Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/11019 E. 2024/11037 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/11019
Karar No
2024/11037
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2024/277 E., 2024/496 K. KARAR : Ret Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen hizmet tespiti davasında davanın kısmen kabulüne dair verilen kararın davalı şirket ve fer'i müdahil Kurum vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine dair verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı ...'ın 01.02.2012 tarihinden 02.05.2016 tarihi saat 14:15 sularına kadar davalıya ait iş yerinde montaj ve bakım işçisi sıfatıyla aralıksız ve kesintisiz olarak çalıştığını, müvekkilin işe girdikten yaklaşık 5 ay kadar sonra davalı işverenin yönlendirmesi ile T.C. İlkadım Kaymakamlığı Samsun Mesleki Eğitim Merkezi Müdürlüğüne çıraklık eğitimi için başvuruda bulunmuş ve eğitim aşmaya başladığını, haftada bir gün Eğitim Merkezine gitmekte kalan günleri ise bir fiil olarak davalıya ait işyerinde işçi sıfatı ile çalıştığını, haftanın en az iki günü Sinop, Ordu, Vezirköprü gibi il ve ilçelere gidilmesi nedeniyle sabah 06:00 akşam 23:00 saatleri arasında çalıştığını, müvekkil tüm UBGT günlerinde aralıksız ve kesintisiz çalıştığını, tüm çalışma boyunca yıllık izin 7 gün kullandığını, Mart 2016 ayında sigorta yapıldığını, maaşını İş Bankası Samsun Şubesi hesabından çektikten sonra işveren maaşının 800 TL olduğunu bu nedenle fazla yatırılan paranın kendisine geri verilmesini istemesi üzerine bu durumu kabul etmeyince davalı işveren tarafında işten çıkarıldığını, müvekkil 01.09.2015 tarihinde kalfalık belgesi almaya hak kazanmış ve bu nedenle çıraklık eğitimi sebebiyle yatmakta olan '' İş Kazası ve meslek hastalığı'' sigortası son bulduğunu, bu tarih itibari ile 18 yaşını da doldurmuş ve sigortası olmayan müvekkil hakkında gelir testide yaptırmaması sebebi ile SGK tarafından borç tahakkuku yapıldığını, müvekkil bu tarihten itibaren sigortasının yatırılmadığını anladığını, 01.02.2012 tarihinden 02.05.2016 tarihine kadar aralıksız ve kesintisiz olarak çalıştığının tespitine, bu çalışmaların diğer çalışmalar ile birleştirilmesine yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı taraftan tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın beyanlarını kabul etmediklerini, davacının talepleri zamanaşımına uğradığını, davaya cevap için gerekli bilgi ve belgelerin temininin uzun sürecek olması ve davanın niteliği gereği esasa ilişkin beyanlarını sunabilmek için ek süre talebinde bulunduklarını, davalı vekili 14.04.2016 tarihili cevapta özetle; davacının 01.02.2012-02.05.2016 tarihleri arasında sürekli ve kesintisiz olarak çalıştığı iddiaları kabul etmediklerini, yasaya ve usule aykırı olduğunu, davacı 2012 yılının haziran ayında müvekkili tarafından çıraklık eğitimi başvurmasını belirttiğini, davacının belirtilen 05.07.2012 tarihinden önce çalışmasının bulunmadığını, 3308 sayılı Mesleki Eğitim Kanunun 3 üncü maddesinin b ve c bentleri uyarınca aday çırak olduğunu, eğitim gördüğünü, işçi değil aday çırak olduğunu, 07.07.1997 doğumlu olduğunu, iş kanunun aykırı olduğunu, kendisinin o tarihte 14 yaşında bulunduğunu, davacı 03.03.2016 tarihinde sigortalı işe girişinin yapıldığını, işyerine devamsızlık nedeniyle 4857 sayılı Kanun'un 25/2 bendi gereği iş akdinin haklı nedenle feshi edilmiş olduğunu belirtmiş olup davanın reddini talep etmiştir. Feri müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının tespitini talep ettiği dönemlere ait çalışma günleri tespit edilmemiş ve iddia ettiği diğer çalışma süreleri zamanaşımına uğradığını, belirterek davanın reddi ile yargılama ve vekalet ücretinin davacıya bırakılmasını talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 13.04.2022 tarih, 2021/687 E., 2022/236 K. sayılı kararıyla; "...Tanık beyanları incelendiğinde; tanıklar davacının haftanın 6 günü çalıştığını beyan etmişlerdir. Mesainin sabah 06.00-19,00 saatleri arasında olduğu belirtilmiştir. Çıraklık da asıl amaç işin öğrenilmesidir. Üretime katılma ikinci plandadır. Davacı işçilerin ve çırak olarak tabir edilen davacının da çalışma saatleri aynıdır. Çırakların bu kadar uzun süre çalışması hayatın olağan akışına aykırıdır. Tanıklar davacının usta ile işe gittiğini beyan etmişlerdir. Tanıklar davacının da iş yaptığını, ustası ile montaja gittiğini dolayısı ile üretime katıldığını beyan etmişlerdir. Tanıklar davacının ve çırakların aynı işi yaptıklarını beyan etmişlerdir. Yine tanıklar işin 5-6 ayda işin öğrenildiğini beyan etmişlerdir. Davacının çıraklık okuluna haftada yarım gün kadar gittiği tanıklar tarafından beyan edilmiştir. Davacının uzun çalışma süreci dikkate alındığında çırak olarak çalışmadığı kanaatine varıldığı" gerekçesiyle; "Davanın kısmen kabulü ile Davacının davalı iş yerinde 01.02.2012-02.05.2016 tarihleri arasında hizmet akti ile ayda 30 gün üzerinden ve asgari ücret karşılığı çalıştığının ve bu çalışmaların, davalı SGK'ya bildirilmediğinin tespitine. Davacının 18 yaşını doldurduğu 07.07.2015 tarihinden önceki sürelerin prim ödeme gün sayılarının hesabında nazara alınmasına, hizmet dökümünde görülen günler yönünden ise hukuki yarar yokluğu nedeni ile reddine" karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilgili kurumlardan gelen cevaplar göz ardı edilerek salt tanık beyanlarına göre karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacının uyuşmazlık konusu dönemde çırak olarak çalıştığını ve mesleki eğitim merkezinde çıraklık eğitimi aldığını, buna ilişkin resmi kurum yazısının dikkate alınmadığını, kısmen kabul kararı verilmesine rağmen davalı lehine vekalet ücreti takdir edilmediğini belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur. Fer’i Müdahil SGK vekili istinaf dilekçesinde özetle; yeterli araştırma yapılmadan karar verildiğini ve hak düşürücü sürenin değerlendirilmediğini, eksik inceleme ile karar verildiğini istinaf başvurusunda bulunmuştur. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin 31.10.2023 tarih ve 2022/1566 E. - 2023/1987 K. sayılı kararı ile "... Dosyadaki yazılara, hükmün dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere, bu delillerin takdirinde isabetsizlik görülmemesine ve özellikle Mahkemece tanıkların davacının uyuşmazlık konusu dönemde diğer çalışanlar gibi çalışıp üretime katıldığı yönünde ki beyanlarına itibar edilerek davanın kısmen kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığının anlaşılmasına göre usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşılan hükme yönelik fer’i müdahil vekili ve davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK 'nın 353/1-b-1. maddesi gereğince esastan reddine" karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde , davalı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. Dairenin 29.02.2024 tarih ve 2024/1024 E. - 2024/2125 K. sayılı kararında; "... Eldeki dava, davacının, davalıya ait işyerinde çalıştığı sürelerin tespiti istemine ilişkin olup Mahkemece, davacının çalışmalarının üretime dayalı olmadığı, meslek öğrenmeye yönelik olduğu hususu gözetilmeksizin karar verildiği anlaşılmaktadır. Somut olayda, davacının dava konusu dönemde çıraklık sözleşmesinin bulunduğu, Çıraklık Eğitim Merkezinde eğitim gördüğü açık olup dinlenilen bordro tanıklarının da davacının işi öğrenmekte olduğu ve yaptığı işin ustalara yardım etmek şeklinde olduğu belirtilmesine, Çıraklık Merkezi tarafından yapılan bildirimlerin kısa vadeli sigorta kollarından yapılmasına göre davacının dava konusu dönemde çırak olduğu ve bu nedenle uzun vadeli sigorta kollarından bildirim yapılamayacağından hizmet tespitine karar verilemeyeceği gözetilmeksizin davanın kabulüne karar verilmesi hatalı olup Mahkemece yapılması gereken iş davanın reddine karar vermekten ibarettir." gerekçesiyle söz konusu karar bozulmuştur. B.İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "... eldeki davanın, davacının, davalıya ait işyerinde çalıştığı sürelerin tespiti istemine ilişkin olduğu, Yargıtay bozma ilamı doğrultusunda yapılan inceleme sonucunda, davacının çalışmalarının üretime dayalı olmadığı, meslek öğrenmeye yönelik olduğu anlaşılmıştır. Davacının dava konusu dönemde çıraklık sözleşmesinin bulunduğu, Çıraklık Eğitim Merkezi'nde eğitim gördüğü açık olup, dinlenilen bordro tanıklarının da davacının işi öğrenmekte olduğu ve yaptığı işin ustalara yardım etmek şeklinde olduğu belirtilmesine, Çıraklık Merkezi tarafından yapılan bildirimlerin kısa vadeli sigorta kollarından yapılmasına göre davacının dava konusu dönemde çırak olduğu ve bu nedenle uzun vadeli sigorta kollarından bildirim yapılamayacağından hizmet tespitine karar verilemeyeceği anlaşıldığından, davanın reddine" karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili, davanın kabulü gerektiğini beyanla kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370, 371 inci; 506 sayılı Kanun'un 79/1 inci maddeleri. 3. Değerlendirme 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 14.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2024/11019, K. 2024/11037, T. 14.11.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2024-11019-e-2024-11037-k-d254d6146f71