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının başvurusuna yönelik yapılan incelemelerde davacının 04.02.2022 tarih 39657237 sayılı tevkifata istinaden tecil ve hizmet dilekçesine istinaden Kurum tevkifat arşivinde yapılan inceleme sonucunda 1999 Temmuz ayına ait tevkifat tutarının hesabına yüklendiğini, 2926 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinde 2 nci madde kapsamında girenlerin 18 yaşını doldurduktan sonra sigortalı sayılacağının belirtildiğini, 01.08.1999 tarihinde 18 yaş şartını sağlamadığından dolayı geriye dönük tescil işlemi yapılmadığını, yapılan işlemlerin yasal mevzuat çerçevesinde olduğunu haksız ve yasal dayanaktan yoksun davacının davasının reddi ile yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini arz ve talep etmiştir. III.İLK DERECE MAHKEME KARARI İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının nüfus kayıt örneği dosyamız arasına alınmış olup davacının doğum tarihinin 05.08.1981 olduğu görülmüştür. Davalı Kurumun cevap dilekçesi ve davacının başvurusuna reddine ilişkin gerekçesinde belirtildiği üzere, davacının 18 yaşını 05.08.1999 tarihinde doldurduğundan, tevkifatın yapıldığı tarihi takip eden 01.08.1999 tarihinde yaş şartını sağlayamamış olduğu, davacının sigortalılık başlangıç tarihinin tespiti talebinin yaş şartı nedeniyle reddedildiği, davacının teslim ettiği ürünler sebebiyle Bağ-Kur primi kesildiğinin, kesintilerin Kurum kayıtlarına intikal ettiği, Yargıtay 21.Hukuk Dairesinin ve Hukuk Genel Kurulunun müstekar içtihatlarında kesintilerin Kuruma intikalinden sigortalının sorumlu tutulmaması gibi hususlarda taraflar arasında çekişme olmadığı ancak davacının tespitini talep ettiği aylara ilişkin teslim ettiği ürün olup olmadığı ihtilaf konusudur. Davacının tespitini talep ettiği dönem yönünden SGK'ya müzekkere yazılmış, tevkifat kesintisinin Temmuz ayı dışında davaya konu dönemler yönünden yapılmadığı bildirilmiştir. Daha evvel davacının muhtarlık ve ikametgah kayıtları, davacının Tarımsal Amaçlı Kredi kullanıp kullanmadığının, ürün teslimatından dolayı prim kesintisi yapılıp yapılmadığının, tarımsal amaçlı kooperatif, birlik veya derneklere üye olup olmadığının, adına kayıtlı tarımsal arazi veya alet ve araç olup olmadığının, hayvan yetiştiricisi olup olmadığına ilişkin müzekkereler yazılmış olduğu davaya konu döneme ilişkin davacının Temmuz ayı dışında iddiasını ispatlamaya yarar kayıtların olmadığı anlaşılmıştır. Yargıtay 21.Hukuk Dairesinin 2009/811 Esas, 2010/1102 Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere davacının teslim ettiği ürün bedelinden yapılan tek prim kesintisi tarihinin 1999 yılı Temmuz ayı olduğu, bu tarih itibariyle davacının 18 yaşını doldurmadığı, devam eden (Ağustos-Aralık) aylarda prim kesintisi olmadığı, istem konusu döneme ilişkin sigortalılık şartlarının bulunmadığı anlaşılarak davanın reddine karar verilmiştir. IV.İSTİNAF A.İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf yoluna başvurmuştur. B.İstinaf Sebepleri: Davacı vekili; kararı kabul etmediğini, davacının 18 yaşını doldurduğu yıl olan 1999 yılı olarak sigortalılık başlangıcının esas alınması gerektiğini beyanla İlk Derece Mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. C.Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile uyuşmazlığın ilişkin bulunduğu dönemde yürürlükteki 2926 sayılı Kanun'un 2 nci maddesine göre diğer koşullar yanında 22 yaşının doldurulması gerekir. Daha sonra yaş koşulu 18 olarak değiştirilmiş ise de Kanunların geriye yürümemesi kuralı gözetildiğinde somut davada uygulama yeri bulunmamaktadır. (Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin 28.03.2016 gün ve 2014/17588 Esas ve 2016/4317 Karar sayılı kararı ile bu karar içeriğinde yer alan Hukuk Genel Kurulu kararları.) Bir an için değişikliğin geçmişe etkili olacağı kabul edilse de 18 yaşının doldurulduğu tarihi takip eden yılbaşı talep kapsamı dışında kalmaktadır. Bu itibarla ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleri ile dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermiştir. V.TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili; istinaf sebepleri doğrultusunda temyiz talebinde bulunmuştur. C.Gerekçe 1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava; davacının 05.08.1999 - 31.12.1999 tarihleri arasında Tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespiti istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 2. 2926 sayılı Kanun'un 2 nci ve 5 inci maddesi hükümleridir. 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 29.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2024/3154, K. 2024/4609, T. 29.04.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2024-3154-e-2024-4609-k-ec59812be1b1