Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/14819 E. 2024/12703 K.
Konu: Prime Esas Kazancın Tespiti
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/14819
- Karar No
- 2024/12703
- Karar Tarihi
- Konu
- Prime Esas Kazancın Tespiti
MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1923 E., 2023/1909 K. KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Denizli 6. İş Mahkemesi SAYISI : 2022/419 E., 2023/86 K. Taraflar arasındaki prime esas kazancın tespiti davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının davalı şirkette aralıksız tır şoförü (20 AGB 168&20 AFZ 447&20 AFM 708 plakalı tırları kullandığı, 9.200,00 TL aylık ücret ile çalıştığı, SGK’ya gerçek ücret bildirilmediği, gerçek ücretin SGK kayıtlarına işlenmesine karar verilmesi amacıyla dava açtıkları iddiasıyla davacının davalı yanındaki çalışması karşılığı aylık ücretinin 9.200,00 TL olduğunun tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II.CEVAP 1.Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının diğer davalı ... Sert Lojstik Şirket nezdinde geçen çalışmalarının aylık 9.200,00 TL sı ücret üzerinden tescil edilmesine karar verilmesini talep ettiği, davacıya ait sigorta sicil dosyasının incelenmesinde davacının davalıya ait iş yerinde 07.01.2021 - 25.02.2021 tarihleri arasında günlük brüt 124,00 TLsı üzerinden prime esas kazançla çalışmalarının kayıtlı bulunduğu, davacıya ait 04.12.1979 tarihli işe giriş bildirgesinde bulunan SSK sicil numarası ile giriş bildirgesinin verildiği İstanbul İhtiyarlık Sigorta Bölge Müdürlüğü’nden 04.12.1979 tarihinde verilen SSK sicil noları ile aynı seriden olup olmadığı da araştırıldıktan sonra bir karar verilmesi gerektiği savunmasıyla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. 2.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının iddiasının mesnetsiz ve hakkın kötüye kullanımı olup kendi imzasına havi dosyaya sunulu yazılı deliller karşısında hükümsüz olduğu, davacı 14.10.2021 - 21.03.2022 tarihleri arasında davalı işyerinde şoför olarak asgari ücretle çalıştığı, 14.10.2021 tarihinde işe girerken yazılı iş sözleşmesi yapılmış olup sözleşme ile Asgari Ücret üzerinden anlaşıldığı, her ay maaş bordrolarını(ücret hesap pusulası) okumuş incelemiş ve imzalamış olup puantaj kayıtlarına uygun olarak maaşı ve diğer mesai ve çalışmaları bankaya yatırıldığı, davacı hiç bir ihtirazi kayıt ileri sürmeksizin maaşını ve diğer işçilik alacaklarını almış olup davacının maaş bordroları ile puantaj kayıtları ve banka ödemelerinin uyuştuğu, davacının "...SGK ya gerçek ücretinin bildirilmediği...." iddiası doğru olmadığı, davacı iki kez kendi kusuruyla davalı şirketin aracıyla kaza yaptığı, ikinci kaza üzerine önce kendi istifa dilekçesi verdiği, davalının araçlara verilen bu zararlar nedeniyle 4857 SK. 25-II-ı maddesi gereğince davacının iş akdini 21.03.2022 tarihi itibariyle feshederek işine son verdiği, davacının 26.04.2022 tarihinde ibraname adlı belgeyi okuyup imzalayarak maaş alacağını da aldığı, ibraname belgesinde davacının kendi imzası mevcut olup maaş alacağının da belli olduğu, davacının davalı şirkette asgari ücretle çalıştığı, davacıyla yapılan yazılı iş sözleşmesi, davacının her ay maaş bordrolarını(ücret hesap pusulası) okuyup inceleyip imzaladığı, davacının hiç bir ihtirazi kayıt ileri sürmeksizin maaşını ve diğer işçilik alacaklarını almış olması hususları dikkate alınarak davacının yasal dayanaktan yoksun gerçek maaş alacağı taleplerinin yerinde olmadığı savunmasıyla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III.İLK DERECE MAHKEME KARARI İlk Derece Mahkemesi tarafından yukarıda tarih ve sayısı belirtilen karar ile davacının aylık ücretinin net 9.200,00 TL olduğunu iddia etmekte olup bu miktarın senetle ispat sınırının üzerinde olduğu, dosyada mevcut yazılı belgelere göre davacının ücretini 9.200,00 TL olduğuna dair kayıt bulunmadığı, davacı tarafa yazılı delil veya yazılı delil başlangıcı sunulması konusunda süre verilmiş ise de buna yönelik belge sunulmadığı, 20.02.2023 tarihli dilekçe ile bir takım belgeye dayanılmış ise de banka kayıtları ile savcılık soruşturma dosyasının dosyada mevcut olduğu, taraflar arasında görülen Denizli Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/1107 Esas sayılı dosyası incelendiğinde davanın kıymetli evraktan kaynaklanan menfi tespit davası olduğu, ücretin miktarına yönelik dosyada delil bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV.İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasında olduğu anlaşılan Denizli 3. İş Mahkemesi 2022/336 Esas sayılı dosyanın işçilik alacağına Denizli Asliye Ticaret Mahkemesinin 2022/1107 Esas sayılı kıymetli evraktan kaynaklanan menfi tespit davalarının halen derdest olması yazılı delil veya başlangıcına ilişkin mahkeme tespit ve değerlendirmesinde, dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan kanuni ve hukuki gerekçeleri ile dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden kanuna aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V.TEMYİZ A.Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; tüm delillerin toplanmadığı, kamu düzenine ilişkin davada ücret araştırması yapılmadığı, devam eden işçilik alacakları dosyası ve emsal ücret araştırmasının yazılı delil olduğu, tanıkların dinlenmediği iddiasıyla temyiz isteminde bulunmuştur. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, prime esas kazancın tespitine ilişkindir. 1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 10.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.