Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/2186 E. 2024/4367 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/2186
Karar No
2024/4367
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1363 E., 2023/2208 K. KARAR : Esastan Reddine İLK DERECE MAHKEMESİ : Samsun 3. İş Mahkemesi SAYISI : 2020/30 E., 2021/561 K. Taraflar arasındaki sahte oda kaydı nedeniyle Bağ-Kur aylığının kesilmesine ilişkin Kurum işleminin iptali ve aylığın yeniden bağlanması istemli davadan dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilin 2004 yılında Bağ-Kur, askerlik ve SSK hizmetlerinin birleştirilmesi ile 5000 gün üzerinden SSK'dan emekli olduğunu, 2012 yılına kadar düzenli olarak maaş aldığını, davalı Kurumun 8-9 yıl sonra müvekkilin Bağ-Kur hizmetlerini düşerek emekliliğini iptal ettiğini ve müvekkilin borçlandırılarak mağdur edildiğini beyan ederek, iptal edilen Bağ-Kur hizmetlerinin başından beri geçerli sayılmasını, geri alınan maaşların müvekkile ödenmesini, bu talebin olmaması halinde 3600 günden yaştan emekli olmaya hak kazandığı tarihten itibaren aylığın yeniden bağlanması için Kurum işleminin iptal edilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı Kurum vekili; davacı ...'n 0751620376 nolu Bağ-Kur ve 11619199 sigorta sicil numaralı hizmetleri ile Bafra Madeni Sanatkarlar Esnaf Odası ve Bakırköy Vergi Dairesinden getirdiği kayıtlara istinaden 30.04.2004 tarihli tahsisi talebine istinaden yaşlılık aylığı bağlandığını, Kurum başmüfettişi ... ... tarafından yapılan soruşturma neticesinde ...'ın Bafra Madeni Sanatkarlar Esnaf Odası ve Bakırköy Vergi Dairesinden getirdiği kayıtların sahte kayda dayalı olduğunun tespiti ile Bağ-Kur hizmetinin iptal edildiğini, 01.05.2004-19.05.2012 tarihleri arasında 57.821,15 TL tutarında kendisine yersiz maaş ödendiğini, söz konusu tutarın tahsili için halen Çarşamba 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesinde devam eden alacak davası bulunduğunu, Kurum müfettişliğince yapılan tespitler ve yasal düzenlemeler gereğince davacıya yaşlılık aylığı bağlama koşullarının sağlanmadığını beyan ederek davanın reddini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Mahkemece de Kurumdan gelen belgelerde ve Kurumun 12.07.2016 tarihli Kurum yazısında davacının 5510 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesi gereğince hizmetlerinin geçerli sayıldığının anlaşıldığı, o zaman ilgili emsal Yargıtay ilamı gereğince davacının ilgili Yasadan yararlandığı anlaşılmak ile davacıya aylığın ilk kesildiği tarih olan 01.05.2004 tarihinden itibaren bağlanması gerektiği, bunun yanı sıra Kurumun davacıya 12.07.2016 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağladığı görülmek ile 01.05.2004 tarihinden itibaren başlaması gereken ödenmeyen aylıkların davacıya ödenmesi gerektiği gerekçeleri ile davanın kabulüne, davacıya bağlanıp sonradan kesilen yaşlılık aylığının 01.05.2004 tarihinden itibaren başlaması ve geçerli olması gerektiğinin, bu tarihten Kurumca bağlanan tarihe kadar ödenmeyen maaşların davacıya ödenmesi gerektiğinin tespitine, aksi yöndeki Kurum işleminin iptaline karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı Kurum vekili, davacıya 30.04.2004 tarihli talebine istinaden yaşlılık aylığı bağlandığını, müfettiş soruşturması sonucunda esnaf odası ve vergi dairesi kaydının sahte olduğu anlaşılınca aylığının iptal edildiğini, 03.11.2016 tarihli dilekçesine istinaden yeniden aylık bağlandığını, Kurum işleminin yerinde olduğunu ve aşamalardaki itirazlarını öne sürmüştür. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının, 10.11.1978 tarihinde 4/a kapsamında sigortalı olduğu, 01.06.1992 tarihinde Bağ-Kur sigortalısı olduğu, 01.06.1992-31.07.2006 arasında 6 yıl 5 ay 13 gün Bağ-Kur sigortalısı olduğu, 05.04.2013-30.03.2014 arasında ise 4/c kapsamında sigortalı olduğu, 600 günlük askerlik süresini borçlandığı, 30.04.2004 tarihindeki tahsis talebine istinaden kendisine yaşlılık aylığı bağlandığı, müfettiş raporunda vergi kaydı ve esnaf odası kaydının sahte olduğu tespit edilince 2012 yılında yaşlılık aylığının iptal edildiği, davacı hakkında Ceza Mahkemesinde beraat kararı verilip kararın kesinleştiği, Gelir İdaresi Başkanlığının 07.02.2020 tarihli yazısında davacının 01.06.1992-31.12.1993 arasında fotoğrafçılık faaliyeti nedeniyle vergi kaydı olduğu, davacının talebi üzerine 01.12.2016 tarihinde yeniden yaşlılık aylığı bağlandığı, 5510 sayılı Kanun'un geçici 54 üncü maddesi uyarınca davacının 01.05.2004 tarihinden itibaren yaşlılık aylığını hak ettiği, aleyhe Kurum işleminin yerinde olmadığı gerekçesi ile istinaf isteminin reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı Kurum vekili, istinaf gerekçeleri ile kararı temyiz etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, sahte oda kaydı nedeniyle Bağ-Kur aylığının kesilmesine ilişkin Kurum işleminin iptali ve aylığın yeniden bağlanması istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1-6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davalı Kurum vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler, Kurum kayıtları ve dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 24.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2024/2186, K. 2024/4367, T. 24.04.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2024-2186-e-2024-4367-k-56a3b80e5587