Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/10167 E. 2024/10179 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/10167
Karar No
2024/10179
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/2004 E., 2024/937 K. KARAR : Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 19. İş Mahkemesi SAYISI : 2019/274 E., 2022/80 K. Taraflar arasındaki (1) gün süre ile sigortalı çalıştığının tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı SGK vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı SGK vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde, davacının 01.06.1988 tarihinde dava dışı "... Bulut" unvanlı iş yerinde bir gün süre ile çalıştığının tespitini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı SGK vekili cevap dilekçesinde, dava açılmadan önce Sosyal Güvenlik Kurumuna müracaat edilmesi zorunlu olduğundan, Kuruma başvuru yapılmadan açılan davanın zorunlu dava şartı eksikliği nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini, hak düşürücü ve zamanaşımı itirazları olduğunu, fiili çalışma olgusunun somut, inandırıcı deliller ile ispatlanamaması halinde red kararı verilmesi gerektiğini beyanla davanın reddini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulü ile davacının 01.06.1988 tarihinde dava dışı ... Bulut isimli işyerinde 1 gün süre ile hizmet akdine dayalı olarak sigortasız çalıştığının tespitine, 1 günlük sürenin davacının 18 yaşını bitirdiği gün itibari ile sigortalılık süresine eklenilmesine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı SGK vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı Kurum vekili, davacının iddia ettiği dönemde 18 yaşında küçük olduğunu, çalışma süresinin 18 yaşını bitirdiği gün itibariyle sigortalılık süresine eklenmesine yönündeki kararın hukuka aykırı olduğunu, fiili çalışmanın inandırıcı delillerle ispatlanması gerektiği beyanla eksik inceleme araştırma nedeniyle kararın kaldırılması gerektiğini belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Mahkemece toplanan deliller, bilirkişi raporu, iş yeri vergi kayıtları, tanıkları beyanı, Kurum cevabi yazısı, davacının sigorta sicil numarası dikkate alındığında Mahkeme karar ve gerekçesinin yerinde olduğu gerekçesiyle, davalı SGK vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı SGK vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı SGK vekili, istinaf dilekçe içeriğini tekrarla kararın temyizen bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, (1) gün süre ile sigortalı çalıştığının tespiti istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2. 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu'nun 2 nci, 6 ncı, 9 uncu, 60 ıncı maddenin (G) bendi, 79 uncu, 108 inci maddesi hükümleridir. Dava, her ne kadar sigorta başlangıcının tespiti istemine ilişkin olarak açılmışsa da niteliği itibariyle aidiyet tespiti istemine ilişkin olup, bu tür davaların, kamu düzeniyle ilgili olduğu ve bu nedenle de özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmesinin zorunlu ve gerekli bulunduğu açıktır. Bu çerçevede, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, bu tür davalarda tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip, gerek görüldüğünde re'sen araştırma yapılarak kanıt toplanabileceği de göz önünde bulundurulmalıdır. 3. Değerlendirme 1.Mahkemenin yazılı hükmü, eksik inceleme ve değerlendirmeye dayalıdır. Yukarıda anılan yasal düzenleme ve açıklamalara göre inceleme konusu dava değerlendirildiğinde, dava dışı ... unvanlı işverenin 18463 sicil no.lu işyerinden davacı adına 01.06.1988 tarihli işe giriş bildirgesinin verilmiş olduğu, 13.12.1971 doğumlu davacının bu tarihte, 17 yaşında olduğu, ekmek imali mahiyetli işyerinin 25.11.1960-20.04.1989 tarihleri arasında kanun kapsamında olduğu, işyerinden 1988 yılında dönem bordrosu verilmediği, öte yandan Mahkemece yöntemince yapılan komşu işyeri araştırması sonucu sadece SGK tarafından komşu işyerinin belirlenebildiği, öte yandan SGK tarafından komşu işyeri olarak tespit edilen ... San. ve Tic. -... işyerinin 1988/1. dönem bordrosunda bildirilen tek sigortalının beyanına başvurulduğu ancak davacıyı ve işyerini bilmediğini beyan ettiği, davacı tanığı olarak dinlenen iki tanığın ise işyerinden bildirimlerinin olmadığı, tanık ... Kodak'ın 1988 de hiç sigortalılığının olmadığı, tanık ...'ın ise 1988 yılında 30.06.1988 tarihinde sona eren ve 239623 sicil no.lu işyerinin ise hangi işverene ait olduğunun anlaşılamadığı böylelikle eksik inceleme ve araştırmaya dayalı şekilde hüküm kurulduğu anlaşılmıştır. 2.Tüm bu açıklamalara göre, taraflardan sorulmak suretiyle davacının çalışmasını bilebilecek kişiler belirlenerek beyanlarına başvurulmalı, öte yandan bu kişilerin çalışma, sigorta ve vergi kayıtları da getirtilerek beyanları denetlenmeli, böylelikle toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle davacının gerçek çalışma olgusu, somut ve inandırıcı bilgilere dayalı biçimde ortaya koyulmalıdır. 3.Kabule göre de 5510 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesi yollamasıyla uygulanan mülga 506 sayılı Kanun'un 60/G maddesinde; "Bu maddenin uygulanmasında; 18 yaşından önce malullük, yaşlılık ve ölüm sigortalarına tabi olanların sigortalılık süresi, 18 yaşını doldurdukları tarihte başlamış kabul edilir. Ancak bu tarihten önceki süreler için ödenen malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primleri prim ödeme gün sayılarının hesabına dahil edilir" hükmü öngörülmüştür. Buna göre eldeki davada, Mahkemece davacının 13.12.1971 doğumlu olduğu, tespitine karar verilen 01.06.1988 tarihinde 17 yaşında olduğu, buna göre, davacı yönünden sigortalılık başlangıç tarihinin 18 yaşını doldurduğu 13.12.1989 tarihi olduğu, bu tarihten önceki hizmet süresinin de prim ödeme gün sayısına dahil edilmesi gerektiğine hükmedilmesi yerine yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz bulunmuştur. 4.Bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, yazılı şekilde karar tesisi, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 23.10.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2024/10167, K. 2024/10179, T. 23.10.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2024-10167-e-2024-10179-k-2b6ae90118bc