Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2023/9775 E. 2023/9317 K. – Hizmet Tespiti
Konu: Hizmet Tespiti
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/9775
- Karar No
- 2023/9317
- Karar Tarihi
- Konu
- Hizmet Tespiti
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2021/194 E., 2023/216 K. HÜKÜM/KARAR : Davanın kabulü Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasında İlk Derece Mahkemesince davanın reddine dair verilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, davacı vekilinin temyiz isteminde bulunması üzerine verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince (kapatılan) 21. Hukuk Dairesinin bozmaya ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davalı şirket ve fer'i müdahil Kurum vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirkete ait özel dershanede 01.09.1999 tarihinde fiilen öğretmen olarak çalışmaya başladığını, müvekkilinin sigorta giriş kaydının 11.10.1999 olduğunu, resmi belge niteliğindeki davalı tarafından düzenlenen 13.08.2014 tarihli belgeden müvekkilinin işe giriş tarihinin 01.09.1999 olduğunun yazılı olduğunu, davalı yetkilileri ile yapılan görüşmelerden sehven sigorta girişinin unutulduğunun beyan edildiğini, müvekkilinin sigortalı işe giriş tarihinin 01.09.1999 olarak yazıdığını, 08.09.1999 tarihinden önce sigortalı olanların 15 yıl sigortalılık ve 3600 gün prim şartını doldurmaları halinde kıdem tazminatı almaya hak kazanacaklarını, müvekkilinin 01.08.2013 - 31.07.2018 tarihleri arasında çalıştığı işyerinden ayrıldığında kıdem tazminatını sigorta girişinin geç bildirilmesi nedeni ile kıdem tazminatını alamadığını belirterek müvekkilinin sigorta giriş tarihinin 01.09.1999 olarak tespitine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Fer'i müdahil SGK vekili cevap dilekçesinde özetle; kurum kayıtlarının resmi belge olduğunu, aksinin ancak yazılı deliller, ücret bordroları ve buna benzer belgelerle ispat edilebileceğini, çalışma iddiasının soyut nitelikte olduğunu, davanın hak düşürücü süre içinde açılmadığını belirtmiştir. Davalı işveren vekili mahkememize sunduğu cevap dilekçesi ile özetle; Zamanaşımı ve hak düşürücü sürelerin geçtiğini, davacının çalıştığı döneme ilişkin belgelerin müvekkili şirkette bulunmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 14.03.2019 tarih, E.2018/518, K.2019/217 sayılı kararıyla; "Davacının sigortalılık başlangıç tarihi 01.09.1999 tarihi ve davacının çalışmasının sona erdiği ise 31.08.2000 tarihi dikkate alındığında 5 yıllık hak düşürücü sürenin dolduğu anlaşıldığından açılan davanın hak düşürücü süre nedeni ile reddine" karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili; Milli Eğitim Müdürlüğü onaylı hizmet belgesinde dava konusu dönemde çalışma olgusuna yer verildiği ve resmi belgenin esas alınması gerektiğini; hakdüşürücü süre konusundaki maddenin mahkemece yanlış yorumlandığını, işe girişten 1,5 ay sonra bildirim yapılmış olmakla hakdüşürücü süreden söz edilemeyeceğini; kararın davacının yasal hak ve avantajlardan yoksun kalmasına neden olduğunu beyanla, ilk derece mahkemesi kararının ortadan kaldırılması ve davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesi kararı ile "Davalı işverene ait işyerindeki çalışma nedeniyle bildirimi yapılan 11.10.1999 - 31.08.2000 tarihleri arasındaki dönemi de kapsar biçimde kesintisiz çalışma iddiası ışığında, ilk işe giriş bildirgesinin verildiği 11.10.1999 tarihi öncesine ilişkin talebin, çalışma devam ederken arada işe giriş bildirgesi verilmesi nedeniyle, bildirgenin verildiği tarih öncesine ilişkin süre yönünden hakdüşürücü süre başlangıcının blok çalışmanın son bulduğu tarihe göre hesaplanma gereğini öngören Yargıtay içtihatlarına da uygun olarak, dava tarihi itibariyle hak düşürücü süreye uğradığı belirgin bulunduğundan; "...sigortalının hizmet süresinin başlangıçtaki bir bölümünün Kuruma bildirilmeyerek sonrasının bildirilmesi ve Kuruma bildirimin yapıldığı tarihten önceki çalışmaların, bildirgelerin verildiği tarihide kapsar biçimde kesintisiz devam etmiş olması halinde, Kuruma bildirilmeyen çalışma süresi yönünden hak düşürücü sürenin hesaplanmasında; bildirim dışı tutulan sürenin sonu değil, kesintisiz olarak geçen çalışmaların sona erdiği yılın sonu başlangıç alınmalıdır." (Yargıtay HGK 22.02.2017 t., 2014/10-2174 E., 2017/307 K.) yönündeki yerleşik içtihatlara uygun mahkeme kararına yönelik itirazlar yerinde olmadığı; ayrıca, kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından; davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine" karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekilinin istinaf başvurusunda bulunulması ve Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi üzerine davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. Daire kararında, "Somut olayda; davalı şirket tarafından 11.10.1999 başlangıç 31.08.2000 çıkış, 01.09.2000 başlangıç 31.08.2003 çıkış, 01.09.2003 başlangıç 30.06.2004 çıkış tarihli iş yeri bildirgelerinin Sosyal Güvenlik Kurumu'na verildiği; Milli Eğitim Müdürülüğü'nün 13.08.2004 onay tarihli evrakına göre davacının 01.09.1999 - 01.09.2000, 01.09.2000 - 31.08.2003, 01.09.2003 - 30.06.2004 tarihleri arasında üç dönem halinde davalı şirket tarafından kimya öğretmeni olarak çalıştığı bilgisinin bulunduğu anlaşılmakla, davacının hizmetinin Sosyal Güvenlik Kurumu'na bildirildiği tarihten önceki çalışmalarının bildirimin başladığı tarihi de kapsar şekilde kesintisiz olarak devam etmiş olması halinde, arada başka bir işyerinden bildirim yapılmadığı takdirde, hak düşürücü sürenin geçtiğinden söz edilemeyeceği gözetilerek inceleme yapılması ve karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmesi hatalıdır. " gerekçesiyle söz konusu karar bozulmuştur. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "Bozma ilamına uyularak davacının hizmet tespiti iddiasının hak düşürücü süreye olmadığı yönünde usuli kazanılmış hak oluştuğundan bu yönden tekrar değerlendirme yapılmamıştır. Dosya kapsamında toplanan deliller, dinlenen tanık beyanları, özellikle davacının 01.09.1999 tarihinde davalı işverende işe başladığına dair yazılı belgelerin varlığı dikkate alındığında, bilirkişi raporunun hükme esas alınmasına karar verilmiş ve bu doğrultuda davanın kabulüne" karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı şirket ve fer'i müdahil kurum vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı şirket vekili, tüm dershanelerin okullar açıldıktan 15 gün sonra yani okulda konu anlatımları başladıktan sonra başladığının bilinen bir gerçek olduğunu, tanık ifadelerinde görüleceği üzere sigorta başlangıç tarihi kesin olarak tanıklar tarafından kesin olarak belirlenememekle birlikte aslında dershanenin Ekim ayı içerisinde öğretmenlerin görev yaptığı ve sigortalarının o zaman başladığı ifade edildiğini beyanla İlk Derece Mahkemesince verilen kararın bozulması ile davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Fer'i müdahil Kurum vekili, eksik araştırmaya dayalı İlk Derece Mahkemesince verilen kararın bozulması ile davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, hizmet tespiti istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile mülga 506 sayılı Kanun'un 79 uncu maddeleri. 3. Değerlendirme 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı şirket ve fer'i müdahil kurum vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin ilgiliden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 05.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.