Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/15967 E. 2025/12400 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/15967
Karar No
2025/12400
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1388 E., 2024/1673 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Didim (Yenihisar) 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi SAYISI : 2015/316 E., 2024/206 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı vekili temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1.Davacılar vekili, dava dilekçesinde; müvekkillerinin murisi ...'ın davalı ... bünyesinde çalışmakta iken 05.03.2015 tarihinde yıkım esnasında göçük altında kalarak yaşamını yitirdiğini, geriye mirasçıları olarak davacı ... ve küçük çocukları ..., ... ve ...'ın kaldıklarını, muris ...'ın davalı ... Belediyesinde kaynak ustası olarak çalışır iken 2014 yılı Mart ayı yerel seçimlerinden yaklaşık 2 ay sonra yolda taş döşeme işine verildiğini, daha sonra tekrar kendi işine alındığını, ancak Şubat 2015 'in ilk haftasına bu kez yıkım işine verildiğini, ...'ın hiçbir eğitim almadığı yıkım işinde yaklaşık bir aydır çalışmakta iken 05.03.2015 tarihinde meydana gelen iş kazası sonucunda yaşamını yitirdiğini, meydana gelen kazada davalı işverenin ağır ve tam kusurlu olduğunu, hiçbir önlem almadan, hiçbir eğitim vermeden ölümüne sebebiyet verdiğini, geriye küçük çocukları ve eşinin kaldığını belirterek, davacı ... için 125.000,00TL, davacı çocuk ... için 75.000,00 TL, davacı çocuk ... için 75.000,00 TL, davacı çocuk ... için 75.000,00 TL manevi tazminatın 05.03.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini, davacı ... için 2.000,00 TL, davacı çocuk ... için 1.000,00 TL, davacı çocuk ... için 1.000,00 TL, davacı çocuk ... için 1.000,00 TL maddi tazminatın 05.03.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir. 2.Davacı vekili 31.05.2021 tarihli ıslah dilekçesi ile maddi tazminat talebini eş ... için 529.959,85 TL, çocuk ... için 64.986,13 TL, çocuk ... için 100.874,13 TL, çocuk ... için 133.505,16 TL olarak artırmıştır. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde, dava dilekçesindeki beyanları kabul etmediğini, davanın reddini, davacının iş güvenliği eğitimine ilişkin belgelerin olduğunu, murisin mesleğine ilişkin olarak kaynak işleri ile ilgilendiğini, murisin çeşitli iş güvenliği eğitimine katıldığını sınavlarından başarı ile geçtiğini, eğitim konularına vakıf olduğunu, kaza mahallinde tüm risk ve analizlerin yapıldığını, muris ve çalışma arkadaşlarının daha öncede türlü yıkım işlerinde çalıştıklarını, davacılara kıdem tazminatının ve ölüm tazminatının ödendiğini, davalı müvekkil idarenin murisin ailesi ile yakından ilgilendiğini, hastane ihtiyaçlarının hepsini koştuğunu, davanın reddini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "...Somut olayda davacıların murisinin davalı ... bünyesinde çalışmakta iken, 05.03.2015 tarihinde yıkım esnasında göçük altında kalarak yaşamını yitirdiği görülmüştür. Kusura ilişkin dosya içerisine alınan 04.07.2017 tarihli iş ve iş güvenliği alanında uzman heyet raporunda davalı ... Başkanlığının kazanın meydana gelmesinde %80 oranında kusurlu olduğu, davacıların murisi ...'ın ise %20 oranında kusurlu olduğu tespit edilmiştir. Alınan kusura ilişkin bu raporun olayın oluş şekli, dinlenen tanık beyanları ve mevzuat hükümleri birlikte değerlendirilerek gerekçeli olarak tanzim edildiği, yargısal denetime açık olduğu anlaşıldığından hükme esas alınmıştır. Yine dosya içerisinde bulunan hesap bilirkişi raporunda hak sahipleri davacılar için ayrı ayrı hesaplama yapıldığı, Yargıtay içtihatlarına atıf yapılarak çocukların durumunun değerlendirildiği, davacıların ortalama yaşam süreleri, aktif ve pasif dönemler tespit edilerek gerekçeli rapor tanzim edildiği görülmüştür. Her ne kadar aktüerya bilirkişi raporunun en son bilinen asgari ücret dikkate alınarak hesaplama yapılması gereği düşünülmüşse de davacı tarafın yargılama esnasında ıslah dilekçesi sunduğu; bilinen son asgari ücret ile yapılacak hesaplamanın alınan raporda tespit edilen miktardan fazla tutarlara ulaşabileceği kuvvetle muhtemel görülmüşse de davacının HMK 176/2 maddesi uyarınca ikinci kez ıslah yapamayacağı dikkate alınarak dosyanın yeniden hesap bilirkişisine gönderilmesinde hukuki yarar görülmemiş davacının bu yönde talebi olmadığı da değerlendirilerek ve son alınan aktüerya bilirkişi raporuna itibar edilerek karar vermek gerekmiştir. Somut olayda, olayın oluş şekli ve davalının olaydaki kusuru, davacıların kusurunun olmaması, tarafların sıfatı (işçi(muris)-işveren(davalı), sosyal ve ekonomik durumları, yine olayın meydana geldiği tarih ve davanın açılış tarihi, yine hüküm tarihi, paranın alım gücü ile birlikte değerlendirildiğinde, davacı tarafça davanın ikame edildiği tarihte fazla olarak değerlendirilebilecek taleplerin hüküm tarihinde makul sayılabilecek miktarlar olarak görüldüğünden davacı eş yararına 100.000,00 TL; davacı çocuklar yararına ayrı ayrı talep gibi 75.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesi gerekmiş ve" davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir..." gerekçesiyle "Davanın kısmen kabulü ile 1.1-Maddi tazminat yönünden; A-529.959,85 TL destekten yoksun kalma tazminatının kaza tarihi olan 05.03.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı Belediyeden alınarak davacı ...' a verilmesine, B-133.505,16 TL destekten yoksun kalma tazminatının kaza tarihi olan 05.03.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı Belediyeden alınarak davacı ...'a verilmesine, C-100.874,13 TL destekten yoksun kalma tazminatının kaza tarihi olan 05.03.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı Belediyeden alınarak davacı ...'a verilmesine, D-64.986,13 TL destekten yoksun kalma tazminatının kaza tarihi olan 05.03.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı Belediyeden alınarak davacı ...'a verilmesine, 1.2-Manevi tazminat yönünden; A-100.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 05.03.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı Belediyeden alınarak davacı ...'a verilmesine, B-75.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 05.03.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı Belediyeden alınarak davacı ...'a verilmesine, C-75.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 05.03.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı Belediyeden alınarak davacı ...' a verilmesine, D-75.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 05.03.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı Belediyeden alınarak davacı ...'a verilmesine," karar verilmiştir. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. Davalı vekili temyiz dilekçesinde, ceza dosyasının bekletici mesele yapılması gerektiğini, kusura itirazlarının olduğunu, hesap raporunda ilk peşin sermaye değerli gelirin rücu edilebilecek kısmının mahsup edilmediğini, davacılar lehine hükmedilen manevi tazminat tutarlarının fahiş olduğunu belirterek kararı temyiz etmiştir. B. Değerlendirme ve Sonuç Uyuşmazlık, iş kazasına dayalı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. A)Davalı vekilinin davacılar lehine hükmedilen manevi tazminat tutarlarına ilişkin temyiz istemi yönünden, Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen her bir miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. Dosya içeriğine göre her bir davacı lehine hükmedilen manevi tazminat miktarlarının ayrı ayrı Bölge Adliye Mahkemesi karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 378.290 TL’nin altında kaldığı anlaşıldığından davalı vekilinin temyiz itirazının miktardan reddine karar verilmiştir. B)Davalı vekilinin davacılar ..., ...,... lehine hükmedilen maddi tazminat tutarlarına ilişkin temyiz istemi yönünden, Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen her bir miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. Dosya içeriğine göre davacılar ..., ..., ... yararına hükmolunan maddi tazminat miktarlarının ayrı ayrı Bölge Adliye Mahkemesi karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 378.290 TL’nin altında kaldığı anlaşıldığından davalı vekilinin temyiz itirazının miktardan reddine karar verilmiştir. C) Davalı vekilinin davacı ... lehine hükmedilen maddi tazminat tutarına ilişkin temyiz istemi yönünden; 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Davalı vekilinin davacılar lehine hükmedilen manevi tazminat tutarlarına yönelik temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE, 2.Davalı vekilinin davacılar ..., ..., ... yararına hükmedilen maddi tazminat tutarlarına yönelik temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE, 3.Davalı vekilinin davacı ... yararına hükmedilen maddi tazminat tazminat alacağı yönünden yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının ONANMASINA, 4. Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden ilgiliden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,24.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2024/15967, K. 2025/12400, T. 24.09.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2024-15967-e-2025-12400-k-1947d7d4e17e