Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/11170 E. 2024/12971 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/11170
- Karar No
- 2024/12971
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1444 E., 2024/1557 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Alanya 1. İş Mahkemesi SAYISI : 2023/141 E., 2024/31 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili asıl dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin Alanya Ticaret Sicil Memurluğunda kayıtlı Işık Eğitim Hizmetleri Tur. Tic. A.Ş. isimli şirketin belli bir dönem yönetiminde bulunduğunu, ve hissedarlarından birisi olduğunu, davalı tarafından müvekkiline hissedar olduğu firmanın SGK primi, işsizlik sigortası primi, damga vergisi borcu nedeniyle 2016/056780, 2016/056784, 2016/056781, 2016/056790, 2016/056787, 2016/056777, 2016/056795, 2016/056770, 2016/056772 sayılı takip dosyalarında ödeme emirleri tanzim edilerek toplam 149.269,40 TL borç ihdas edildiğini ve sorumluluk yüklenmek istendiğini, davacının yetkisinin devam ettiği süre içinde Işık Eğitim A.Ş.'nin davalı Kuruma hiç bir borcu bulunmadığını, ödeme emirlerine konu borçların kayyım tayininden sonraki dönemde ... borçlar olduğunu belirterek söz konusu ödeme emirlerinin iptal edilmesini talep ve dava etmiştir. Birleşen davada davacı vekili özetle, davacının Işık Eğitim Hiz. Tur. Tic. A.Ş isimli şirketin belli bir dönem yönetiminde bulunan biri olduğunu, davacının yetkilisi bulunduğu şirkete Alanya Sulh Ceza Hakimliği tarafından 03.06.2016 tarihinde kayyım atandığını, davalı tarafından davacıya söz konusu şirketin SGK primi, işsizlik sigortası primi, damga vergisi borcu nedeniyle ödeme emri tanzim edilerek toplam 169.540,67 TL borç ihdas edildiğini ve sorumluluk yüklenmek istendiğini, borcun neredeyse tamamının zamanaşımına uğradığını, zamanaşımına uğramamış olanlar için de davacının sorumluluğunun bulunmadığını, zira söz konusu şirkete kayyım atandığını ve sonrasında çıkartılan KHK ile devletleştirildiğini beyanla dava konusu edilen ödeme emirlerinde geçen toplam 169.540,67 TL amme alacağı yönünden davacı müvekkilin sorumlu ve borçlu olmadığının tespiti ile hakkında düzenlenmiş olan ödeme emirlerinin iptaline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "asıl davanın reddine, birleşen davanın kısmen kabulüne-kısmen reddine, 1-Davalı Kurum tarafından yalnızca takip numaraları 2016/058483, 2016058482 olan 1999/05-06-07-09 ve 2001/01 dönemlerine ilişkin kamu alacakları yönünden gönderilen ödeme emirlerinin zamanaşımına uğraması nedeniyle iş bu ödeme emirlerinden sorumlu olmadığı tespiti isteminin kabulü ile davacının bu ödeme emirlerinden sorumlu olmadığının tespitine, 2-Davalı Kurum tarafından 2006/08, 2010/01-03-07, 2014/09-10-11-12, 2015/01-02-03-04-05-06-08-10, 2016/06-07 dönemlerine ilişkin kamu alacakları yönünden gönderilen diğer ödeme emirlerinden sorumlu olmadığı tespiti isteminin reddine, 3-Davacının asıl dava ve birleşen davaya konu ettiği ödeme emirlerine bağlanan Kurum alacağının dava açıldıktan sonra ödendiği anlaşılmakla ödemelerin infaz aşamasında dikkate alınmasına, davaya konu iş bu ödeme emirlerinin iptaline karar verilmesine yer olmadığına" karar verilmiştir. Kararın gerekçesinde, "Davacının borçlu şirketteki hissedarlık durumu, ödeme emirlerine konu prim borçlarının ait olduğu aylar, davalı Kurum tarafından takip işlemlerine başlanılan tarih ve ilgili yasal düzenlemeler dikkate alındığında davalı Kurum tarafından 1999/05, 06, 07, 09 ve 2001/01 dönemlerine ilişkin kamu alacakları yönünden süresinde işleme geçilmemesi nedeniyle alacakların zamanaşımına uğradığı; yine davalı Kurum tarafından 2006/08, 2010/01, 03, 07, 2014/09, 10, 11, 12, 2015/01, 02, 03, 04, 05, 06, 08, 10, 2016/06, 07 dönemlerine ilişkin kamu alacakları yönünden, davacının dava konusu ödeme emirlerinde talep edilen Kurum alacaklarından ise Işık Eğitim Hizmetleri A.Ş.'nin kayyım atanmadan önceki son yönetim kurulu üyesi olması nedeniyle sorumluluğunun bulunduğu sonucuna varılmıştır. Bölge Adliye Mahkemesi kaldırma ilamı, davalı Kurumdan gelen müzekkere yanıtı, Kuruma haricen yapılan ödemeler, ödeme emrine konu edilen bir kısım borçların zamanaşımına uğradığı, bir kısmının ise ödeme emrine konu edilebileceği, netice itibariyle davaya konu olan tüm borcun ödenmiş bulunduğu dikkate alınarak davanın bir kısım menfi tespit talebi yönünden kabulüne bir kısım taleplerin reddine, borcun, dava açıldıktan sonra ödendiği anlaşıldığından takiplerin iptaline karar verilmesine yer olmadığına dair karar vermek gerektiği" belirtilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekilinin istinaf başvurusunda bulunması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı Kurum vekilinin istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı Kurum vekili özetle, Alanya Sosyal Güvenlik Merkezinin 05.04.2022 tarih, E-51585945-206.16.01-43240516 sayılı yazısında: "..Alanya Sosyal Güvenlik İcra Servisince yapılan araştırmada ilgili şirketin borcunun olmadığının tespit edildiğinin" bildirildiğini; borçların dava açıldıktan sonra ödenmesi nedeni ile davanın konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekirken kısmi kabul kısmi ret kararı verilmesinin hatalı olduğunu; ret kararı verilen takipler yönünden ise Kurum lehine %10 zamla tahsile karar verilmesi gerekirken verilmemesinin doğru olmadığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık ödeme emrinin iptali istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davalı Kurum vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 12.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.