Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/11265 E. 2025/1532 K. – Kurum İşlemini

Konu: Kurum İşleminin İptali-Tespit

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/11265
Karar No
2025/1532
Karar Tarihi
Konu
Kurum İşleminin İptali-Tespit

MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1979 E., 2024/901 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Kayseri 7. İş Mahkemesi SAYISI : 2021/484 E., 2022/111 K. Taraflar arasındaki Kurum işleminin iptali-tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, esas hakkında yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının Mülga 506 sayılı Kanun'un 85. maddesi gereğince isteğe bağlı sigortalılığa başvuru yapıp, başvurusunun Kurum tarafından kabul edilmesi üzerine 01.11.2006 tarihinde isteğe bağlı sigortalı olarak tescil yapıldığını, Kuruma emekli olmak için başvuruda bulunduğunu 2208002527 tahsis numarası ile 01.11.2019 tarihinden itibaren emekli maaşı bağlandığını, davacının 26.07.1977-05.09.1987 tarihleri arasında geçen hizmetleri Develi 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/199 Esas ve 2014/247 Karar sayılı ilamı ile iptal edilip bu kararın Yargıtay 10. Hukuk Dairesince iptal edildiğini, Kurumun bu kararı gerekçe göstererek davacının isteğe bağlı sigortalılığını iptal etmiş ve davacıya bağlanan emekli maaşını keserek kendisine yersiz ödeme nedeniyle daha önceden ödenmiş bulunan aylıklar ile bayram ikramiyesinin geri ödenmesi için borç bildirisi gönderdiklerini, Kuruma başvuruda bulunduklarını ancak Kurumca 07.08.2020 tarih ve 9258278 sayılı yazı ile başvurunun reddedildiğini ileri sürerek davacının iptal edilen isteğe bağlı sigortalılığının geçerli olduğunun tespiti ile iptal edilen emeklilik maaşının iptal edildiği tarihten itibaren yeniden bağlanması gerektiğinin tespitini dava ve talep etmiştir. II.CEVAP Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini istemiştir. III.İLK DERECE MAHKEME KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile her ne kadar alınan bilirkişi raporunda Kurumun 2013/11 sayılı genelgesinin 01.10.2008 tarihinden önce İsteğe Bağlı Sigortalı Olanlar Hakkında Yapılacak İşlemler başlıklı 4. bölümünde yer alan düzenleme doğrultusunda 1080 gün prim şartını yerine getirip getirmediğine bakılmaksızın sigortalılıklarının devam ettirileceğine dair görüş beyan edilmiş ise de davacının isteğe bağlı sigortalılık müracaatının 01.11.2016 tarihi olduğu, hizmet kaydına göre 13.07.2015 tarihinden itibaren isteğe bağlı sigortalılığının bulunduğu, 506 sayılı Kanun'un geçici 85. maddesinde düzenlenen ve ayrıca 2013/11 sayılı genelgesinde yer alan düzenlemeden davacının yararlanamayacağı, Kurum işleminde hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davanın reddine karar vermiştir. IV.İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf yoluna başvurmuş, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile somut davada, davacıya 24.10.2019 tarihli tahsis talebi gereği aylık bağlandığı, Develi Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/188 Esas, 2014/247 Karar sayılı dosyasında 26.07.1977-05.09.1987 tarihleri arasında ...'in Saray Halı A.Ş.'de çalışmadığının, ...'nın ... kimliği ile çalıştığının tespitine karar verildiğinin tespiti sonucu Kurumca davacının isteğe bağlı sigortalılık için aranan 1080 günlük süreyi tamamladığı gerekçesiyle isteğe bağlı sigortalılığının ve aylığının iptal edildiği, 10.686,70 TL yersiz ödeme çıkarıldığı belirgin olup davacıya ait hizmet kayıtlarından davacının 20.04.1999-24.08.2001 tarihleri arası dönemde 1479 sayılı Bağ-Kur kapsamında hizmetlerinin bulunduğu, 01.11.2009-12.04.2010 arası 4/a kapsamında hizmeti bulunduğu, 13.07.2015-24.10.2019 tarihleri arası isteğe bağlı sigortalılığı kapsamında sigortalılık sürelerinin bulunduğunun görüldüğü, davacının isteğe bağlı sigortalılığı 01.11.2006 tarihinden itibaren başlamış olup 2006 tarihinden 2008 tarihine kadar (iptal edilen süre) isteğe bağlı sigortalılığını devam ettirmiş ve primlerini de düzenli olarak yatırdığı belirlenmiş olup 2013/11 sayılı genelgeye göre 01.10.2008 tarihinden önce isteğe bağlı sigortalılığı bulunanlardan primlerini düzenli ödeyenlerin isteğe bağlı sigortalılığı geçerli sayılacağından; davacının 06.10.2006 tarihli isteğe bağlı sigortalılık başvurusu ve düzenli prim ödemesinin bulunmasına göre isteğe bağlı sigortalılığı geçerli sayılmalı, dosyadaki yaşlılık aylığı koşullarını irdeleyen bilirkişi raporu doğrultusunda kesilen yaşlılık aylığının yeniden bağlanmasına karar verilmesi gerektiğinden bahisle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne, davacının iptal edilen isteğe bağlı sigortalılığının geçerli olduğunun tespitine, davacının iptal edilen yaşlılık aylığınını iptal edildiği tarihten itibaren yenden bağlanması gerektiğinin tespitine karar verilmiştir. V.TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili; davanın reddinin gerektiğini belirterek temyiz talebinde bulunmuştur. C.Gerekçe 1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava; Kurum işleminin iptali ve tespit istemine ilişkindir. 2.İlgili Hukuk 5510 sayılı Kanun'un 96. maddesi, “Kurumca işverenlere, sigortalılara, isteğe bağlı sigortalılara gelir veya aylık almakta olanlara ve bunların hak sahiplerine, genel sağlık sigortalılarına ve bunların bakmakla yükümlü olduğu kişilere, fazla veya yersiz olarak yapıldığı tespit edilen bu Kanun kapsamındaki her türlü ödemeler; a) Kasıtlı veya kusurlu davranışlarından doğmuşsa, hatalı işlemin tespit tarihinden geriye doğru en fazla on yıllık sürede yapılan ödemeler, bu ödemelerin yapıldığı tarihlerden, b) Kurumun hatalı işlemlerinden kaynaklanmışsa, hatalı işlemin tespit tarihinden geriye doğru en fazla beş yıllık sürede yapılan ödemeler toplamı, ilgiliye tebliğ edildiği tarihten itibaren (değişik ibare: 13.02.2011-6111 s.K./44.mad) yirmidört ay içinde yapılacak ödemelerde faizsiz, (değişik ibare: 13.02.2011-6111 s.K./44.mad) yirmidört aylık sürenin dolduğu tarihten sonra yapılacak ödemelerde ise bu süre sonundan, itibaren hesaplanacak olan kanunî faizi ile birlikte, ilgililerin Kurumdan alacağı varsa bu alacaklarından mahsup edilir, alacakları yoksa genel hükümlere göre geri alınır…” hükmünü içermektedir. Konuya ilişkin 5510 sayılı Kanun öncesi mevzuata bakıldığında, yersiz ödeme halinde iade yükümünün kapsamını belirleyen bir düzenleme bulunmamakta olup, 5510 sayılı Kanun'un 96. maddesi ile önceki mevzuatta yer almayan yeni bir düzenleme getirilmiş, sebepsiz zenginleşmenin iyi niyetle veya kötü niyetle gerçekleşmesine bağlı olarak istirdadı mümkün ödeme miktarları belirlenmiştir. Kapsam belirlendikten sonra, ilgilinin Kurumdan alacağı yoksa geri alma işleminin genel hükümlere göre yapılacağı öngörülmüştür. 5510 sayılı Kanun'un geçici maddelerinde ise yersiz ödemelerin tahsili konusunda önceki hükümlerin uygulanması gereğini öngören herhangi bir kural yer almamaktadır. Belirtilen nedenlerle, 5510 sayılı Kanun'un 96. maddesi hükmünün, Kurumun yersiz ödemeden kaynaklanan alacakları konusunda süren uyuşmazlıklara uygulanması gerekmektedir. 3.Değerlendirme Eldeki davada Mahkeme kararı ile iptal edilen hizmetleri sonucu 1080 gün zorunlu sigortalılık şartını kaybeden ve isteğe bağlı sigortalılık şartları ortadan kalkan davacı hakkında tesis edilen dava konusu Kurum işlemi yerinde ise de yukarıda açıklanan yasal mevzuat gereğince, Mahkemece, davalının sorumlu olduğu yersiz aylık ve faiz hesabı yönünden 5510 sayılı Kanun'un 96/1-b maddesine dayalı olarak hesap ve değerlendirme yapılarak sonucuna göre karar verilmelidir.. Mahkemenin, yukarıda belirtilen eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirmeye dayalı olarak yazılı şekilde hüküm kurması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. VI.KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 05.02.2025 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2024/11265, K. 2025/1532, T. 05.02.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2024-11265-e-2025-1532-k-d807256a8c8a