Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/1313 E. 2024/3990 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/1313
Karar No
2024/3990
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/2332 E., 2023/1922 K. KARAR : Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Giresun İş Mahkemesi SAYISI : 2021/316 E., 2022/301 K. Taraflar arasındaki Kurum işleminin iptali, kesilen ölüm aylığının tekrar bağlanması ve alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ...'nın, babası ...'ın ölmüş ve kendisinin de dul olması sebebiyle dul ve yetim aylığı almaya başladığını, vefat eden babasından aldığı yetim aylığının Kurum denetmen raporuna istinaden kesildiğini ancak müvekkili tarafından Kuruma yapılan başvuru sonrasında davalı Kurumun gerekli araştırmayı yaptığını ve müvekkilinin kanun gereği dul ve yetim aylığına hak kazandığına karar verdiğini ve aylık ücret bağlandığını, ne var ki, davalı Kurumun herhangi bir gerekçe dahi bildirmeden müvekkili nezdinde borç oluşturulduğunu adi posta yoluyla bildirdiğini ve müvekkilinin haciz baskısı altında ödemeyi gerçekleştirdiğini yahut Kurumca aylığına kesinti uygulanarak tahsilat yapıldığını, davalı Kurumun Bağ-Kur aylığını ifade tutanağını gerekçe göstererek gelir tespit ile kestiğini, davalı Kurumun anılan yazısı ile 2013/26 sayılı Genelge sebebiyle müvekkilinin gelirleri üzerinde denetim yapıldığı ve asgari ücret üzerinde kazancı olduğundan bu borcun doğduğunu iddiasını yinelediğini, davalı idare tarafından gönderilen tebliğ aldıkları ödeme emri ile müvekkilinden ...'ndan istenerek temin edilebilecek ödemeyi talep ettiğini, ardından müvekkili tarafından bu tutarın davalı idareye ödenmediğini, bu tutarları iade talepleriyle birlikte işbu usul ve yasaya aykırı ödeme emrinin de iptalini talep zorunluluğu hasıl olduğunu belirterek tebliğ aldıkları ödeme emrinin iptaline, tahsil edilen tutarın ...'ndan istenmesine ve Anayasa aykırı işlemlerinin iptaline/ortadan kaldırılmasına, kesildiği günden bugüne kadar müvekkiline ödenmeyen maaşlarının tutarının tespit edilerek kesildiği tarihten itibaren işletilecek mevduata uygulanan en yüksek faiz ile birlikte müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; Kurum işleminin usul ve yasaya uygun olduğunu beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince "Davanın kabulüne, 1-Davacının, babası üzerinden aldığı yetim aylığının kesilmesine ilişkin Kurum işleminin iptaline, 2-Kurumun işleme dayanarak göndermiş olduğu borç bildirim belgeleri ve ödeme emirlerinin ayrı ayrı iptaline, 3-Davacının babası üzerinden aldığı yetim aylıkları nedeniyle Kuruma borçlu olmadığının tespitine, 4-Davacının babası üzerinden bağlanıp kesilen bağkur yetim aylığının kesilme tarihinden itibaren yeniden başlatılması gerektiğinin tespitine, 5-Davacı ...'nın 26.05.2015 tarihi itibariyle kesilen ölüm aylıklarının kesildiği tarih itibariyle yeniden bağlanarak 27.05.2015-30.09.2016 tarihleri arasında ödenmeyen ölüm aylıklarının ödeme tarihlerinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı Kurum tarafından davacıya ödenmesi gerektiğinin tespitine 6-Davacının haciz baskısı altında ödemek zorunda kaldığı tutarın, ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesi gerektiğinin tespitine 7-Aksine tüm Kurum işleminin iptaline, " karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı Kurum vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilgiliye ait düzenlenen 19.03.2015 tarih 2015/EB-028 sayılı denetmen raporunda; davacının üzerine kayıtlı toplam 10 adet taşınmazın bulunduğunun tespit edildiğini, Malmüdürlüğü ile yapılan yazışmalarda davacının gelir vergisi mükellefi olduğunun belirlendiğini, davacının gelirinin 01.10.2010 tarihinden itibaren brüt asgari ücretin üzerine çıktığının tespit edildiğini ve 2013/26 sayılı genelge gereği 01.10.2010 tarihi itibari ile gelirden çıkarılarak ilgiliye borç oluşturulduğunu, ilgilisinin kendisine borç çıkartılan 26.794,49 TL alacağın aslını ve 2.234,20 TL faizini ödediğini, davalı idarenin yasalar gereği işlem yaptığını belirterek kararı istinaf etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "Somut olayda davacının 4-a sigortalısı eşinin 24.03.1977 tarihinde vefatı üzerine davacıya 01.04.1977 tarihi itibariyle dul aylığı bağlandığı, davacıya 18.12.1993 tarihinde vefat eden bağkur sigortalısı babasından dolayı da 01.02.2010 tarihinden itibaren yetim aylığı bağlandığı, gelir/aylık tutarının brüt asgari ücretin üzerinde olduğu gerekçesiyle babasından dolayı bağlanan yetim aylığının kesildiği ve davacıya 26.794,49 TL borç çıkarıldığı anlaşılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında; hak sahipliği sıfatının kazanıldığı tarihte davacıya aylık bağlanabilmesi için kanun koyucu tarafından aranan tek şart “sosyal güvenlik kanunları kapsamında çalışmama, bu kapsamdaki çalışmalarından dolayı gelir veya aylık almama” koşulu olup, dosya kapsamına göre davacının kendi çalışmasından dolayı gelirinin bulunmadığı, davacının gelirinin brüt asgari ücretin üzerinde olduğu gerekçesiyle yersiz ödendiği belirtilen aylıklar nedeniyle davacıya borç tahakkuk ettirilmesine yönelik Kurum işleminin hatalı olduğu..." gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararı yerinde görülerek istinaf isteminin reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı Kurum vekili özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar ederek Kurum işleminin yerinde olduğunu belirtmek suretiyle kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davacıya çift ölüm aylığı bağlanıp bağlanamayacağına ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 1479 sayılı Kanun'un 45 ve 46 ncı maddeleri 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı Kurum vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 17.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2024/1313, K. 2024/3990, T. 17.04.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2024-1313-e-2024-3990-k-c3f020a08ee3