Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/2815 E. 2024/3722 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/2815
- Karar No
- 2024/3722
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1745 E., 2023/2125 K. KARAR : Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Sakarya 1. İş Mahkemesi SAYISI : 2021/199 E., 2023/258 K. Taraflar arasındaki (1) gün süre ile sigortalı çalıştığının ve sigorta başlangıcının tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde, davacının 01.01.1982 tarihinde (1) gün süre ile çalıştığının ve sigorta başlangıcının tespitini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde, Mahkemece re'sen gerçek çalışmanın varlığının araştırılması gerektiğini belirterek, davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince, davanın kabulü ile davacının, 20362 sicil no.lu işyerinde 01.01.1982 tarihinde asgari ücretle çalıştığının ve sigorta başlangıç tarihinin 18 yaşını ikmal ettiği tarih olan 10.02.1988 tarihi olduğunun tespitine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı SGK Başkanlığı vekili istinaf dilekçesinde, Mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğu, Mahkemece verilen kabul kararının hatalı olduğunu belirterek, Mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı SGK vekili, temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı SGK Başkanlığı vekili istinaf dilekçe içeriğini tekrarla kararın temyizen bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık 01.01.1982 tarihinde (1) gün süre ile sigortalı çalıştığının ve sigorta başlangıcı olduğunun tespiti istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2. 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu'nun 2, 9, 60 ıncı maddenin (G) bendi, 79 uncu, 108 inci maddesi hükümleridir. Bir kimsenin sigortalı sayılabilmesi için sigortalı işe giriş bildirgesinin varlığı yeterli olmayıp, aynı zamanda o kimsenin Kanun'un belirlediği biçimde (506 sayılı Kanun'un 2 nci maddesi ve 5510 sayılı Kanun'un 4/a maddesi) eylemli olarak çalışması da koşuldur. Bu yön 506 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesi ile 5510 sayılı Kanun'un 7/a maddesinde ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 1999/21-549-555, 2005/21-437-448 ve 2007/21-306-320 sayılı kararlarında da vurgulanmıştır. Bu bakımdan davacının işyerinde eylemli olarak çalışıp çalışmadığının yöntemince araştırılması gerektiği ortadadır. Hizmet tespitinin bir türü olan sigortalılık başlangıç tespiti davasında, dava konusu dönem yönünden hem çalışmaların geçtiği işyerinin varlığı hem de sigortalının çalışmalarının gerçek ve sigortalı çalışma olduğunun hiçbir teredüte yol açmayacak şekilde ispatlanması gerekmektedir. Bu tür davalar yalnızca bir günlük çalışmanın tespitinden ibaret olarak görülmemeli, bir günlük çalışmanın kabulü ile saptanacak sigortalılık başlangıcının sigortalıya sağlayacağı sigortalılık süresi ile birlikte kazandıracağı haklar dikkate alınmalı ve giriş bildirgesi ile birlikte eylemli çalışmanın bulunup bulunmadığı özellikle belirlenmelidir. Bu da dava konusu çalışmaların sigortalı çalışma niteliğinde olup olmadığı, sigortalı çalışma niteliğinde ise çalışmanın varlığı yönünden dönemde bordrolu olan tanık, yoksa komşu işyeri tanığı araştırarak ifadelerinin alınması, varsa bu döneme ilişkin makbuz, fatura, defter gibi tüm kayıt ve belgelerin incelenmesi, 506 ve 5510 sayılı Kanun'lar ile Yargıtay’ın yerleşik içtihatları gereğidir. 3. Değerlendirme 1.Sigortalılığın kabulü ve hüküm altına alınabilmesi için mutlak koşul niteliğindeki hizmet akdinin ve eylemli çalışmanın varlığı ortaya konulmalıdır. 2.Mahkemenin yazılı hükmü, eksik inceleme ve değerlendirmeye dayalıdır. Yukarıda anılan yasal düzenleme ve açıklamalara göre inceleme konusu dava değerlendirildiğinde, 20362 sicil no.lu ... Cumhuriyet Lokantası işyerinden davacı adına 01.01.1982 tarihinde işe giriş bildirgesinin verilmiş olduğu, işveren adına ... adıyla imzalandığı, imza üzerindeki işverene ait kaşede ise ... ...-... ... adlarının olduğu,Kurumun 20362 sicil no.lu ... ...-... ... adına tescilli bir işyeri olmadığının ve işyerinin 1981 ve 1982 yıllarına ait dönem bordrolarına rastlanmadığının da bildirildiği, 10.02.1970 doğumlu davacının işe giriş bildirgesi tarihinde 11 yaşında olduğu, davacının sigorta sicil no.sunun 1982 yılı serisinden olduğu, üç davacı tanığının dinlendiği, birinin işyerinde işe giriş bildirgesinin olduğu bunun dışında işyerinden sigortalı çalışması olan kimsenin dinlenmediği, komşu işyeri araştırması yapılmadığı ve anılan tanık beyanları ile dosyadaki diğer deliller yeterli görülmek suretiyle eksik inceleme ve araştırmaya dayalı karar verildiği anlaşılmıştır. 3.Tüm bu açıklamalara göre Mahkemece, davacının beyanı da alınarak 1982 yılında işyeri lokantayı kimin işlettiği belirlenmeli, bu kapsamda işyerinin çalışma ruhsatı ile sıhhi izin belgeleri ilgili belediyeden, vergi kayıtları da vergi dairesinden celbedilmeli, öncelikle işe giriş bildirgesinde belirtilen sicil no.lu işyerinin işveren,mahiyet, kanun kapsam dönemini gösterir tescil bilgileri Kurumdan celbedilmeli, anılan işyerinin dönem bordroları celbedilmeli, bordroda kayıtlı kişilerin tanık sıfatıyla beyanları alınmalı, bordro tanığına ulaşılamaması halinde dava konusu dönemde işyerine komşu iş yerleri ve sigortalı çalışanları emniyet, SGK, vergi dairesi, belediye nezdinde araştırılarak belirlenmeli, bu kişilerin sigortalılık ve vergi kayıtları da getirtilmek suretiyle beyanlarına başvurulmalı, komşu işyeri tespit edilememesi halinde davacının çalışma olgusunu bilebilecek olan kişiler taraflardan sorularak çalışma kayıtları da getirtilerek beyanlarına başvurulmalı, bozma öncesi dinlenen davacı tanığı ... ...'ın hizmet döküm cetveli ile dava konusu dönemde çalıştığını beyan ettiği işyerinin işyeri tescil bilgileri celbedilerek beyanı denetlenmeli,davacının dava konusu dönemde 11 yaşında olması nedeniyle öğrenim durumu özellikle ilkokuldan mezuniyet tarihi araştırılmalı, böylelikle toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle davacının gerçek çalışma olgusu, somut ve inandırıcı bilgilere dayalı biçimde ortaya koyulmalıdır. 4.Kabule göre de davacının 18 yaşını ikmal ettiği tarihten önceki çalışmasının prim ödeme gün sayısına ilave edilmesi gerektiğinin de tespitine karar verilmemiş olması isabetsiz bulunmuştur. 5.Bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, yazılı şekilde karar tesisi, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 03.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.