Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2023/9197 E. 2023/12480 K. – Hizmet Tespiti

Konu: Hizmet Tespiti

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/9197
Karar No
2023/12480
Karar Tarihi
Konu
Hizmet Tespiti

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/1057 E., 2023/1325 K. HÜKÜM/KARAR : Ret İLK DERECE MAHKEMESİ: Ödemiş 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2016/1076 E., 2020/16 K. Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne verilmiştir. Kararın davacı vekili, davalılar vekili ile Feri Müdahil Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı Feri Müdahil Kurum vekili ile davacı vekili tarafından katılma yoluyla temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili, müvekkilinin davalılara ait işyerinde 01.01.2000 - 2015 yılı Nisan ayına kadar kesintisiz çalıştığının tespiti ile sigortalılık başlangıç tarihinin 01.01.2000 tarihi olarak tespitine, bu süreler içerisinde yatırılmayan primlerin davalı tarafından yatırılmasına ve sürelerin SGK kayıtlarına işlenmesine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı ... vekili, hakdüşürücü sürenin dolduğunu, davacının müvekkiline ait işyerinde süreklilik arz eden çalışması olmadığını, davacının müvekkiline ait işyerinde 20.07.2010 tarihi ile 10.03.2012 tarihleri arasında zaman zaman parça başı iş yapmak ( ayakkabı dikmek ) suretiyle çalıştığını, davacının müvekkiline ait işyerinden başka işyerlerinde de çalıştığını, müvekkilinin 19.06.1990 tarihinde işe başlayıp 25.12.2014 tarihinde işi bıraktığını, bu nedenle de davacının 2015 yılı Nisan ayına kadar çalışmasının söz konusu olamayacağını beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. 2.Davalı ... vekili, hakdüşürücü sürenin dolduğunu, davacının müvekkiline ait işyerinde süreklilik arz eden çalışması olmadığını, davacının işyerinde sürekli olarak çalışmadığını, işin niteliği gereği devamlılık arz etmediğini, davacının zaman zaman işyerine gelip aldığı işi yapıp gittiğini, kendisine ait işyerinde iş olmadığı zamanlarda başka işyerlerine giderek çalıştığını, kendisinin işyerini 05.05.2014 tarihinde açtığını, davacının bu tarihten sonra çalıştığı günlerin gösterildiğini, bunun dışındaki iddialarının gerçek dışı olduğunu, davanın reddini talep etmiştir. 3.Fer'i Müdahil ... vekili, hakdüşürücü süre nedeniyle davanın reddi gerektiğini, Kurum bilgisayar kayıtlarında yapılan incelemede davacının ... sicil no ile 4a sigorta kaydının olduğunu, davalı işveren İsa nezdinde davacı adına hizmet bildiriminin 20.07.2010 tarihinden itibaren yapıldığını, davacının 20.07.2010 tarihinden önceki dönem yönünden belirtmiş olduğu işyerinden Kuruma herhangi bir bildirim yapılmadığını, hizmet tespitine yönelik davaların kamu düzenini ilgilendirdiğinden çalışma olgusunun hiçbir kuşkuya yer bırakmayacak şekilde aydınlatılması gerektiğini beyanla davanın reddini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince;" Davacının davasının kısmen kabul kısmen reddi ile; ... T.C. Kimlik numaralı... Sigorta sicil numaralı davacı ...'in kurumda 1044643 35 sicil dosyada işlem gören ...'na ait işyerinde 2010/07 ayda 12 gün, 2010/08-12. Ayda 150 gün, 2011/01-12 ayda 360 gün, 2012/01-02 ayda 60 gün, 2012/03 ayda 30 gün 2012/04-12 ayda 270 gün, 2013/01-12 ayda 360 gün, 2014/01-11 ayda 330 gün, 2014/12 ayda 25 gün olmak üzere, hizmet akdine istinaden asgari ücret ile toplam 1597 gün çalıştığının tespitine, bu çalışmaların 1005 günün SGK'ya bildirilmediğinin tespitine, davacının kurumda 152432 35 sicil sayılı dosyada işlem gören ...'na ait iş yerinde 26/12/2014 tarih 30/04/2015 tarihleri arasında hizmet akdine istinaden asgari ücret ile toplam 125 gün çalıştığının tespitine, Davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine" karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili, davalılar vekili ile Feri Müdahil Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1.Davacı vekili, bilirkişi raporunda müvekkilinin davalı işverene ait işyerinde 2007 yılından sonra düzenli olarak çalıştığını dile getiren tanık beyanlarına itibar edilmediğini ve değerlendirmede bu beyanlara yer verilmediğini, ek bilirkişi raporuna itirazlarının değerlendirilmeyerek bu rapor doğrultusunda hüküm kurulduğunu beyanla usul ve yasaya aykırı ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak talepleri doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. 2.Davalılar vekili, davacının 01.05.2007 tarihinden önceki taleplerinin hak düşürücü süre nedeniyle reddi gerektiğini, kesintisiz çalışma iddiasının ispatlanamadığını beyanla ilk derece mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir. 3.Feri müdahil Kurum vekili, yazılı belgelerin varlığı halinde tanık beyanlarına itibar edilemeyeceğini, bilirkişi raporunun tanık anlatımlarına dayanılarak hazırlandığını, hiçbir yazılı belgeye dayanılmadığını, davacının iddiasını somut delillerle ispat edemediğini, tanık anlatımlarının dikkate alınarak tespit yapılmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu beyanla ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "Somut olayda, davacının işe başladığı tarihe ilişkin 20/07/2010 tarihli imzalı işe giriş bildirgesinin bulunması nedeniyle daha önce işe başladığına dair aynı kuvvette delil bulunmadığından iş bu tarih öncesine ilişkin iddianın ispat edilemediğine dair kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir. Ayrıca davacının 2007/4 ve 5 inci aylarda dava dışı üçüncü kişi nezdinde çalışmalarının kayıtlara yansıdığı, davacının söz konusu kayıtların eylemli çalışmaya dayanmadığını iddia etmediği anlaşılmakla kesintili çalışma yaptığı sübuta ermiş bulunmaktadır. Nitekim dinlenen bordro tanıkları ..., ..., ... davacının kesintili çalıştığını ifade etmiştir. Şu halde ilk bildirim tarihi olan 20/07/2010 tarihinden önceki çalışma iddiasının iş bu tarih öncesinde kesinti bulunduğunun karine olarak kabul edilmesi gerektiği ortada olmakla 5 yıllık hak düşürücü süreye uğrayacağı açıktır. Şu halde davacının daha önceki döneme dair çalışmaya dair tespit talebinin reddine ilişkin ilk derece mahkemesi kabulünde bir isabetsizlik görülmediğinden davacının istinafı yerinde görülmemiştir. Davalı taraf 5 yıllık hak düşürücü süreden ret kararı verilmesi gerektiğini ifade etmiş ise de ilk derece mahkemesi kabul kararının davalı işverenlerin istinaf gerekçesi ile örtüştüğü görülmekle yani ilk bildirim öncesine dair tespit talebinin reddine karar verildiği görülmekle istinaf gerekçeleri yerinde görülmemiştir. Feri müdahil Kurum davacının çalışma iddiasını ispat edemediğini bildirmiş ise de aynı işyerinde birlikte çalıştığı kayıtlara yansıyan tanık beyanları ve komşu işyeri tanık anlatımları ile davacının eylemli çalışması ispat edilmiş olmakla feri müdahil Kurumun istinafı yerinde görülmemiştir. " gerekçesiyle mahkeme kararı yerinde bulunarak istinaf isteminin reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde Feri Müdahil Kurum vekili ile davacı vekili katılma yoluyla temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1.Davacı vekili özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen hususları tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir. 2.Feri Müdahil Kurum vekili;istinaf dilekçesinde ileri sürülen hususları tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, hizmet tespitine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 506 sayılı Kanun'un 79 uncu maddesi, 5510 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesi. 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle 01.05.2007-20.07.2010 tarihleri arası talebin ispatlanamaması, 13.04.2007 tarihinden öncesi yönünden hak düşürücü sürenin geçmesine göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıdaki yazılı temyiz harcının ilgiliden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 06.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2023/9197, K. 2023/12480, T. 06.12.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2023-9197-e-2023-12480-k-c82b7bc4793a