Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/1900 E. 2024/4113 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/1900
- Karar No
- 2024/4113
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1524 E., 2023/2767 K. KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 17. İş Mahkemesi SAYISI : 2020/124 E., 2022/94 K. Taraflar arasındaki 31.07.2019 tarihli borçlanma talebine istinaden ödenen borçlanma süresinin 4/1-a kapsamda değerlendirilmesi, aynı tarihli talebe istinaden yurt dışı çalışma sürelerini de borçlanabileceğinin tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili, müvekkilinin 30.07.2019 tarihli yurt dışı borçlanma istinaden hazırlanan tahakkuku süresinde ödediğini, davalı Kurumun davacının Türkiye'de geçen 7 günlük 4/1-a kapsamdaki çalışmasını, müvekkilinin yurt dışında olması nedeniyle iptal ederek tüm borçlanma süresini 4/1-b kapsamda kabul ettiğini belirterek davacının Türkiye'de bulunan 4/1-a kapsamdaki çalışmalarının geçerli olduğunun kabulü ile ödenen yurt dışı borçlanma süresinin yine 4/1-a kapsamda değerlendirilmesini, 30.07.2019 tarihli borçlanma talebine istinaden yurt dışı çalışma sürelerini de borçlanabileceğinin tespitini talep etmiştir. istemiştir. II. CEVAP Davalı Kurum vekili, davacı hakkında yapılan Kurum işlemlerinin usul ve yasaya uygun olduğunu, davanın haksız ve mesnetsiz olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının borçlanma talebinde bulunduğu 31.07.2019 tarihinden önce Türkiye’de 25.07.2019-29.07.2019 tarihleri arasında 5510 Sayılı Yasanın 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının a bendi kapsamında sigortalılığı bulunduğunun ve bedelinin yasal süresinde ödediği 3600 güne ait borçlanmasının 5510 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının a bendi kapsamında olduğunun tespitine, aksine Kurum işleminin iptaline, davacının yurt dışındaki çalışma sürelerinin de borçlanma işlemine esas alınması talebi yönünden HMK 114/1- h maddesi gereği hukuki yarar yokluğundan HMK 115/2 maddesi gereği dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B.İstinaf Sebepleri Davalı Kurum vekili kararın eksik araştırma ve inceleme sonucu verildiğini belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V.TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı Kurum vekili, istinaf gerekçelerini tekrarla temyiz başvurusunda bulunmuştur. C.Gerekçe 1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, 31.07.2019 tarihli borçlanma talebine istinaden ödenen borçlanma süresinin 4/1-a kapsamda değerlendirilmesi, aynı tarihli talebe istinaden yurt dışı çalışma sürelerini de borçlanabileceğinin tespiti istemine ilişkindir. 2.İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5510 sayılı Kanun'un 86/9 uncu maddesi, 3201 sayılı Kanun'un 5 inci maddesi. 2. Hizmet tespitine ilişkin talebin yasal dayanağı 5510 sayılı Kanunun 86/9 uncu maddesi olup Anayasal haklar arasında yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi gözetildiğinde, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin bu tür davalar kamu düzeni ile ilgili olduğundan özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmeleri zorunludur. Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, ... insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip gerek görüldüğünde kendiliğinden araştırma yapılarak delil toplanabileceği açıktır. Bu tür davalarda mahkemece yapılacak iş, davacıyla ilgili varsa tüm belge ve kayıtlar işverenden istenilmeli, çalışmanın gerçekleştiği ileri sürülen işyerinin Kurum nezdinde bulunan dosyası, işverence hazırlanması gerekli ücret ödeme bordroları, puantaj kayıtları ve diğer kayıtlar getirtilmeli, dönemsel sigorta primleri bordrosuyla veya aylık prim ve hizmet belgesiyle bildirimleri yapılan sigortalılar tanık sıfatıyla dinlenilmeli, Kurum müfettişlerince inceleme yapılıp yapılmadığı sorulmalı, inceleme yapılmışsa belgeler getirtilmeli, aynı çevrede faaliyet yürüten ve davacının çalışmasını bilebilecek durumda olan tarafsız nitelikte başka işverenler ve bordrolu çalışanlar yöntemince saptanarak tanık sıfatıyla dinlenilmeli, işçilik alacaklarına ilişkin dava dosyasının varlığı araştırılarak celbedilmeli ve işçilik hakları davasında dinlenen tanıkların anlatımları ile bu dosyada bilgi ve görgüsüne başvurulan tanıkların anlatımları karşılaştırılmalı, varsa çelişki giderilmeli, yargılama sürecinde dinlenen tanık anlatımlarının değerlendirilmesinde, iş yerinin kapsamı, kapasitesi ve niteliği nazara alınmalı, işin mevsimlik olduğu anlaşılırsa dönemleri belirlenmeli, bu dönemde davacı ile işveren arasındaki sözleşmenin askıda olduğu ve mevsimlik dönemlerde hak düşürücü sürenin işlemeyeceği gözönünde bulundurulmalı; böylelikle; çalışmanın varlığı, başlangıç ve bitiş tarihleri, mevsimlik mi, sürekli mi olduğu, yapılan işin kapsam ve niteliği de nazara alındığında kısmi çalışma mümkün olduğundan kısmi ve kesintili olup olmadığı yöntemince araştırılmalıdır. 3. Değerlendirme İnceleme konusu davada davacı, 31.07.2019 tarihinde postaya verdiği yurt dışı borçlanma talebine istinaden hazırlanan tahakkuku süresinde ödemiş, davalı Kurum tarafından davacının Türkiye'de 23.07.2019- 29.07.2019 tarihleri arasında hizmet akdine dayalı çalışma olarak bildirilen 7 günlük 4/1-a kapsamındaki çalışmayı, davacının yurt dışında bulunduğu gerekçesi ile iptal ederek, borçlanma süresini 4/1-b kapsamda değerlendirmesi üzerine eldeki davanın açıldığı, davada hem aksine işlemin iptalinin hem de aynı talebe istinaden yurt dışı çalışma sürelerini de borçlanabileceğinin tespitinin talep edildiği, Mahkemece davacının yurt dışında bulunduğu, ancak Türkiye'de çalışma süresi olarak bildirilen iki günü dışlayarak, eldeki kararı verdiği anlaşılmaktadır. Karar eksik araştırma ve incelemeye dayalıdır. Somut olayda davacının, Türkiye'de 23.07.2019-29.07.2019 tarihleri arasında hizmet akdine dayalı çalışma olarak 4/1-a kapsamında 7 günlük bildiriminin bulunduğu, davacının ülkeye giriş çıkış kaydına göre ülkeye 25.07.2019 tarihinde giriş yaptığı, 05.08.2019 tarihinde çıkış yaptığı, Mahkemenin ise bildirilen işbu 7 günlük çalışmanın fiili olup olmadığına dair herhangi bir tahkikat yapmaksızın karar verdiği görülmektedir. Hizmet tespiti kamu düzenini ilgilendiren davalardan olduğundan, Mahkemece davacının Türkiye'de bildirilen çalışmalarının fiili olup olmadığının ilgili hukuk bölümünde belirtilen ilkeler doğrultusunda inceleyerek, tarafların sunacağı ve re'sen toplanan deliller kapsamında varılacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. VI. KARAR 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 18.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.