Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/11323 E. 2024/14002 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/11323
- Karar No
- 2024/14002
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1818 E., 2024/1937 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Alanya 3. İş Mahkemesi SAYISI : 2021/514 E., 2021/111 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalıya ait iş yerinde işe başlama tarihinin 02.05.2011 olarak tespiti ile yatırılmayan ve eksik yatırılan sigorta primlerinin tespitine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı Kurum vekili özetle, davanın reddini talep etmiştir. Davalı işveren vekili özetle, davanın reddini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "davanın açılmamış sayılmasına" karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "Mahkemece her iki davalının da kendisini vekille temsil ettirdiği göz önüne alınarak davalılar lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken gerekçeli kararın hüküm kısmının 6 numaralı bendinde "davalı ... kendini vekil ile temsil ettirdiğinden, karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T.‘ne göre 5.100,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine," şeklinde hüküm kurulması hatalıdır. Bu itibarla sonuç olarak, davalı SGK'nın istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince ortadan kaldırılarak davalılar lehine vekalet ücretine hükmedilecek şekilde yeniden karar vermek gerekmiş" gerekçesiyle "davanın açılmamış sayılmasına,..., davalılar kendilerini vekil ile temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre 17.900,00 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalılara verilmesine" karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili, davalı işveren ile davacı arasındaki uyuşmazlığın ihtiyari arabuluculuk yoluyla çözüldüğünü, taraflarca anlaşma şartlarının belirlendiğini, bu kapsamda anlaşma belgesine uygun olarak dosya takibinin bırakıldığını, Mahkemece dosyanın işlemden kaldırılmasına ve neticede davanın açılmamış sayılmasına karar verildiğini, taraflar arasındaki anlaşma-arabuluculuk belgesinin sunulduğunu, işbu belgeye göre davalı işverenin herhangi bir vekalet ücreti talebi olmadığını, bu kapsamda Bölge Adliye Mahkemesince öncelikle davalı işveren lehine vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu, ayrıca SGK yönünden de lehe vekalet ücretine hükmedilmiş olmasının usule, yasalara ve hakkaniyete aykırılık teşkil ettiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, hizmet tespitine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve vekalet ücretine ilişkin değerlendirmenin yerinde olmasına göre usul ve kanuna uygun olup, davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 26.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.