Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/2356 E. 2024/4080 K. – Hizmet Tespiti

Konu: Hizmet Tespiti Ve Prime Esas Kazancın Tespiti

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/2356
Karar No
2024/4080
Karar Tarihi
Konu
Hizmet Tespiti Ve Prime Esas Kazancın Tespiti

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/249 E., 2023/3189 K. KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Kocaeli 2. İş Mahkemesi SAYISI : 2019/236 E., 2021/174 K. Taraflar arasındaki hizmet tespiti ve prime esas kazancın tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekili ve fer'i müdahil Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı vekili ve feri müdahil Kurum vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı vekili ve fer'i müdahil Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;davacının davalı işverene ait Turyap İzmit Merkez temsilciliğinde 01/08/1997- 13/10/2015 tarihlerinde en son 1.250 TL ücretle kesintisiz olarak çalıştığını ancak çalışmasının Kuruma 01/04/2003 tarihinde bildirildiğini belirterek, Kuruma bildirilmeyen 01/08/1997- 01/04/2003 tarihlerinde hizmet akdiyle çalıştığının ve 01/08/1997- 13/10/2015 tarihleri arasında prime esas kazancının tespitini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle ; davanın hak düşürücü sürede açılmadığını, bildirimlerin tam ve eksiksiz yapıldığını, 01/06/1997 tarihinde başka bir iş yerinde çalıştığını, davacının kendi el yazısı ile imzaladığı işe giriş bildirgesinin mevcut olduğunu, son ücretinin 1.150 TL olduğunu, maaşların bankaya yatırıldığını, bordroların imzalı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. Fer'i müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın hak düşürücü sürede açılmadığını, fiili çalışmanın yöntemince ispatlanması gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "...Dava dilekçesi, cevap dilekçeleri, kaldırma kararı öncesinde ve sonrasında dosyaya getirtilen belgeler ve bilirkişi raporu ile dosyanın bir bütün olarak değerlendirilmesinde; mahkemece beyanı alınan tanıklardan 31.12.1996 tarihine kadar işyerinde çalışma kaydı olan davacı tanığı ...'ın kendisinin 1997/6 ayında işten ayrıldığı, davacının kendisi işten ayrılmadan 1 hafta önce çalışmaya başladığı, doğum yapana kadar çalıştığı, 30.06.1997 tarihine kadar işyerinde çalışma kaydı olan davacı tanığı ...'ın kendi çalıştığı dönemde davacının işyerinde çalışmadığını, dönem dönem ofise geldiğinden davacıyı tanıdığı, Ticaret sicil kayıtları tarih ve kendi işyerine yönelik beyanlarını doğrulayan komşu işyeri tanığı ...'in 1994 yılından 1998 yılının Eylül ayına kadar İnönü caddesinde Sınai Apartmanında işlettiği Dünürler Gelinlik faaliyetini yürüttüğü, karşı dairesinde davalının emlak bürosunun olduğu, davacıyı davalıya ait işyerinde, o adresten ayrılmadan son dönemlerde gördüğü, dosyadaki kayıtlardan ev alış sürecine yönelik beyanı tutarlı olan davacı tanığı ...'nın 24.02.1999 tarihinde satın aldığı ev alım işinde kendisine davalı emlak ofisinin aracılık ettiği, sürecin bir ay kadar sürdüğü, bu dönemde davacının davalının yanında çalıştığı, 2000/1-30.04.2001 tarihleri arasında 3086.41 sicil sayılı İpragaz A.Ş. unvanlı, 01.05.2001-31.12.2007 tarihleri arasında 1045444.41. Sicil sayılı İpragaz A.Ş. Bölge Müd. ve Dökmegaz Depo unvanlı Mimar Sinan Mahallesi ... ... Cad. İzmit adresindeki işyerinde çalışma kaydı olan davacı tanıkları ... ve ...'ın 1999 yılında Bilgisu işhanında ofis kiraladıkları, 2000 yılının başında bu ofise tanıdıkları, bir yıl kadar bu ofiste kaldıkları, davacıyı bu dönemde çalışırken, daha sonra ziyaretine gittiğinde gördüğünü, 01.12.2003 tarihinde tapu satış kaydı olan davacı tanığı ... davalıya ait işyerinde davacı ile tanıştığı, ev alım işleri ile davacının ilgilendiği, bu sürecin 1 yıl kadar sürdüğü şeklindeki beyanları ve tespit edilen diğer hususlar birlikte dikkate alındığında, davacının davalıya ait ... unvanlı 6827.41 scil sayılı dosyada işlem gören işyerinde 01.07.1998-31.03.2003 tarihleri arasında hizmet akdi ile çalıştığı, 01.08.1997-30.06.1998 tarihleri arasında davalıya ait işyerinde çalıştığı iddiasını kanıtlayamadığı kanaatine varılarak davanın kısmen kabulüne, prime esas kazancın tespiti yönünden de kaldırma kararı öncesindeki gibi davanın reddine... " gerekçesiyle davacının kısmen kabulüne; davacının davalıya ait ... ünvanlı 6827.41 sicil sayılı iş yerinde; 01/08/1997-30/06/1998 tarihleri arasında hizmet akdi ile çalıştığı iddiasının kanıtlanamadığından reddine, 01/07/1998-31/03/2003 tarihleri arasında davalıya ait işyerinde 506 sayılı kanuna tabi olarak günlük brüt asgari ürcret üzerinden kesintisiz hizmet akdi ile çalıştığının tespitine, davacının prime esas kazancın tespiti yönünden reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili ve fer'i müdahil Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı vekili istinaf başvurusunda; davanın hak düşürücü süre içerisinde açılmadığını, işe giriş bildirgesinin imzalı olduğunu, yıllık izin talep formunda, vizite kağıdında ve diğer belgelerde işe giriş tarihinin 01.04.2003 olarak belirtildiğini, davanın yöntemince kanıtlanmadığını, bordro tanığı olmayan tanıkların beyanlarına itibar edilmesinin doğru olmadığını, tanık beyanları arasında çelişki bulunduğunu belirterek istinaf kanun yoluna başvurmuştur. Feri müdahil SGK vekili istinaf başvurusunda; davanın hak düşürücü süreye uğradığını, yöntemince kanıtlanmadığını, Kurumun dava açılmasına neden olmadığını belirterek istinaf kanun yoluna başvurmuştur. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında ; "... hizmet süresinin başlangıçtaki bir bölümünün Kuruma bildirilmeyerek sonrasının bildirilmesi ve Kuruma bildirimin yapıldığı tarihten önceki çalışmaların, bildirgelerin verildiği tarihi de kapsar biçimde kesintisiz devam etmesi nedeniyle, Kuruma bildirilmeyen çalışma süresi yönünden hak düşürücü sürenin hesaplanmasında; bildirim dışı tutulan sürenin sonu değil de kesintisiz olarak geçen çalışmaların sona erdiği yılın sonunun başlangıç alınması gerektiği (Yargıtay 10 HD. 11/02/2016 gün 2016/1713 E-2016/1717 K sayılı ilamı), kesintisiz çalışmanın sona erdiği 13/10/2015 tarihinden itibaren davanın hak düşürücü sürede açıldığı, çalışma olgusunun yeterli ve gerekli bir araştırmayla hiç bir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak sağlıklı bir biçimde belirlendiği anlaşılmakla mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmesinin usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından... " gerekçesiyle davalı vekilinin ve feri müdahil Kurum vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili ve fer'i müdahil Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili ve fer'i müdahil Kurum vekili, istinaf dilekçesinde öne sürdüğü gerekçelerle kararın bozulmasını talep etmişlerdir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, hizmet tespiti ve prime esas kazancın tespiti istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370, 371 inci; 5510 sayılı Kanunun 86/9'uncu maddeleri. 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla davalı vekili ve fer'i müdahil Kurum vekillerinin temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden ilgiliye yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 17.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2024/2356, K. 2024/4080, T. 17.04.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2024-2356-e-2024-4080-k-ec48cb508d53