Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/11979 E. 2024/12838 K.
Konu: Sigorta Başlangıcının Tespiti
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/11979
- Karar No
- 2024/12838
- Karar Tarihi
- Konu
- Sigorta Başlangıcının Tespiti
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/853 E., 2024/1594 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 9. İş Mahkemesi SAYISI : 2018/324 E., 2023/598 K. Taraflar arasındaki sigorta başlangıcının tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde, davacının, davalı işverene ait işyerinde 01.09.1991 – Mayıs/1993 tarihleri arasında Halkla İlişkiler ve Tanıtım Temsilcisi olarak asgari ücretle çalıştığına ve sigortalılık başlangıç tarihinin 01.09.1991 olarak tespitine karar verilmesini talep etmiş, 02.11.2023 tarihli dilekçesiyle talebini sigortalılık başlangıç tarihinin 01.09.1991 olduğunun tespiti istemi olarak sınırlandırmıştır. II. CEVAP 1.Davalı SGK vekili cevap dilekçesinde davada hak düşürücü sürenin söz konusu olduğunu, çalışma iddiasının resmi ve yazılı delillerle kanıtlanması ve fer'i müdahil sıfatı bulunan Kurum aleyhinde hüküm kurulmaması gerektiğini beyanla davanın reddini talep etmiştir. 2.Davalı işveren şirket adına davaya cevap verilmemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulü ile davacının 01.09.1991 tarihli işe giriş bildirgesi ile 164462.35 sicil numaralı ... Halkla İlişkiler Ser. Dan. Araş. İlet. Fuar. Org. Hiz. Ltd. Şti. ünvanlı işyerinde 1 gün süre ile çalıştığının ve davacının sigortalılık başlangıç tarihinin 01.09.1991 tarihi olduğunun tespitine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı SGK vekili istinaf dilekçesinde, işe giriş bildirgesinin tek başına fiili çalışmayı ortaya koymaya yeterli olmadığını; eylemli çalışmanın hizmet tespitine ilişkin davalarda geçerli yöntem ve kanıtlarla kanıtlanamadığını ve davanın reddine karar verilmesi gerekirken yetersiz tanık anlatımlarına dayanılarak kabulüne karar verilmiş olmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu beyanla, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı Kurum vekili, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini belirterek kararın temyizen bozulmasını talep etmişlerdir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık sigorta başlangıcının tespiti istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369. maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371. maddeleri. 2. 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanun'un 2., 6., 9., 79., 108. hükümleridir. Bir kimsenin sigortalı sayılabilmesi için sigortalı işe giriş bildirgesinin varlığı yeterli olmayıp aynı zamanda o kimsenin Yasanın belirlediği biçimde (506 sayılı Kanun'un 2. maddesi ve 5510 sayılı Kanun'un 4/a maddesi) eylemli olarak çalışması da koşuldur. Bu yön 506 sayılı Kanun'un 6. maddesi ile 5510 sayılı Kanun'un 7/a maddesinde ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 1999/21-549-555, 2005/21-437-448 ve 2007/21-306-320 sayılı kararlarında da vurgulanmıştır. Bu bakımdan davacının işyerinde eylemli olarak çalışıp çalışmadığının yöntemince araştırılması gerektiği ortadadır. Hizmet tespitinin bir türü olan sigortalılık başlangıç tespiti davasında, dava konusu dönem yönünden hem çalışmaların geçtiği işyerinin varlığı hem de sigortalının çalışmalarının gerçek ve sigortalı çalışma olduğunun hiçbir teredüte yol açmayacak şekilde ispatlanması gerekmektedir. Bu tür davalar yalnızca bir günlük çalışmanın tespitinden ibaret olarak görülmemeli, bir günlük çalışmanın kabulü ile saptanacak sigortalılık başlangıcının sigortalıya sağlayacağı sigortalılık süresi ile birlikte kazandıracağı haklar dikkate alınmalı ve giriş bildirgesi ile birlikte eylemli çalışmanın bulunup bulunmadığı özellikle belirlenmelidir. Bu da dava konusu çalışmaların sigortalı çalışma niteliğinde olup olmadığı, sigortalı çalışma niteliğinde ise çalışmanın varlığı yönünden dönemde bordrolu olan tanık, yoksa komşu işyeri tanığı araştırarak ifadelerinin alınması, varsa bu döneme ilişkin makbuz, fatura, defter gibi tüm kayıt ve belgelerin incelenmesi, 506 ve 5510 sayılı Kanunlar ile Yargıtayın yerleşik içtihatları gereğidir. 3. Değerlendirme 1.Sigortalılığın kabulü ve hüküm altına alınabilmesi için mutlak koşul niteliğindeki hizmet akdinin ve eylemli çalışmanın varlığı ortaya konulmalıdır. Buna göre eldeki davada, Mahkemenin verdiği hüküm eksik inceleme ve araştırmaya dayalıdır. 2.Mahkemenin yazılı hükmü, eksik inceleme ve değerlendirmeye dayalıdır. Yukarıda anılan yasal düzenleme ve açıklamalara göre inceleme konusu dava değerlendirildiğinde, davacı adına dava dışı ... Ltd. Şti. ünvanlı işverenin 164462 sicil no.lu işyerinden 01.09.1991 tarihli işe giriş bildirgesi verilmiş olduğu, işyerinin organizasyon mahiyetli olduğu, 01.11.1983-31.12.2015 tarihleri arasında kanun kapsamında olduğu ve işyerinin 1991/1-3 arası dönem bordrolarının dosya içine alındığı, dava konusu dönem olan 1991/3. dönemde 11 kişinin bildirildiğinin anlaşıldığı, bu dönem çalışanlardan 4 kişinin Mahkemece dinlendiği,bunlardan sadece ...'nın davacıyı tanıdığı, diğer dinlenen kişilerin ise davacıyı hatırlayamadıklarını beyan ettikleri, böylelikle anılan tanığın beyanı ile diğer deliller değerlendirilmek suretiyle eksik araştırma ve incelemeye dayalı şekilde hüküm kurulduğu anlaşılmıştır. 3.Buna göre Mahkemece, bordrolu 11 çalışandan dinlenen 4 ünden sadece biri olan ...'nın çalışmayı doğruladığı, diğer 3 kişinin davacıyı tanımadığını beyan ettikleri değerlendirilerek bordrolu çalışan olarak bildirilen diğer 7 çalışanın da tanık olarak beyanları alınmalı, beyanlarının yetersiz olması ya da dinlenmemeleri halinde dava konusu dönemde işyerine komşu işyeri ve kayda geçmiş çalışanlarının, vergi, belediye, SGK ve emniyet aracılığıyla yapılacak araştırmayla yöntemince saptanarak sigortalılık ve vergi kayıtları da getirtilmek suretiyle re’sen bilgi ve görgülerine başvurulmalı, bu şekilde komşu işyeri ve çalışanlarının tespit edilememesi halinde tarafların da beyanları alınarak çalışmayı bilebilecek olan kişilerin tespit edilerek sigortalılık ve vergi kayıtları da getirtilmek suretiyle beyanları alınmalı böylelikle, davacının işyerinde çalışıp çalışmadığı hususu hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak şekilde belirlenmelidir. 4.Bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, yazılı şekilde karar tesisi, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. VI. KARAR Açıklanan sebeple, 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 11.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.