Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2023/9339 E. 2023/11347 K. – Hizmet Tespiti

Konu: Hizmet Tespiti

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/9339
Karar No
2023/11347
Karar Tarihi
Konu
Hizmet Tespiti

MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/2487 E., 2023/542 K. KARAR : Esastan red İLK DERECE MAHKEMESİ : Erdemli 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi SAYISI : 2020/339 E., 2022/19 K. Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı ve feri müdahil Kurum vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı ve feri müdahil Kurum vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının davalı şirketin ... isimli işyerinde 2012 Mayıs ayında işe başladığını ve 2015 Temmuz ayına kadar kesintisiz çalıştığını, işveren tarafından haksız olarak iş akdine son verildiğini, en son 1000 TL ücret aldığını beyan ederek davacının 01.05.2012 - 30.07.2015 tarihleri arasında davalıya ait işyerinde çalıştığının tespiti ile bir kısım işçilik alacaklarının tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II.CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının kısa süreli olarak çalıştığını ve bu çalışmasının Kuruma bildirildiğini beyan ederek davanın reddini talep etmiştir. Fer'i müdahil SGK vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III.İLK DERECE MAHKEME KARARI Tüm tanıkların davacının belirttiği sürelerdeki çalışmasının kesintisiz ve devamlı olduğunu beyan etmeleri dikkate alınarak; davacının 01.05.2012 - 30.07.2015 tarihleri arasında davalı şirketin ... adlı işyerinde asgari ücretle çalıştığının tespiti ile bu dönem içerisinde Kuruma bildirilen sürelerin dışlanmasına karar verilmiştir. IV.İSTİNAF A.İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri istinaf yoluna başvurmuşlardır. B.İstinaf Sebepleri: Davalı ... Gıda Oto. Emlak İnş. Tur. San. Tic. Ltd. Şti. vekili istinaf dilekçesinde özetle; Yerel Mahkemece SGK İl Müdürlüğünün davaya dahil edildiğini, bordro tanıklarının dinlenildiğini, bordro tanıkları dinlenilmiş olmasına rağmen Yerel Mahkemenin daha önce vermiş olduğu kararla aynı doğrultuda karar verdiğini, verilen kararın 12.03.2022 tarihinde taraflarına tebliğ edildiğini, verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacının müvekkili şirket nezdinde 23.11.2012 tarihinde işe başladığını, 30.11.2014 tarihine kadar çalıştığını, davacının bu kısa süreli çalışmasının müvekkili şirket tarafından Kuruma bildirildiğini, dosya kapsamında dinlenen kamu tanıklarının ve bordro tanıklarının beyanlarında davacının 2012 yılı Mayıs ayında davalı müvekkili şirket nezdinde çalıştığına dair bir beyan bulunmadığını, dinlenen bordro tanıklarının beyanlarında davacının 2015 yılı Temmuz ayına kadar çalıştığına ilişkin de bir ifade bulunmadığını, hizmet tespiti davalarında çalışma olgusunun ispatında en önemli hususun davacı ile aynı dönemlerde iş yerinde çalışmış bordro tanıkları olduğunu, Yerel Mahkemece bordro tanıkları dinlenildiğini ancak dinlenen tanıkların beyanı ile Mahkemece verilen karar arasında bir uyum bulunmadığını, dinlenen tanıkların hiçbirinin davacının 2012 yılı Mayıs ayından beri davalı iş yerinde çalıştığını beyan etmediklerini, tanıkların, davacının kendilerinden önce işten ayrıldığını ancak işten ayrılma tarihini tam olarak hatırlamadıklarını ifade ettiklerini, davacının dava dilekçesinde belirttiği tarih aralığında müvekkili iş yerinde çalıştığı iddiası ispatlanamadığını, buna rağmen Yerel Mahkemenin davanın kabulüne karar verdiğini, verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu beyanla Yerel Mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir. Fer'i müdahil SGK vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının, diğer davalı şirkete ait iş yerinde 2012 Mayıs ayında işe başladığını hal böyle olunca 01.05.2012 ilâ 30.07.2015 tarihleri arasında geçen çalışmalarının tespiti hususunda davanın açıldığını, Yerel Mahkemece talebin kısmen kabulüne karar verildiğini, hizmet akdi unsurları yönünden hiçbir araştırma yapılmadığını, hizmet tespiti davalarının yargılama usulleri ve delillerinin değerlendirilmesinin farklı yöntemlere tabi olduğunu dolayısıyla eksik incelemeye dayalı kararın bozulması gerektiğini, çalışıldığı iddia edilen işyerindeki görevli personel ile birlikte o işyerine en yakın işyerlerinden o işyerini bilen ve tanıyan şahıslarında dinlenmesi suretiyle, tanık beyanlarının sağlığının denetlenmesi gerektiğini, çalışmanın sigortalı çalışma niteliğinde olup olmadığı yada ne zaman bu niteliğe kavuştuğu yönü üzerinde durulması ve çalışmayı kapsama alan yasanın yürürlük tarihinden sonraki dönem için hizmet tespitine karar verilmesinin Yargıtay kararları gereği olduğu halde Mahkemece bu yolda hiçbir araştırma yapmadan eksik araştırma ve inceleme ile karar verildiğini, verilen kararın usul ve yasaya aykırı olması sebebiyle bozulmasını talep etmiştir. C.Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı kanaatine varılarak, istinaf başvurularının esas yönünden reddine karar verilmiştir. V.TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ve feri müdahil Kurum vekilleri tarafından temyiz yoluna başvurulmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı işveren vekili, istinaf sebepleri doğrultusunda hükmün temyizen bozulmasını istemiştir. Fer'i müdahil Kurum vekili, istinaf sebepleri doğrultusunda hükmün temyizen bozulmasını istemiştir. C.Gerekçe 1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; hizmet tespitine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 5510 sayılı Kanun'un 86 ncı madde hükümleridir. 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri tarafından temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının ilgilisine yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 16.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2023/9339, K. 2023/11347, T. 16.11.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2023-9339-e-2023-11347-k-ae5d60c96048