Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/15198 E. 2025/8940 K.
Konu: Maddi Ve Manevi Tazminat
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/15198
- Karar No
- 2025/8940
- Karar Tarihi
- Konu
- Maddi Ve Manevi Tazminat
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 30. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1299 E., 2024/1075 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 17. İş Mahkemesi SAYISI : 2024/51 E., 2024/298 K.
Taraflar arasındaki maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın usulden reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmek ve de duruşma talep edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin ve işin duruşmaya tabi olduğunun anlaşılması nedeniyle duruşma talebinin kabulüne karar verildikten sonra duruşma için 27.05.2025 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmiştir. Duruşma günü murafaalı temyiz eden davacı adına Av. ... geldi. Davalı ... adına gelen olmadı. Gelenin yüzüne karşı duruşmaya başlanıp sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra duruşmaya son verilerek aynı günde Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü; I. DAVA Davacı vekili 24.09.2017 tarihinde müvekkilinin işvereni olan dava dışı şirketin ortağı ve yetkilisi olan davalının kendisine hakaret edip sopa/tahta parçası ile kendisini yaraladığından bahisle dava dilekçesinde “Haksız fiil olan kasten yaralama nedeniyle 8.000 TL maddi ve 20.000,00 TL manevi tazminat” şeklindeki açıklama ile Asliye Hukuk Mahkemesinde maddi ve manevi tazminat talep etmiştir. Asliye Hukuk Mahkemesi 17.10.2019 tarihli Kararı ile iş mahkemelerinin görevli olduğundan bahisle görevsizlik kararı vermiş, görevsizlik kararı Bölge Adliye Mahkemesi kararı ile kesinleşmiştir. II. CEVAP Davalı vekili davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle somut olayda; davanın niteliğinin ve kaynağının iş ve meslek hastalıklarından dolayı olmadığı, talebin davalı firma yetkisi ... tarafından fiziki şiddete maruz bırakılması sonrası haksız fiilden kaynaklanan maddi ve manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkin olduğu, eldeki dava dosyasında talep edilen tazminatların cismani zarara dayanmadığından talebin 7036 sayılı Kanun'un 3/2. maddesi gereği arabuluculuk şartına tabi olduğu, HMK 115/3. maddesinin uygulanma imkanının bulunmadığı, ayrıca arabuluculuk başvurusunda bulunmanın tamamlanabilir dava şartı olmadığı gerekçeleri ile davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A.Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle, Kurumun olayı iş kazası olarak kabul ettiğini, yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 33. maddesine göre hâkim Türk Hukukunu re'sen uygulamak zorundadır. Bu yönden bir davada olayları belirtmek ve açıklamak taraflara, hukuki nitelendirme ise Hâkime aittir. Tarafların hukuki nitelendirmeyi doğru yapmak zorunluluğu yoktur. Başka bir ifade ile hâkim, bildirilen hukuki sebeplerle bağlı olmayıp, hukuki sebebi kendiliğinden bulup uygulamakla sorumludur. Dosya kapsamından Sosyal Güvenlik Kurumu'nun yargılamaya konu zararlandırıcı olayı iş kazası olarak kabul ettiği, ceza dava dosyasındaki maddi olgunun Kurum inceleme raporundaki tespitlerle örtüştüğü anlaşılmaktadır. Somut olayda her ne kadar davacı vekili tazminat taleplerinin haksız fiile dayandığını açıkça belirtmiş ise de yukarıda açıklandığı gibi olayların izahının taraflara, hukuki nitelendirmenin hakime ait olduğu, davalı gerçek kişi olduğuna göre iş kazasının bizatihi davalının haksız fiili olduğu, bu kapsamda Mahkemece olayın iş kazası olduğunun kabulü ile işin esasına girilerek karar verilmesi gerektiği, diğer bir deyişle 7036 sayılı Kanun'un 3. maddesi hükmünün uygulanma ihtimali bulunmadığı gözardı edilerek yazılı şekilde davanın usulden reddine karar verilmesi hatalı olmuştur. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle, 1.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2.İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, 3.Davacının sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, 4.Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgilisine iadesine, 5.Davacı avukatı yararına takdir edilen 28.000,00 TL duruşma avukatlık parasının davalıya yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 27.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.