Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2023/9328 E. 2023/9239 K. – Hizmet Tespiti

Konu: Hizmet Tespiti

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/9328
Karar No
2023/9239
Karar Tarihi
Konu
Hizmet Tespiti

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/2314 E., 2023/1206 K. Turizm Tic Ltd Şti vekili Avukat ... DAVA TARİHİ : 12.12.2018 KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 41. İş Mahkemesi SAYISI : 2018/324 E., 2021/249 K. Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekili ile fer'i müdahil Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararının davalı şirket ile fer'i müdahil Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı dava dilekçesinde, davacının davalı şirketin ... sicil numaralı işyerinde (02.09.1991-22.12.1991) tarihleri arasında yaklaşık 3,5 ay asgari ücretle çalıştığı, sigortalı işe giriş bildirgesinde ve sigorta sicil kartında 02.09.1991 tarihinde işe başladığının görüldüğü, ancak emeklilik işlemleri ile ilgili Kuruma müracaat edildiğinde çalışma başlangıç tarihinin 02.09.1991 olarak değerlendirilmediği belirtilerek davalı işyerinde yukarıda belirtilen tarihler arasındaki hizmetin ve sigorta başlangıç tarihinin 02.09.1991 olarak tespitine, bu süreler için yatırılmayan primlerin davalı tarafından yatırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı ... Gıda Limited şirketi vekili cevap dilekçesinde; hak düşürücü süre bulunduğu, sigortalı işe giriş bildirgesinin 02.09.1991 tarihinde verildiğinin görüldüğü, bununla birlikte işten çıkış tarihinin yine aynı gün olup iş akdinin 02.09.1991 tarihinde son bulduğu, davacının çalışma iddiasının mesnetsiz olduğu, 02.09.1991 tarihinden sonra SGK'ya bildirim yapılmadığı, zira davacının iş akdinin son bulmuş olması dolayısı ile şirketle ilişiği kalmadığı, davalı Şirketin işe giriş bildirgesini iptal etmek yerine sehven işten çıkış bildirgesi düzenlediği, şirkette bir gün dahi çalışmadığının söz konusu belge ile sabit olduğu belirtilerek, açılmış olan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. 2.Fer'i müdahil ... Başkanlığı vekili cevap dilekçesinde, Sigorta primlerini Kuruma bildirmenin işveren yükümlülüğü olduğu, bu kayıtlar için Kurumun sorumlu tutulamayacağı, salt işe giriş bildirgesinin mevcut olmasının çalışmayı kanıtlamayacağı, belirtilen tarihler arasında kayıtlarında davacının ismini rastlanmadığı nedenle, açılmış olan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile 1.Davacı ...'ın ... sicil numaralı iş yerinde 02.09.1991 tarihinde bir gün çalıştığının ve sigortalılık başlangıç tarihinin 02.09.1991 tarihi olduğunun tespitine, 2.Fazlaya ilişkin istemlerin reddine, karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı şirket vekili ile feri müdahil Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1.Davalı şirket vekili istinaf dilekçesinde, hak düşürücü sürenin 1996 yılında sona erdiğini, dört aylık dönem bordrosu incelendiğinde davacının bir gün dahi çalışmadığının görüleceğini, tanıkların çalışmaya ilişkin bilgi ve görgülerinin olmadığını ileri sürmüş ve ispatlanamayan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. 2.Fer'i müdahil SGK vekili istinaf dilekçesinde, eylemli çalışma olgusunun yöntemince araştırılmadığını ileri sürmüş ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "...Somut olayda, davacı adına 02.09.1991 tarihinde işe başladığını gösterir işe giriş bildirgesinin süresinde Kuruma verildiği, işyerinin uyuşmazlık tarihinde kapsamda olduğu, işverenin 1991/3. dönem bordrosunda davacının 02.09.1991 tarihinde işe girdiği ve 0 gün çalıştığı şeklinde bildirim yapıldığı, işe giriş bildirgesinde verilen sicil numaralının 1991 yılı ... serilerinden olduğu, anayasal sosyal güvenlik hakkı kapsamında, davacının kimlik bilgilerini içerir, yasal süresinde Kuruma intikal etmiş ve sahteliği de ileri sürülmeyen işe giriş bildirgesi, işe giriş bildirgesinin tüm sigorta kollarına tabi olarak verilmiş olması ve davacı tanık beyanları karşısında hizmet akdine dayalı eylemli çalışma olgusunun sübuta erdiği anlaşılmaktadır..." gerekçesiyle, istinaf taleplerinin esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili ve fer'i müdahil SGK vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili ile fer'i müdahil Kurum vekili temyiz dilekçesinde, istinaf gerekçelerini tekrarla kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2. 506 sayılı sayılı Kanunun 3 üncü, 79 uncu maddesinin 10 uncu fıkrası ve 108 inci, madde hükümleridir. 3. Değerlendirme 1. Dava, 506 sayılı Kanun'un 79 uncu maddenin 10 uncu fıkrası uyarınca açılmış hizmet tespiti davasıdır. Anılan maddeye göre, Yönetmelikle tespit edilen belgeleri işveren tarafından verilmeyen veya çalıştıkları Kurumca tespit edilemeyen sigortalılar, çalıştıklarını hizmetlerinin geçtiği yılın sonundan başlayarak 5 yıl içerisinde mahkemeye başvurarak alacakları ilam ile ispatlayabilirlerse, bunların mahkeme kararında belirtilen aylık kazanç toplamları ile prim ödeme gün sayıları nazara alınır. Yasada yer alan 5 yıllık süre hak düşürücü olup Mahkeme tarafından kendiliğinden nazara alınması gerektiği gibi davacının aynı işyerinde çalışmasını sürdürmesinin veya 5 yıllık hak düşürücü süre içerisinde tekrar aynı işyerine girerek çalışmasının, hak düşürücü sürenin işlemesine engel olmayacağı ve hak düşürücü sürenin, kesilmesi ve durmasının mümkün bulunmadığı hukuksal gerçeği de ortadadır. Hizmet akdi ile bir veya birden fazla işveren tarafından çalıştırılanların hizmetlerin tespitine ilişkin davalar, kamu düzenine ilişkindir. Bu nedenle özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmesi zorunludur. Bu çerçevede hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, bu tür davalarda tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyerek, gerekli araştırmaların re'sen yapılması ve kanıtların toplanması gerektiği göz önünde bulundurulmalıdır. 2.Dosya kapsamından, davacı adına davalı şirketin ... sicil numaralı işyerinden 02.09.1991 tarihli işe giriş bildirgesi verildiği, iş yerinin 1991/3. dönem bordrosunun 2. sayfasının mahkeme dosyasına geldiği, bordroda davacının ad ve soyadının yanında sicil numarası hanesinin boş olduğu,yine kazanç hanesi ve çalıştığı gün hanesinin de boş olduğu, 02.01.1991 giriş-02.09.1991 çıkış şeklinde işe giriş ve çıkış tarihinin belirtildiği,öte yandan davacının hizmet döküm cetvelinde de ... sicil numaralı işyerinden 02.09.1991 (giriş)-02.09.1991(çıkış) ve 0 gün olarak gözüktüğü, öte yandan mahkemece 09.09.1991 tarihinde işe giriş bildirgesi düzenlenerek yine çalışması olmadığı belirtilen bir sigortalıya dönem bordrosunda yer verilmiş olmasının hayatın olağan akışı ile uyumlu bulunmadığı gerekçesiyle 02.09.1991 tarihinde (1) gün süre ile sigortalılığın kabulü yönündeki karar isabetsizdir. 3.Mahkemece, Kurumdan davalı işyeri tescil bilgileri, davalı işyerinden ise davacının işyeri dosyası, ücret bordroları celbedilmeli, dinlenmeyen bordro tanıkları dinlenmeli, bordro tanık beyanlarının yeterli olmaması halinde yöntemince komşu işyeri ve çalışanları tespit edilerek dinlenmeli, tanık beyanlarının sağlığı denetlenmeli ve çalışma olgusu böylece hiç bir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde belirlenmelidir. Bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, yazılı şekilde karar tesisi, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde temyiz eden ilgiliye iadesine, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkmesine gönderilmesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 04.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2023/9328, K. 2023/9239, T. 04.10.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2023-9328-e-2023-9239-k-80743e8a9dd4