Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/13656 E. 2024/13676 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/13656
Karar No
2024/13676
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/2902 E., 2023/1294 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Kozan 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi SAYISI : 2019/51 E., 2021/157 K. Taraflar arasındaki asıl davada ölüm aylığı bağlanması gerektiğinin tespiti ile birleşen davada yersiz aylıkların tahsili amacıyla başlatılan takibe vaki itirazın iptali davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın asıl davanın reddine/birleşen davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı Kurum vekili ile davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.DAVA 1.Asıl davada davacı dava dilekçesinde özetle; ... 'la evliyken 29.03.2013 tarihinde geçirdiği bir trafik kazası sonunda yaralandıkları, birbirlerinin kahrını çekemeyecek durumda olduklarından 28.09.2015 tarihinde boşandıkları, boşanmalarına aralarındaki yaş farkınında etkili olduğu, kendisinin 42 yaşında, eşinin ise 67 yaşında olduğu, boşandıktan sonra kendisinin yakın gördüğü insanların yanında kaldığı, bir süre de Osmaniye kadın sığınma evinde kaldığı, daha sonra babası ...'dan ölüm aylığı bağlandığı, 11 ay boşandığı ... 'la ayrı yaşadıkları, ancak daha sonra 26.07.2016 tarihinde geri evlendikleri, eşi ... 'ın 22.11.2018 tarihinde öldüğü, kendisinin SGK'ya babasının ölüm aylığı için müracaat ettiğinde SGK tarafından 06.12.2018 tarihli yazıyı ile boşanma sürecinde almış olduğu paraların 5510 sayılı Kanun'un 96. maddesine göre iadesi için hakkında dava açıldığından bahisle tekrar maaş bağlanamadığının bildirildiği, eşiyle boşanmış olduğu süre zarfında (ki bu sure 11 aydır) almış olduğu ölüm aylığı ile ilgili olarak SGK Kozan 1. Asliye Hukuk Mahkemesinde 2018/527 Esas sayılı alacak (itirazın kaldırılması) davası açıldığı, bu davada denetmen raporuna ve şahit deliline dayandıkları, ancak doğruyu bilip bilmediği şüpheli olan bir tanığın ve doğru tespit yapılıp yapılmadığı belli olmayan bir denetmen raporuna göre bir insanın hayatının karartılmaması gerektiği iddiasıyla babasından dolayı ölüm (yetim) aylığı bağlamasının gerektiğinin tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. 2.Birleşen davada birleşen davanın davacısı Kurum vekili dava dilekçesinde özetle; Kurumca ... Bağ-Kur ve ... TC. Kimlik numaralı sigortalısı ...'nın 18.04.2006 tarihinde vefat etmesi üzerine hak sahiplerine ölüm aylığı bağlandığı, ... TC. Kimlik numaralı ...'ın maaşının eşinden boşandıktan sonra boşandığı eşiyle birlikte yaşamaya devam ettiği için (muvazaalı boşanma nedeniyle) ...'a bağlanan aylığın kesildiği ve kendisine 3.749,69 TL borç çıkarıldığı, ayrıca borçlunun eşinden boşandıktan sonra, boşandığı eşiyle beraber yaşamaya devam ettiği süre içerisinde davacı Kurumdan yersiz olarak 13.394,63 TL sağlık yardımı aldığı, davalının sırf babası ...'dan aylık alabilmek için eşinden muvazaalı olarak boşandığı, bu durumun dair Osmaniye Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü Denetmeni ...'ın 06.01.2017 tarih ve 01 sayılı araştırma ve inceleme raporuyla tespit edildiği, SGK Osmaniye İl Müdürlüğünün bu tespiti üzerine almakta olduğu yersiz maaşların kesildiği tarihe kadar kendisine yapılan ödemelerin iadesi ve ayrıca yapılan yersiz sağlık giderinin ödenmesi için kendisine tebligat çıkarıldığı, ancak davalının bu ödemeleri Kuruma iade etmediği, bunun üzerine davalı borçlunun yersiz olarak aldığı maaş için Kozan İcra Müdürlüğü'nün 2017/3704 sayılı dosyasıyla icraya verdikleri, ayrıca davalı borçlunun yersiz olarak almış olduğu sağlık yardımı içinde Kozan İcra Müdürlüğünün 2017/3703 sayısıyla icraya verdikleri, borçlunun her iki icra takibine karşı da borcu olmadığından bahisle borcun aslına ve faizine itiraz ettiği ve takibin durdurulmasına karar verildiği iddiasıyla Kozan İcra Müdürlüğünün 2017/3703 ve 2017/3704 esas sayılı takip dosyalarına davalının yaptığı tüm itirazların iptaline, takibin devamına, davalı itirazın kötü olduğundan % 20 oranında icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II.CEVAP Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının davasının yersiz olduğu, davacının Kurum sigortalısı ...'nın 18.04.2006 tarihinde vefat etmesi üzerine ölüm aylığı aldığı, ölüm aylığı bağlandıktan sonra boşandığı eşi ... ile birlikte yaşamaya devam ettiğinin Kurum denetmenlerince tespit edildiği ve bağlanan ölüm aylığı kesilerek 3.746,96 TL borç tahakkuk ettirildiği işlemlerin yerinde olduğu savunmasıyla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III.İLK DERECE MAHKEME KARARI İlk Derece Mahkemesi tarafından; davacı ...'ın, muvazaalı olarak boşandığı iddia edilen dönem olan 28.11.2016 - 06.01.2017 tarihleri arasında, eşi ... ile birlikte gayriresmi olarak yaşadığı halde davalı Kurumdan babasının ölümü nedeniyle dul/yetim aylığı alarak ve bu dönemde SGK kapsamında tedavi olarak davalı ... zarara uğrattığının kurumlardan gelen yazı cevapları, dinlenen tanık beyanları ve özellikle de bu tarihler arasında ...'ın kendisini taciz ettiğini iddia ettiği kişiler hakkında Kadirli Cumhuriyet Başsavcılığına hitaben yapmış olduğu şikayet dilekçesi içeriği ve Kadirli Cumhuriyet Başsavcılığının 2016/529 soruşturma sayılı dosya içeriğinden anlaşıldığı gerekçesiyle ası davanın reddine, birleşen davanın kabulü ile davalı ...'ın, Kozan İcra Dairesinin 2017/3703 Esas ve 2017/3704 Esas sayılı dosyalarına yapmış olduğu itirazların iptali ile icra takibinin kaldığı yerden devamına, davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir. IV.İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf yoluna başvurmuşlar ve Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı ...'ın eşi ile 17.08.2012 tarihinde evlendikleri, 28.09.2015 tarihinde boşandıkları, yaklaşık 11 ay sonra da 26.07.2016 tarihinde yeniden evlendikleri, dinlenen tanık beyanları ile taraflar arasındaki boşanmanın gerçek bir boşanma olmadığı, birleşen dosya içinde bulunan davacının araba satışına ilişkin noter belgesinde, davacının adresinin boşandığı eşin adresi olan Kızılömerli olarak belirtildiği, dinlenen Kızılömerli köy sakinlerinin beyanlarından da tarafların fiili olarak evliliklerine devam ettiğinin anlaşıldığı gerekçesiyle istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. V.TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1.Birleşen davanın davacısı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu olayda Kurumun alacağı likit olup davalı borçlunun haksız ve kötü niyetli olarak borcuna itiraz ettiği için aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiği iddiasıyla temyiz isteminde bulunmuştur. 2.Asıl davanın davacısı vekili temyiz dilekçesinde özetle; bilgi sahibi olmayan insanların beyanı ve gerçeği yansıtmayan raporları esas alındığı, boşandığı eşinin sakat kalmasından dolayı vicdan azabı çekmemek ve eski eşine bakabilmek için tekrar evlenemeye ikna amacıyla bir iki saat görüşme dışında görüşmediği ve sonra evlendiği iddiasıyla temyiz isteminde bulunmuştur. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, asıl davada boşandığı eşiyle fiilen birlikte yaşadığı gerekçesiyle kesilen ölüm aylığının yeniden bağlanması gerektiğinin tespiti ile birleşen davada yersiz aylıkların tahsili amacıyla başlatılan takibe vaki itirazın iptaline ilişkindir. 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre asıl dava davacısının tüm temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun icra takip tarihinde yürürlükte olan 67. maddesinin ikinci fıkrasında, borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse alacaklı yararına ve istem üzerine tarafların durumuna, davanın ve hüküm altına alınan şeyin tahammülüne göre, hüküm altına alınan tutarın %20’sinden aşağı olmamak üzere uygun bir tazminata karar verileceği yönünde düzenleme öngörülmüştür. İtirazın iptali davalarında icra inkâr tazminatına hükmedilebilmesi için diğer koşulların yanında takibe konu alacağın likit olması da zorunludur. Anılan tür bir alacaktan söz edilebilmesi için ise gerçek tutarın belli ve sabit olması veya borçlu tarafından belirlenebilmesi için alacağın tüm unsurlarının bilinmesi ya da bilinebilecek durumda bulunması gereklidir. Buna göre alacağın likit nitelikte olduğunun kabulü için borçlu tarafından tutarın araştırılarak belirlenmesi olanağının varlığı yeterlidir. 3. Yukarıdaki açıklamalar ışığında dava değerlendirildiğinde, asıl alacak niteliğindeki yersiz ödenen ve icra takibine konu yapılan aylığın, takip ve dava tarihi itibarıyla varlığı ve tutarının belli ve sabit dolayısıyla, likit nitelikte olduğu belirgin bulunduğundan, birleşen davanın davacısı alacaklı Kurum yararına, davalının icra inkâr tazminatıyla sorumluluğuna hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması usûl ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun’un 370. maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca kararın düzeltilerek onanması gerekir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Asıl dava davacısı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine, 2.Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 3.İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının (2) numaralı bendinin (c) alt bendi tümüyle silinerek yerine "Kozan İcra Müdürlüğü'nün 2017/3703 ve 2017/3704 takip sayılı icra dosyalarında takip konusu alacağın %20'si oranında icra inkâr tazminatının birleşen davanın davalısından alınarak birleşen davanın davacısı Kuruma verilmesine," yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının ilgiliden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 24.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2024/13656, K. 2024/13676, T. 24.12.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2024-13656-e-2024-13676-k-d82bd4af5b21