Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/11864 E. 2025/1071 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/11864
Karar No
2025/1071
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/2704 E., 2024/1154 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 29. İş Mahkemesi SAYISI : 2021/191 E., 2022/418 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı fer'i müdahil Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının sigorta giriş tarihinin 15.03.1989 olduğunun ve davalı iş yerinde 15.03.1989-31.03.1989 tarihleri arasında çalıştığının tespitini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı davaya cevap vermemiştir. 2.Fer'i müdahil SGK vekili cevap dilekçesinde özetle; iş yerinin varlığı, iş yerinin 506 sayılı Kanun kapsamına girip girmediği, işverene ait iş yeri kayıtları incelenmesini, hizmet akdiyle çalıştığı iddia edilen döneme ait belgelerin Kuruma verilip verilmediği ya da çalışmaların Kurumca tespit edilip edilmediğinin araştırılmasını, davacının iş yerinde devamlı olarak hizmet akdiyle çalışmış olduğu, tanık beyanları dışında, resmi, yazılı ve sağlıklı deliller ile ispatlanması gerektiğini, hizmetin geçtiği iddia edilen sürede iş yerinin 506 sayılı Kanun kapsamında bulunup bulunmadığı, iş yerinin gerçekte var olup olmadığı vergi dairelerinden, esnaf ve sanatkarlar sicilinden, meslek kuruluşlarından sorulması ve bu kayıtların incelenmesi gerektiği, davalı işverene bağlı olarak fiilen çalışıldığı ispatlanması, çalışmanın niteliği ve ödenen ücret somut deliller ile ispat edilmesi gerektiği, çalışma konusu işin niteliği, devamlılık gösterip göstermediği dikkate alınarak ücret konusu titizlikle araştırılmasını, asgari ücretten daha yüksek bir ücretle çalışıldığı iddiası karşısında bu iddianın yazılı deliller ile ispatı gerektiğini, ücret konusunda tanık beyanlarının iş yerinin kapasite ve niteliği gözetilerek değerlendirilmesi gerektiğini, mutlaka tanık dinlenmesi gerekiyorsa, tanıkların çalışıldığı iddia edilen iş yerindeki işi bilen ve tanıyan, aynı zamanda dönem bordrolarında adı geçen kişilerden olmasına dikkat edilmesini, kurum dava açılmasına sebebiyet vermediğinden, davanın kabulü halinde aleyhine vekalet ücretine hükmedilmemesi gerektiğini, öncelikle davanın hak düşürücü süre yönünden reddinin, aksi kanaat halinde davanın esastan reddinin, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davacı üzerine yükletilmesine karar verilmesini arz ve talep etmişlerdir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının davasının kabulü ile, davacının davalı ...'a ait iş yerinde 15.03.1989-31.03.1989 tarihleri arasında brüt asgari ücret üzerinden çalıştığının ve sigorta başlangıcının 15.03.1989 tarihi olduğunun tespitine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde fer'i müdahil Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile yapılan yargılama neticesinde, dosya kapsamı ile mevcut delil durumu ve talep konusu dönem itibarıyla, davacının çalışmalarının işveren yönetiminde eylemli ve gerçek bir çalışmaya dayandığı ispatlandığından fer'i müdahil Kurum vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Fer'i müdahil SGK vekili temyiz başvurusunda; 5 yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra davanın açıldığını, eksik inceleme ile hatalı karar verildiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, hizmet ve sigortalılık başlangıç tarihinin tespiti istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup fer'i müdahil Kurum vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 23.01.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2024/11864, K. 2025/1071, T. 23.01.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2024-11864-e-2025-1071-k-d36ab9d42ede