Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/11275 E. 2025/1061 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/11275
- Karar No
- 2025/1061
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1428 E., 2024/1461 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Konya 3. İş Mahkemesi SAYISI : 2023/148 E., 2024/102 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili ve fer'i müdahil Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının SGK'dan emekli olduktan sonra 22.07.2007 tarihinden davalı işverence çıkarıldığı 22.07.2016 tarihine kadar aralıksız ve kesintisiz olarak davalı şirkette işçi sıfatı ile çalıştığını belirterek hizmetlerinin tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının iddialarının asılsız olduğunu, davalı müvekkilin turizm taşımacılık işleri üzerinden ticari hayatının olduğunu, işin kapsamında gerek okul öğrenci servis taşımacılığı gerekse günü birlik veya hafta sonu turları yaptıklarını, davalı şirketin işi gereği hafta sonu veya günübirlik turlarda sürekli istihdam gereği bulunmadığını, işin niteliği ve mesafesine göre müşterilerinin taşınacağı araçlar için şoför istihdam edildiğini, davacının da ara sıra günübirlik ve hafta sonu turları için hizmette bulunduğunu, davalı şirket ve davacı arasında bu tür işlerde kendisinin süreli hizmet sözleşmesi bulunduğunu ve sigorta primlerinin düzenli olarak yatırıldığını, müvekkil şirket tarafından çalışanlarının sigorta primlerinin kanuna uygun bir şekilde yatırıldığını, bunun için özellikle ihtimam gösterildiğini, davalı şirketin işi gereği dönemsel olarak yapılan çalışmaların süreklilik arz etmediğini ve bu tür kısa süreli işlerde sürekli olarak davacının tercih edilmediğini, bu nedenlerle mesnetsiz davanın reddini talep etmiştir. Fer'i müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulü ile davacının davalı iş yeri nezdinde 22.07.2007-22.07.2016 tarihleri arası dönem dava dışı ... (30.12.2011-08.06.2012) ile ... şirketlerinden (11.06.2012-01.09.2012) tarihleri arası dönem yapılan hizmet bildirimleri dışlanmak suretiyle ay içerisinde 18 gün kısmi süreli hizmet akdine istinaden kesintisiz çalıştığının tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili ile fer'i müdahil Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; davalı şirkette servis şoförü olarak çalıştığını beyan eden davacının 24.02.2011-31.05.2011, 01.10.2011-30.11.2011, 28.09.2012-06.03.2013, 09.10.2013-24.03.2014, 15.10.2014-31.12.2014, 24.10.2015-11.01.2016 tarihleri arasında davalı şirkette geçen çalışmalarının ayda 10 gün üzerinden fer'i müdahil Kuruma (06) kodu ile “ kısmi istihdam ” eksik gün nedeni olarak bildirildiği, davacının 30.12.2011-08.06.2012 tarihleri arasında 1126926 iş yeri sicil numaralı ... Turizm Ltd. Şti. unvanlı iş yerinde, 11.06.2012-01.09.2012 tarihleri arasında ... iş yeri sicil numaralı ... Nakliyat Ltd.Şti unvanlı iş yerinde çalışmalarının bulunduğu, davacıya 17.11.2008 tarihinde ... plakalı araç ile 08.04.2010 ve 15.02.2011 tarihlerinde ... plakalı araç ile 20.03.2013 ve 02.07.2015 tarihlerinde ... plakalı araç ile trafik cezaları uygulandığı, davacı ile davalı işveren arasında 2011, 2012 ve 2013 yıllarında, aylık toplam çalışma saatinin 75 saat olacağı şeklinde, noterden onaylı kısmi süreli iş sözleşmelerinin imzalandığı, toplanan delillere göre davacının 22.07.2007-22.07.2016 tarihleri arası dönem dava dışı ... (30.12.2011-08.06.2012) ile ... şirketlerinden (11.06.2012-01.09.2012) tarihleri arası dönem yapılan hizmet bildirimleri dışlandıktan sonra 22.07.2007-29.12.2011 ve 02.09.2012-22.07.2016 tarihleri arasında her ay için 18 günlük sürelerle kısmi süreli hizmet akdine istinaden kesintisiz çalıştığı ancak bu sürelerin bir kısmının bazı aylar kısmen bildirildiği, bazı aylar hiç bildirilmediği, sonuç olarak Mahkeme kararının usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığından, davalı vekili ile fer'i müdahil Kurum vekilinin istinaf başvurularının, HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1- Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davacı tarafın çalışma süresince süreli iş sözleşmeleri imzalandığı, sözleşmeler gereğince ücretlerinin ödendiği ve SGK bildirimlerinin yapıldığı, davacının aralıklarla çalıştığı, bu durumun tanık anlatımlarıyla ispatlandığı, davacı ile yapılan son sözleşmenin bitiş tarihi 2016 yılı Ocak ayı olduğu, 22.07.2016 tarihine kadar çalıştığının hüküm altına alınmış olmasının hukuka aykırı olduğu gerekçeleriyle kararın bozulmasını istemiştir. 2- Fer'i müdahil Kurum vekili; Kurum tarafından yapılan işlemlerin Kuruma bildirilen prim gün ve sayılar ışığında yapıldığı, davacı bildirilen süreler dışında çalışmasının olduğunu iddia ediyorsa bunu ispatlaması gerektiği, Kurum aleyhine davanın ihbar edilmiş olmasının hukuka ve usule aykırı olduğu, Kurum işleminin mevzuata uygun olarak yapıldığı gerekçeleriyle kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davacının, davalıya ait iş yerinde 22.07.2007-22.07.2016 tarihleri arasında kesintisiz çalıştığının tespiti istemine ilişkindir. 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı ve feri müdahil Kurum vekillerinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. 5510 sayılı Kanun'un 30. maddesi 3. fıkrası (a) bendinde; bu Kanun'un yürürlüğe girdiği tarihten sonra ilk defa sigortalı olan kişilerden yaşlılık aylığı bağlandıktan sonra 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (b) bendi hariç olmak üzere bu Kanuna göre veya yabancı bir ülke mevzuatı kapsamında çalışmaya başlayanların yaşlılık aylıkları, çalışmaya başladıkları tarihi takip eden ödeme dönemi başında kesileceği düzenlenmiştir. Bu düzenleme uyarınca, 5510 sayılı Kanun'un yürürlüğe girdiği 01.10.2008 tarihinden sonra ilk defa sigortalı olanlardan yaşlılık aylığı bağlandıktan sonra çalışmaya başlayanların aylıkları kesilecektir. 3.Ancak, 5510 sayılı Kanun'un "Sosyal güvenlik destek primine ilişkin geçiş hükümleri" başlıklı geçici 14. maddesi ile bu Kanun'un yürürlüğe girdiği tarihten önce sigortalı olanlar hakkında sosyal güvenlik destek primine tabi olma bakımından bu Kanunla yürürlükten kaldırılan hükümlerin uygulanmasına devam edileceğine dair amir hüküm getirilmiştir. 5510 sayılı Kanun'la yürürlükten kaldırılan 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu'nda ise "yaşlılık aylığı alanların yeniden çalışmaları" başlıklı 63. maddesinin; (A) bendinde yaşlılık aylığı almakta iken çalışmaya başlayanların yaşlılık aylıklarının bu çalışma olgusuna dayalı ve onunla sınırlı olarak kesilmesi gerektiği, (B) bendinde; tekrar sigortalı bir işte çalışma halinde, sigortalı adına sosyal güvenlik destek primi ödenmesi suretiyle, yaşlılık aylığının ödenmesine devam olunacağı hükümlerinin düzenlendiği, söz konusu maddenin son fıkrasında ise yaşlılık aylığı almakta iken tekrar çalışmaya başlayan sigortalıya, 506 sayılı Kanun'un 63. maddesinin (A) ya da (B) bendinden yararlanmak için bir tercih hakkı tanındığı anlaşılmaktadır. 4.İnceleme konusu eldeki dava, davacının 22.07.2007-22.7.2016 tarihleri arasında davalı şirket nezdinde çalıştığının tespiti istemine ilişkin olup Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de verilen hükmün eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirmeye dayalı olduğu anlaşılmaktadır. Davacının 24.02.2011-31.05.2011 tarihinde ilk kez davalı iş yerinden bildirimlerinin yapılmaya başlandığı , taraflar arasında 24.02.2011 tarihli iş sözleşmesinin bulunduğu, davacının şoför olarak çalıştığını iddia etmesi karşısında Mahkemece kısmen kabul kararında başlangıç olarak 22.07.2007 tarihinin esas alınması hususunun tam olarak açıklığa kavuşturulamadığı tespit edilmiştir. Yapılacak iş davacının çalıştığını iddia ettiği araç plakalarının tespit edilerek uyuşmazlık konusu dönem içerisinde kimlere ait oldukları ve davalı şirketlere ait olmaları durumunda davacı adına kesilen trafik cezası olup olmadığının araştırılması ,yeterince bordro tanığının da beyanlarına başvurularak davacının davalı şirkette çalışmaya başladığı tarihin net bir şekilde belirlenmesi gerekmektedir. 5. Dosyadaki kayıt ve belgelerin incelenmesinde; davacının 15.07.1999 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı almakta olduğu ve davalı şirketten yapılan bildirimlerinin de sosyal güvenlik destek primi kapsamında 2 numaralı belge kodu ile yapıldığı anlaşılmaktadır. Tüm bu hususlar göz önünde bulundurularak Mahkemece, davacının yaşlılık aylığı almakta olduğunun anlaşılması karşısında, davacının talebinin 506 sayılı Kanun'un 63/A maddesi kapsamında yaşlılık aylığı kesilerek tüm sigorta kollarına tabi çalışma tespiti mi, yoksa aynı Kanun'un 63/B maddesi kapsamında Sosyal Güvenlik Destek Primine tabi çalışmanın tespiti mi olduğu hususu davacıdan sorularak netleştirilmeli, bunun neticesinde, istemi dikkate alınmak suretiyle elde edilecek sonuç değerlendirilmek suretiyle hüküm kurulmalıdır. Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın, eksik inceleme ve araştırmayla, yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve kanuna aykırı olup, bozma nedenidir.
VI.KARAR Açıklanan sebeplerle; 1-Davalı ve fer'i müdahil Kurum vekillerinin sair temyiz itirazlarının reddine; 2-Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 3-İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, 4-Peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz eden ilgiliye iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 23.01.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.