Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2023/8959 E. 2023/10372 K. – Hizmet Tespiti
Konu: Hizmet Tespiti
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/8959
- Karar No
- 2023/10372
- Karar Tarihi
- Konu
- Hizmet Tespiti
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/2238 E., 2023/870 K. KARAR : Esastan red İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 13. İş Mahkemesi SAYISI : 2015/1711 E., 2021/471 K. Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiştir. Kararın, davacı, davalı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvrunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı, davalı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı işveren bünyesinde 01.07.2005 - 02.08.2014 tarihleri arasında çalıştığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; hakdüşürücü süre itirazında bulunduklarını, müvekkilinin Suudi Arabistan'da çalıştığını ve orada ikametgahı bulunduğunu, yılın bir kısmını Arabistan'da geçirdiğini, müvekkilinin sadece burada iken ve haftanın bazı günlerinde davacıdan ev temizlik hizmeti aldığını, Suudi Arabistan'da iken ev kapalı olduğu için davacıdan hizmet almadığını, bahsi geçen ev hizmetleri işyerinin 10.04.2014 tarihinde müvekkili adına 5510 sayılı Kanun kapsamına alındığını, bu tarihten önce böyle bir işyeri bulunmadığından hizmet tespiti yapılmasının yürürlükteki yasalara göre mümkün olmadığını, 10.04.2014 ile 31.08.2014 tarihleri arasında ise davacının sigortalı olarak çalıştığını için talep edilen 02.08.2014 tarihine kadar olan dönemin tespitine konu edilemeyeceğini, kesintisiz bir çalışmanın söz konusu olmadığını belirterek, davanın reddini istemiştir. 2.Fer'i müdahil vekili cevap dilekçesinde özetle; çalıştırılan işçilerin sigorta primleri hesabına esas tutulan kazançlar toplam prim ödeme gün sayıları ile sigorta primlerini gösteren kayıt belgelerin Kuruma bildirilmesi mecburiyetinin işverene ait bir yükümlülük olduğunu, bildirilmeyen bu kayıtlar için müvekkili kurumun sorumlu tutulmasının mümkün olmadığını, dava açılmasına kurumun sebebiyet vermediğini beyanla davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince, " Davacının davalı tarafından 01.07.2005 - 28.02.2014 tarihleri arasında toplam 1980 gün hizmet akdi ile çalıştırıldığının tespitine, 10.04.2014 - 02.08.2014 tarihleri arasına davacının davalı tarafından hizmet akdiyle çalıştırıldığının tespitine karar verilmesi talebi yönünden davanın usulden reddine, kalan kısım yönünden davanın reddine " karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı, davalı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalının, müvekkilini tam sigortalı gösterdiği 10.04.2014 - 31.08.2014 tarihleri arasında, raporda belirtilen tablodanda anlaşılacağı üzere 4 defa yurt dışına çıktığını, yaklaşık yarı zamanının yurt dışında geçtiğini, ancak davalının, müvekkilini tam sigortalı gösterdiğinin görüldüğünü, bu durumun önceki dönemlerde de aynı nitelikli çalışma olduğunu, davalının, yurt dışında olduğu zamanlarda da tam zamanlı çalıştığının dosya içeriğine ve davalı resmi beyanına göre ispatı olduğunu, davacının belirtilen sürede tam çalışmasının mevcut olduğunu belirterek, kararın reddedilen kısım yönünden kaldırılmasını talep etmiştir. 2. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava tarihinden geçmişe doğru 5 yıldan önceki dönemlerin hak düşürücü süre yönünden reddi gerektiği halde tespitine karar verilmesinin kanuna aykırı olduğunu, davanın kabul edilen kısmına yönelik olarak dosyada kesin, yeterli ve inandırıcı delil olmadığını, davacının iddialarının hizmet başlangıcını geriye götürme amacına yönelik olduğunun kendi beyanları ile sabit olduğunu, davacının tespitine karar verilen şekilde çalışmasının olmadığını, davacının sigorta girişi yapılmadan önce davacının çalıştığı adreste 5510 sayılı Kanun kapsamında bir işyeri bulunmadığını, yürürlükteki kanunlar uyarınca, temizlik hizmetlerinde çalıştırılan kişilere sigorta yapılması zorunluğu bulunmadığını, hak düşürücü sürede dava açılmadığını, zamanaşımı itirazlarının dikkate alınmadığını, davacının hem iddialarının hem de tanıklarının ifadelerinin gerçek dışı olduğunu, davanın kabulü için kesin, yeterli ve inandırıcı delil bulunmaması, davacının davasını ispat edememiş olması ile müvekkilinin yılın bir kısmını yurt dışındaki ikametgahında geçirmesi v.s. hususlar dikkate alındığında yerel mahkeme tarafından tesis edilen hükmün haksız olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasını, davanın reddini istemiştir. 3. Fer'i müdahil Kurum vekili istinaf dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "... davacının bildirilen süresi ve bildirimi yapılan sürede kesintisiz bildirilmesi, dinlenen kamu tanıklarının beyanları, davalının yurda giriş çıkış tarihleri, davacının yaptığı işler nazara alındığında davanın kısmen kabulüne dair mahkeme kararında isabetsizlik olmadığı ... " gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi hükmü yerinde görülerek istinaf isteminin reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde, davacı, davalı, fer'i müdahil Kurum vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı, davalı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri özetle; isinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 506 sayılı Kanun'un 79 uncu maddesi, 5510 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesi. 3. Değerlendirme 1.1.Davanın yasal dayanağı 5510 sayılı Kanunu'nun 86 ncı maddesi olup bu tür sigortalı hizmetlerin tespitine ilişkin davaların, kamu düzeniyle ilgili olduğu ve bu nedenle de özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmesinin zorunlu ve gerekli bulunduğu açıktır. Bu çerçevede, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, bu tür davalarda tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip, gerek görüldüğünde re'sen araştırma yapılarak kanıt toplanabileceği de göz önünde bulundurulmalıdır. 2.Dosya kapsamı incelendiğinde, davacının talebinin 01.07.2005 ile 02.08.2014 tarihleri arasına yönelik olmakla; Mahkemece davalının yurt dışında geçirdiği dönemler bulunduğu ve bu dönemler dışındaki sürelerde davacının ev hizmetlerinde hizmet akdi ile çalıştırıldığı kanısı ile dava dosyasında bulunan yurda giriş çıkış kayıtlarından davalının Türkiye'de bulunduğu süreler tespit edilip bu dönemlere göre çalışmanın tespitine dair hüküm kurulduğu tespit edilmiş ne var ki iş bu hükmün eksik araştırmaya dayalı hüküm kurulduğu anlaşılmıştır. 3. Bu kapsamda, Mahkemece, öncelikle tarafların beyanları alınarak çalışılan ev iş yeri açık ve net şekilde tespit edilerek; bu adreslerden re'sen tespit edilecek tanıkların beyanlarına başvurulmalı, beyanlarına başvurulan tanıkların kendi ikamet dönemleri de açık ve net şekilde tespit edilmeli; ayrıca Mahkemece verilen karara esas alınan tanıkların da taraflarla ilgisi net şekilde tespit edilerek, beyanları yeniden irdelenmeli, mevcut tanık beyanları arasındaki çelişkiler de giderilerek hüküm tesisi yoluna gidilmelidir. 4. Kabule göre de dava ev hizmetlerine ilişkin olarak tespit istemine yönelik olduğuna göre davalı koca ...'ın yurt dışında çalışması, davalının eşinin de Türkiye'de ikamet etmeye devam etmesinin iddia edilen hizmetlere ne gibi bir etkisinin olabileceği; bu kapsamda ev hizmetlerinin sürekli olarak sunulup sunulmadığı üzerinde durulmaksızın, davalının yurt dışı giriş çıkış kayıtları kapsamında kabul kararı verilmesi yerinde görülmemiştir. Bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, yazılı şekilde karar tesisi, usul ve kanuna aykırı olup bozma nedenidir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 26.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.