Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/1226 E. 2024/5124 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/1226
- Karar No
- 2024/5124
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1915 E., 2023/3413 K. KARAR : Esastan red İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 1. İş Mahkemesi SAYISI : 2021/66 E., 2022/109 K. Taraflar arasındaki sigorta primine esas kazancın tespiti istemli davadan dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun süre yönünden reddine, davacı ve davalı SGK vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının davalı işverene ait işyerinde 13.02.2008 - 26.06.2012 tarihleri arasında motor rektefiye ustası olarak çalıştığını, en son aylık net ücretinin 1.700,00 TL olduğu halde primlerinin eksik ödendiğini, Bakırköy 11. İş Mahkemesinin 2012/513 Esas sayılı davada ücretin net 1.700,00 TL olduğunun tespit edildiğini, kararın kesinleştiğini belirterek davacının 2008-2011 yılları arasındaki aylık net ücretinin 1.400,00 TL, 2012 yılının Mart ayından sonraki aylık net ücretinin 1.700,00 TL olduğunun tespitini talep ve dava etmiştir. II.CEVAP 1.Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde özetle; davayı kabul etmediklerini, davacının ücretiyle ilgili varsa eksik bildirimlerin düzeltilmesi için iş yeri muhasebecisi tarafından SGK'ya müracaat edilerek ortaya çıkacak prim farklarını ödeme talebinde bulunduklarını, Küçükçekmece SGM tarafından talebin kabul edilerek tahakkuk ettirilen ceza ve prim farklarının taksitlendirildiğini belirterek davanın reddini istemiştir 2.Davalı SGK vekili cevap dilekçesinde özetle; hak düşürücü sürenin geçtiğini, ücret tespitine ilişkin talebin yasal ve hukuksal tüm incelemeler sonucunda değerlendirilmesi, Kurum kayıtlarının aksinin eşdeğer nitelikte resmi belgelerle kanıtlanması, dava açılmadan önce Kuruma başvurulması gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir. III.İLK DERECE MAHKEME KARARI İlk Derece Mahkemesince, davanın kısmen kabulü ile davacının en son aylık net ücretinin 1.700,00 TL, brüt ücretinin 2.374,63 TL olduğunun tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verildiği görülmüştür. IV.İSTİNAF A.İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf yoluna başvurmuştur. B.İstinaf Sebepleri: 1.Davacı vekili istinaf dileçesinde özetle; ''Mahkemece delil başlangıcı olan belgeler eksik değerlendirilmiştir Dosyaya ibraz ettiğimiz işveren kaşeli ve ıslak imzalı bankaya ibraz olunmak üzere müvekkilime verilen ''27961726268 T.C. numaralı ... 1.400 TL (Bindörtyüz TL) net maaş almakta olup, maaşında hiçbir kesinti ve haciz işlemi yoktur. İşbu belge banka kredi başvurusu için düzenlenmiştir.'' içerikli belge yazılı delil başlangıcı olarak değerlendirilmelidir. Delil başlangıcını düzenleyen 202 nci maddedir. Müvekkilin ücretinin tespiti yönünden tanık beyanları ve daha önce ikame ettiğimiz işçilik alacağı davasındaki deliller huzurda görülen davamızdaki ücret tespitinde de değerlendirmeye alınmalıdır. Dosya kapsamına sunduğumuz maaş yazısı 16.03.2012 tarihinde müvekkilime verilmiştir. Müvekkilim bu tarihten önce 2008-2009-2010 ve 2011 yıllarında da 1.400,00 TL ücretle çalışmıştır. Tanık ... ve maaş yazısı birlikte değerlendirildiğinde işe başladığı 2008 yılından 2012 yılı Mart ayına kadar net 1.400,00 TL ücretle çalışmış olduğu ispatlanmıştır. 2012 yılı Mart ayındaki maaş yazısından da anlaşılacağı üzere bu tarihte de müvekkil net 1.400,00 TL ücret almaktadır. Müvekkilim 2012 yılı Haziran ayına kadar bu ücretle çalışmıştır. Müvekkilin 01.06.2012-26.06.2012 (fesih tarihi) dönemindeki ücreti ise net 1.700,00 TL'dir. Müvekkilin prime esas kazançlarının 13.02.2008-30.05.2012 arası aylık brüt 1.958,29 TL, 01.06.2012-26.06.2012 arası aylık brüt 2.374,63 TL olarak belirlenmesi iken hatalı olarak müvekkilin son ücretinden önceki dönemlerdeki ücretinin ispatlanamadığı yönünde kurulan Mahkeme hükmü açıkça hukuka aykırıdır. Davalı cevap dilekçesinde müvekkilin ücretinin eksik ödendiğini, eksik prim ödemeleri ile ilgili Sosyal Güvenlik Kurumuna başvuru yapıldığını kabul ve beyan etmiştir müvekkilim ilk üç yıl 1.400,00 TL son yıl ise 1.700,00 TL ücret ile çalışmıştır. Kesinleşen Mahkeme kararı ve tanıkların beyanı dikkate alınmadan müvekkilin son ücretinin tarafımızca ispatlanamadığı yönünde hüküm kurulmuş olması hukuka aykırıdır. Müvekkilin iş akdi feshi sonrası Bakırköy 11. İş Mahkemesinin 2012/513 Esas sayılı dosyası ile ikame ettiği davada dinlenen tanıklardan davacı tanığı ... müvekkilin son ücretinin net 1.700,00 TL olduğunu, müvekkilimle aynı işi yapan davalı tanığı kendisinin 1.500,00 TL net ücret aldığını beyan etmişlerdir. Karar kesinleşmiştir. " gerekçesiyle, müvekkilinin son döneminden önceki ücretlerinin ispat edilemediği yönündeki hüküm yönünden istinaf isteminde bulunduğu belirtilmiştir. 2.Davalı ... vekili dilekçesinde özetle; "Bozma ilamına uygun işlem ve inceleme yapmamıştır. Davalı müvekkil ...'ın dava açılmadan evvel Kuruma yapmış olduğu müracaatın akıbetinin araştırılması bu müracaatın sonucunun beklenmesi gerektiği ifade edilmiş olmasına karşın Mahkeme bu kısmı sehven "davacının Kuruma müracaatı biçiminde algılayarak" buna göre inceleme ve eksiklik tamamlama yoluna giderek işleminde maddi hata yapmıştır, delillerin incelenmesi ve değerlendirilmesinde hataya düşülmüştür. Dosyada yazılı delil başlangıcı teşkil eden bir belge bulunmamaktadır. Bankadan kredi çekmek için alınmış olan yazı tarafımızca kabul edilmeyen bir evraktır. Mahkemenin verdiği karar yasa ve usule uygun olmamıştır.15.01.2018 tarihli bilirkişi kök raporunda isabetle tespit edildiği üzere dosyada dayanılan maaş yazısı bankadan kredi çekmek için davacı tarafça bir şekilde temin edilmiş olan müvekkil işveren tarafından(davacının mücerret iddiasının aksine)bizzat imzalanmamış olan, davacı yanca hazırlanıp kendisi tarafından kaşe basılarak baştan savma imzalanmış olması kuvvetle muhtemel bir evraktır. Bu niteliği nedeniyle bu evrak bu davada, Kanunun ve Yargıtay'ın aradığı yazılı delil başlangıcı olarak kabul edilemez. Davacının 4 yıl boyunca aynı ücret ile çalıştığı iddiası hayatın olağan akışına aykırıdır. Davacının aldığını iddia ettiği ücretlere dair resmi bir belge bulunmamaktadır. Ayrıca iddia edilen ücrete dair yazılı bir belge, dekont veya bordro da sunulamamıştır. Davanın reddi gerekir." gerekçesiyle dilekçe sunulmuştur. 3.Davalı SGK vekili istinafında özetle; ''Bozma gerekleri yerine getirilmemiş ve eksiklik giderilmemiştir. Davacının en son aylık net maaşının 1.700,00 TL brüt ücretinin 2.374,63 TL olduğunun tespitine karar verilmiştir. Mahkemece hiçbir resmi belge ve kayıt irdelenmeksizin hüküm kurulmuştur. Mahkemece yeni bir rapor alınmaksızın ilk kararına esas teşkil eden rapor tekrar hükme esas alınmıştır. Karara esas alınan bilirkişi raporunda; Kurum cevapları ve resmi kayıtlar dikkate alınarak a şıkkında davanın reddinin gerekeceği açıkça belirtilmiş olması karşısında dava red edilmelidir. Raporun diğer şıklarına karşı yaptığımız itirazlarımız dikkate alınmaksızın karar verilmiştir. Asgari ücretten daha yüksek bir ücretle çalışıldığı iddiası karşısında H.M.K.’nın ilgili maddeleri gereğince bu iddianın yazılı deliller ile ispatı gerekir. Ücret konusunda dinletilen tanık beyanlarının, çalışıldığı iddia edilen işyerinin kapasite ve niteliği gözetilerek değerlendirilmesi gerekir. 15.01.2018 tarihli bilirkişi raporunun b ve c d ve e şıklarındaki görüşün kabulü mümkün değildir. Asgari ücretten daha yüksek bir ücretle çalışıldığı iddiası karşısında H.M.K.’nın ilgili maddeleri gereğince bu iddianın yazılı deliller ile ispatı gerekir. Ücret konusunda dinletilen tanık beyanlarının, çalışıldığı iddia edilen işyerinin kapasite ve niteliği gözetilerek değerlendirilmesi gerekir. Bakırköy 11.İş Mahkemesinin 2012/513 Esas sayılı dosyasındaki ücretin esas alınması doğru değildir. Alacak davaları ile tespit davalarının yargılanmaları ve ispat yükümlülüğü birbirinden farklıdır. İşçilik alacağına ilişkin davalarda Kurum taraf değildir. Dolayısıyla bu davanın davamız yönünden esas teşkil etmesi de kabul edilemez. Bilirkişinin raporunun e şıkkında işçilik alacaklarına ilişkin dosyayı esas almıştır. Dava hakdüşürücü süreye uğramıştır. Bu tür davalarda davanın tespiti istenen sürenin sonundan başlanarak 5 yıl içerisinde açılması gerekir. Dava sırf tanık beyanlarına dayandırılmıştır. Dinlenen tanıklar da her iki işyerinde çalışan vasıflı personelden değildir. Ücret tediye bordroları incelenmemiş dava konusu dönemlerde ücret alınıp alınmadığına bakılmamıştır. Alacak davaları ile tespit davalarının yargılanmaları ve ispat yükümlülüğü birbirinden farklıdır. "gerekçeleriyle, kararın kaldırılarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. C.Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvuruların reddine karar verilmiştir. V.TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, süresi içinde davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1. Davalı işveren vekili; istinaf sebepleri doğrultusunda temyiz talebinde bulunmuştur. 2.Davalı Kurum vekili; istinaf sebepleri doğrultusunda temyiz talebinde bulunmuştur. C.Gerekçe 1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava; sigorta primine esas kazancın tespiti istemine ilişkindir. 2.İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5510 sayılı Kanun'un 80 inci maddesi. 3. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davalılar vekilleri tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle, Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden ilgiliye yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 09.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.