Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/10807 E. 2024/12845 K.

Konu: Sigorta Başlangıcının Tespiti

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/10807
Karar No
2024/12845
Karar Tarihi
Konu
Sigorta Başlangıcının Tespiti

MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/862 E., 2024/1159 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Bolu İş Mahkemesi SAYISI : 2018/369 E., 2022/112 K. Taraflar arasındaki sigorta başlangıcının tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının, 28.06.1991 tarihinde ... adlı firmanın taşeronu ... Mühendislik Müteahhitlik firmasında işçi olarak iki ay çalıştığını, müvekkilinin işe giriş bildirgesi verildiği halde davalı SGK tarafından primlerin ödenmediğinden dolayı müvekkilinin çalışmasını kabul etmediğini, ancak müvekkilinin dava dışı firmada çalıştığını, sadece sigorta primlerinin yatırılmaması nedeniyle sigortalılık süresinin sayılmamasının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, müvekkilinin 28.06.1991 tarihinde bir günlük çalışmasının tespitine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı SGK vekili cevap dilekçesinde; Kurum kayıtlarının tetkikinde davacı hakkında dava dışı işveren ... Müh. Müt. ünvanlı iş yeri tarafından 30.07.1991 tarih ve 80024 sayılı 28.06.1991 işe başlangıç tarihli işe giriş bildirgesinin bulunduğunu, ancak iş yeri tarafından verilen 1991/2 dönem bordrolarında davacının ismine rastlanmadığını, davacının dava dışı şirkette çalıştığına dair yazılı belge bulunmadığını, davanın hak düşürücü süre içerisinde açılmadığını belirterek açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı SGK'nın davacı adına verilen 28.06.1991 tarihli işe giriş bildirgesine dayalı olarak dönem bordrosu verilmediğinden dolayı sigortalı başlangıç tarihini 28.06.1991 tarihi olarak kabul etmemekte ise de Mahkemece davacıyı tanıyan ..., ... , ...'un davacının 1991 yılında yaz tatilinde çalıştığını doğruladıkları, Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesinin 20.12.2021 tarihli raporunda davacının işe giriş bildirgesindeki imzasının davacının eli ürünü olduğunun tespit edildiği gerekçesiyle davanın kabulü ile davacının 25000.014 iş yeri sicil numaralı ... taşeronu ... Müh. Müt. isimli iş yerinde sigortalılık başlangıç tarihinin 28.06.1991 tarihi olduğunun ve bu tarihte 1 gün çalıştığının tespitine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı SGK vekili istinaf dilekçesinde, işe giriş bildirgesinin tek başına fiili çalışmayı ortaya koymaya yeterli olmadığını; eylemli çalışmanın hizmet tespitine ilişkin davalarda geçerli yöntem ve kanıtlarla kanıtlanamadığını ve davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yetersiz tanık anlatımlarına dayanılarak kabulüne karar verilmiş olmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu beyanla, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı Kurum vekili, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini belirterek kararın temyizen bozulmasını talep etmişlerdir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık sigorta başlangıcının tespiti istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369. maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371. maddeleri. 2. 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu'nun 2., 6., 9., 79.,108. hükümleridir. Bir kimsenin sigortalı sayılabilmesi için sigortalı işe giriş bildirgesinin varlığı yeterli olmayıp, aynı zamanda o kimsenin Kanun'un belirlediği biçimde (506 sayılı Kanun'un maddesi ve 5510 sayılı Kanun'un 4/a maddesi) eylemli olarak çalışması da koşuldur. Bu yön 506 sayılı Kanun'un 6. maddesi ile 5510 sayılı Kanun'un 7/a maddesinde ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 1999/21-549-555, 2005/21-437-448 ve 2007/21-306-320 sayılı kararlarında da vurgulanmıştır. Bu bakımdan davacının iş yerinde eylemli olarak çalışıp çalışmadığının yöntemince araştırılması gerektiği ortadadır. Hizmet tespitinin bir türü olan sigortalılık başlangıç tespiti davasında, dava konusu dönem yönünden hem çalışmaların geçtiği iş yerinin varlığı hem de sigortalının çalışmalarının gerçek ve sigortalı çalışma olduğunun hiçbir teredüte yol açmayacak şekilde ispatlanması gerekmektedir. Bu tür davalar yalnızca bir günlük çalışmanın tespitinden ibaret olarak görülmemeli, bir günlük çalışmanın kabulü ile saptanacak sigortalılık başlangıcının sigortalıya sağlayacağı sigortalılık süresi ile birlikte kazandıracağı haklar dikkate alınmalı ve giriş bildirgesi ile birlikte eylemli çalışmanın bulunup bulunmadığı özellikle belirlenmelidir. Bu da dava konusu çalışmaların sigortalı çalışma niteliğinde olup olmadığı, sigortalı çalışma niteliğinde ise çalışmanın varlığı yönünden dönemde bordrolu olan tanık, yoksa komşu iş yeri tanığı araştırarak ifadelerinin alınması, varsa bu döneme ilişkin makbuz, fatura, defter gibi tüm kayıt ve belgelerin incelenmesi, 506 ve 5510 sayılı Kanun'lar ile Yargıtayın yerleşik içtihatları gereğidir. 3. Değerlendirme 1.Sigortalılığın kabulü ve hüküm altına alınabilmesi için mutlak koşul niteliğindeki hizmet akdinin ve eylemli çalışmanın varlığı ortaya konulmalıdır. Buna göre eldeki davada, Mahkemenin verdiği hüküm eksik inceleme ve araştırmaya dayalıdır. 2. Mahkemenin yazılı hükmü, eksik inceleme ve değerlendirmeye dayalıdır. Yukarıda anılan yasal düzenleme ve açıklamalara göre inceleme konusu dava değerlendirildiğinde, davacı adına dava dışı ... Müh.Müteah.-... Taşeronu ünvanlı işveren tarafından 2500 sicil no.lu iş yerinden 28.06.1991 tarihli işe giriş bildirgesi verilmiş olduğu, iş yerinin tescil bilgilerinde 2500 sicil no.lu iş yerinin ... ünvanlı işverene ait olduğu ve "Anadolu Otoyolu İnşaatı" mahiyetli olduğu, 01.04.1987-31.12.2012 tarihleri arasında kanun kapsamında olduğu ve iş yerinin 1991/1-3 arası dönem bordrolarının dosya içine alındığı ve dönem bordrolarında ortalama 500-600 kişinin sigortalı olarak bildirildiğinin anlaşıldığı, Mahkemece resen bordro tanıklarının davacıyı hatırlamadığı davacı tanığı olarak dinlenen üç tanığın ise dava konusu 28.06.1991 tarihini kapsayacak şekilde bildirimlerinin olmadığı, bildirimlerinin 1991/3 ve sonrasına ilişkin olduğu, böylelikle anılan tanığın beyanı ile diğer deliller değerlendirilmek suretiyle eksik araştırma ve incelemeye dayalı şekilde hüküm kurulduğu anlaşılmıştır. 3.Buna göre Mahkemece, davacı asilin anılan otoyol inşaatı işinin hangi yol seviyesinde bir başka deyişle hangi kısmında kimlerle birlikte çalıştığı hususunda beyanı alınmalı, buna göre birlikte çalıştığını belirttiği dava konusu dönem bordrosunda yer alan yeteri kadar kişinin beyanı alınmalı, yine gerek görülmesi halinde davacının belirteceği otoyol inşaatı kısmında çalıştığı belirlenen bordrolu çalışanların da beyanları alınmalı, böylelikle, davacının iş yerinde çalışıp çalışmadığı hususu hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak şekilde belirlenmelidir. 4.Bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, yazılı şekilde karar tesisi, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. VI. KARAR Açıklanan sebeple, 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 11.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2024/10807, K. 2024/12845, T. 11.12.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2024-10807-e-2024-12845-k-bb5647cf73fb