Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/13468 E. 2024/13152 K. – Hizmet Tespit
Konu: Hizmet Tespiti
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/13468
- Karar No
- 2024/13152
- Karar Tarihi
- Konu
- Hizmet Tespiti
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/2287 E., 2024/363 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 13. İş Mahkemesi SAYISI : 2020/192 E., 2022/189 K. Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekilleri ile fer'i müdahil Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, taraf vekilleri ile fer'i müdahil Kurum vekili tarafından ayrı ayrı temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının 17.09.2017-12.05.2020 tarihleri arasında davalıya ait ... Oto Yıkama adlı iş yerinde oto yıkama elemanı olarak çalıştığı, aylık 2.700,00 TL ücret aldığı, bir öğün yemeğin işveren tarafından verildiği, davacının sigorta primlerinin yatırılmadığı, kendisine ödenmesi gereken bir takım işçilik alacaklarının hiç ödenmediği iddiasıyla davacının 17.09.2017 ile 12.05.2020 tarihleri arasındaki kesintisiz çalışmalarının tespit edilmesine ve tespiti yapılan döneme ilişkin yatırılmayan sigorta primlerinin davalı işveren tarafından ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II.CEVAP 1.Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; zamanaşımı ve husumet yönünden itirazda bulundukları, davacı tarafın SGK'ya dava öncesi başvuruda bulunmamışsa davanın reddine karar verilmesini talep ettikleri, 506 sayılı Kanun'un 79/1 maddesine göre çalıştırılan işçilerin sigorta primleri hesabına esas tutulan kazançlar toplam prim ödeme gün sayıları ile sigorta primlerini gösteren kayıt belgelerin Kuruma bildirilmesi mecburiyeti işverene ait bir yükümlülük olup bildirilmeyen bu kayıtlar için Kurumun sorumlu tutulması mümkün bulunmadığı, SGK dava açılmasına sebebiyet vermediğinden yargılama giderleri ve vekâlet ücretine hükmedilmemesi gerektiği, tarafların kusurları SGK'ya yüklenemeyeceği savunmasıyla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. 2.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının davalıya ait iş yerinde 25.08.2015-31.08.2016 tarihleri arasında çalıştığı ve bu tarihten sonra davalı iş yerinde bir çalışmasının olmadığı, davacının tüm hak ve alacaklarının kendisine ödendiği, sigorta primlerinin tam ve eksiksiz olarak yatırıldığı, davacının davalıdan borç talep ettiği, davalının bu talebi karşılamaması üzerine davacının bu davayı açtığı, 2015-2016 yılları arasında çalışıp bütün haklarını aldıktan sonra yıllar boyunca kayıt dışı çalışma iddiasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu savunmasıyla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III.İLK DERECE MAHKEME KARARI İlk Derece Mahkemesi tarafından yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararla; 17.09.2017-12.05.2020 tarihleri arasında davalıya ait iş yerinde, ..., ..., ..., ... ve ...'in sigortalı olarak bildirildikleri, ..., ..., ... ve ... beyanlarında davacının 17.9.2017-12.05.2020 tarihleri arasında davalıya ait iş yerinde çalıştığını, ... ise davacının 2015 yılı Ağustos ayında işe girip 1 sene çalıştığını, sonra işten ayrıldığını ve bir daha çalışmadığını beyan ettikleri,Tanık ...'in ise davacının davalıya ait iş yerinde çalıştığını ancak hangi tarihler arasında çalıştığını bilmediğini beyan ettiği, tanık beyanlarından davacının asgari ücret ile çalıştığı, zaten yaptığı iş gereği asgari ücretle çalışmasının hayatın olağan akışına uygun olduğu, davacının prime esas kazanç miktarının asgari ücret üzerinden hesaplanması gerektiği, tanık ifadelerinden davacının 17.09.2017-12.05.2020 tarihleri arasında davalıya ait iş yerinde oto yıkama elemanı olarak çalıştığının anlaşıldığı gerekçesiyle davacının davasının kısmen kabulü ile davacının davalı nezdinde 17.09.2017 ile 12.05.2020 tarihleri arasında asgari ücrete esas primle kesintisiz olarak çalıştığının tespitine, davacının 2.700,00 TL sigorta primine esas kazanç ile çalıştığı tespiti talebinin reddine karar verilmiştir. IV.İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri ile fer'i müdahil Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosyadaki bilgi ve belgelerden, davacının Eylül 2017- Mayıs 2020 tarihleri arası davalı işveren nezdinde çalıştığının tespiti ile sigorta primine esas kazancın belirlenmesini talep ettiği, davacı adına Haziran/2015 tarihinden Ağustos/2016 tarihleri arası dönemlerin davalı tarafından bildirildiği, sendikalardan emsal ücret kayıtlarının getirtildiği davalı taraf cevap dilekçesinde davacının 2015-2016 arası çalıştığını ve buna ilişkin ibraname ve kıdem tazminat bordrolarını sunduğu, dinlenen bordro tanığı davacının bir süre çalışıp ayrıldığını ve sonra tekrar gelip çalışmaya başladığını, ikinci çalışmanın 2017 yılı sonbahar aylarında başladığını belirttikleri, davalı tarafından gösterilen tanıkların bir kısmı da fili çalışmayı doğruladıkları, hizmet tespiti talebi yönünden bordro tanıklarını beyanları dikkate alınarak davanın kabulüne, sigorta primine esas kazanç tespiti yönünden ise ödemelere ilişkin yazılı herhangi bir bilgi belge bulunmadığından bu talep yönündende davanın reddine yönelik mahkeme kararı yerinde olduğu gerekçesiyle istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. V.TEMYİZ A.Temyiz Sebepleri 1.Davalı işveren vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacının 31.08.2016 tarihinden sonra çalışması bulunmadığı, sigortasız çalıştırılmadığı, tanıkların hangi tarihte çalışmaya başladığına ilişkin beyanı olmadığı, davanın ispat edilemediği ve tanık beyanlarının çelişkili olduğu iddiasıyla temyiz isteminde bulunmuştur. 2.Davacı vekili katılma yoluyla temyiz dilekçesinde özetle; ücretin tanık beyanları ile doğrulandığı, emsal araştırması ve özellikle sunulan TÜİK verileri ile iddianın ispat edildiği iddiasıyla temyiz isteminde bulunmuştur. 3.Fer'i müdahil Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; hak düşürücü sürenin geçtiği, yöntemince araştırılma yapılmadığı, davanın ispat edilemediği iddiasıyla temyiz isteminde bulunmuştur. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davacının davalı işveren nezdinde 17.09.2017-12.05.2020 tarihleri arasında en son 2.700,00 TL net ücretle hizmet akdine tabi çalıştığının tespitine ilişkindir. 1.Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre; davacı vekilinin tüm, davalı vekili ile fer'i müdahil Kurum vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. 2.5510 sayılı Kanun kapsamında sigortalılık niteliği, anılan Kanun'un 4. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendine göre hizmet akdi ile bir veya birden fazla işveren tarafından çalıştırılmakla ve 7. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendi uyarınca çalışmaya başladıkları tarihten ibaren edinilir. Söz konusu sigortalılık niteliği anılan Kanun'un 9. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendi uyarınca hizmet akdinin sonlandığı tarihte sona erer. 3.Anayasa'nın 60. maddesinde yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi gözetildiğinde, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin davalar kamu düzeni ile ilgili olduğundan özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmeleri zorunludur. Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip gerek görüldüğünde kendiliğinden araştırma yapılarak delil toplanabileceği açıktır. 4.Somut olayda; davalı işveren, davacının 25.08.2015-31.08.2016 tarihleri arasındaki çalışmalarını fer'i müdahil Kuruma süresinde ve tam olarak bildirmiştir. Bildirimlerin yapıldığı davalı işverene ait iş yeri 06.04.2004 tarihinden itibaren 506 / 5510 sayılı Kanun kapsamında olan oto aksesuar, yağlama ve araç yıkama vs iş yeridir. Davacının davalı işverene ait anılan iş yerinde 17.09.2017 tarihinde yeniden çalışmaya başladığının tespitine ilişkin karar yerindedir. 5.Ne var ki; 11.03.2020 tarihinde Dünya Sağlık Örgütü tarafından ilan edilen COVID-19 pandemisi nedeniyle tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de yaygın ve etkili tedbirler alınmış; sokağa çıkma yasakları, kapanmalar, uzaktan eğitim ve maske zorunluluğu gibi kısıtlamalar uygulanmaya başlamıştır. Davalı işverenin, ülkemizde alınan bu tür önlemler sırasında faal olmadığı ve davacının bu dönemde çalışmadığı ileri sürülmüş olmasına rağmen, bu hususta herhangi bir araştırma yapılmamıştır. 6.Mahkemece, pandemi döneminde davalı işverene ait iş yerinin faaliyetinin devam edip etmediğinin tespiti amacıyla; iş yerine ilişkin vergi beyannameleri, elektrik, su, doğalgaz gibi abonelik ve tüketim kayıtları ile POS ve fatura hareketleri araştırılarak, söz konusu dönemde iş yerinde fiilen çalışılıp çalışılmadığı belirlenmelidir. Ayrıca İl Hıfzısıhha Kurulu kararları çerçevesinde iş yerinin faaliyet yasağına tabi olup olmadığı da açıklığa kavuşturulmalıdır. Böylelikle, pandemi döneminde davacının fiilen çalışıp çalışmadığı hususu, tüm yönleriyle ve kuşkuya yer bırakmayacak şekilde değerlendirilmeli; deliller birlikte takdir edilerek varılacak sonuç uyarınca bir karar verilmelidir. 7.Mahkemece, açıklanan maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin eksik araştırma ve inceleme neticesinde yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, 3. Peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz eden davalıya iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 17.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.