Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2023/8815 E. 2023/8566 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/8815
Karar No
2023/8566
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1368 E., 2023/572 K. KARAR : Kısmen kabul İLK DERECE MAHKEMESİ : Mersin 1. İş Mahkemesi SAYISI : 2019/13 E., 2020/87 K. Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen fiili hizmet süresi zammı davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili, davalı şirkete ait özel hastanede anjio teknikeri olarak radyasyona maruz kalarak çalıştığını, bu iş yerinden bildirilen çalışma sürelerine fiili hizmet süresi zammı verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı şirket vekili, davacının bildirimlerinin usulüne uygun şekilde ve tam olarak bildirildiğini, davacı ile hizmet sözleşmesinin temizlik elemanı olarak yapıldığını belirterek davanın reddini istemiştir. Davalı Kurum vekili, davaya sebebiyet verilmediğini, kamu düzenini ilgilendiren davada iddianın açık ve net ispatının gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 08.09.2020 tarih, 2019/13 Esas, 2020/87 Karar kararı ile davanın kısmen kabulüne dair verilen kararın davalı Kurum vekili tarafından istinafı üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince, İlk Derece Mahkemesi kararının ortadan kaldırılmasına, davanın kısmen kabul ve kısmen reddi ile davacının 10.11.2011 tarihinden itibaren 5510 sayılı Kanun'un 40 ıncı madde 11 inci sıra numarası ile belirtilen işler kapsamında çalıştığının tespitine, davacının 10.11.2011 - 14.05.2017 tarihleri arasındaki fiili çalışmaya dayalı 1859 prim günü hizmeti nedeni ile toplam 465 prim günü fiili hizmet zammından yararlandırılması gerektiğinin tespitine, davalı işverence belirtilen fiili çalışma günleri için Kuruma iptal ve düzeltme bildirimleri ile fiili çalışma sürelerinin 32, hafta tatili ubgt ücretleri ile sıhhi ve yılık izin süreleri yönünden de 1 kodu ile ek bildirge verilmesi gerektiğinin tespitine, fazla istemin reddine karar verilmiştir. IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesinin 25.05.2021 tarih, 2020/2771 Esas, 2021/980 Karar sayılı kararı ile taraf vekillerinin aşağıdaki bentler dışındaki istinaf taleplerinin esastan reddine, İlk Derece Mahkemesi hükmünün aşağıdaki şekilde düzeltilmek üzere ortadan kaldırılmasına, davanın kısmen kabul, kısmen reddine; davacının 10.11.2011 tarihinden itibaren 5510 sayılı Kanun'un 40 ıncı madde 11 inci sıra numarası ile belirtilen işler kapsamında çalıştığının tespitine, davacının 10.11.2011 - 14.05.2017 tarihleri arasındaki fiili çalışmaya dayalı 1859 prim günü hizmeti nedeni ile toplam 465 prim günü fiili hizmet zammından yararlandırılması gerektiğinin tespitine, davalı işverence belirtilen fiili çalışma günleri için kuruma iptal ve düzeltme bildirimleri ile fiili çalışma sürelerinin 32, hafta tatili UBGT ücretleri ile sıhhi ve yıllık izin süreleri yönünden de 1 kodu ile ek bildirge verilmesi gerektiğinin tespitine, fazla istemin reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Dairemiz 07.04.2022 tarih, 2021/11131 Esas, 2022/5242 Karar sayılı kararı ile kararın eksik araştırma ve inceleme sonucu verildiği belirtilerek bozulmuştur. B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "...Dairemizce, bozma ilamı doğrultusunda yapılan keşif ve alınan hesap raporu doğrultusunda, davacının yaptığı iş nedeniyle dava konusu işyerinde radyasyona maruz kaldığı anlaşılmış olup '5510 sayılı Kanun'un 40 ıncı maddesinde, belirtilen işyerlerinde ve işlerde çalışan sigortalıların prim ödeme gün sayılarına, bu işyerlerinde ve işlerde geçen çalışma sürelerinin her 360 günü için karşılarında gösterilen gün sayılarının, fiili hizmet süresi zammı olarak ekleneceği, 360 günden eksik sürelere ait fiilî hizmet süresi zammı, 360 gün için eklenen fiilî hizmet süresi ile orantılı olarak belirleneceği' ilkesine uygun olarak yapılan hesaplama sonucu davacının 10.11.2011-14.05.2017 tarihleri arasındaki fiili çalışmaya dayalı 1859 prim günü hizmeti nedeni ile toplam 465 prim günü fiili hizmet zammından yararlandırılması gerektiği tespit edilmiştir. Dairemizin, ilk kararına karşı davacı tarafça temyiz yoluna başvurulmamış olup Dairemizce kurulan yeni hükümde, davalı tarafın usuli kazanılmış hakkına riayet edilmiştir. " denilerek, HMK'nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabul, kısmen reddine, davacının 10.11.2011 tarihinden itibaren 5510 sayılı Kanun'un 40 ıncı madde 11 inci sıra numarası ile belirtilen işler kapsamında çalıştığının tespitine, davacının 10.11.2011-14.05.2017 tarihleri arasındaki fiili çalışmaya dayalı 1859 prim günü hizmeti nedeni ile toplam 465 prim günü fiili hizmet zammından yararlandırılması gerektiğinin tespitine..." karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı Kurum vekili, kararın eksik araştırma ve inceleme sonucu verildiğini belirterek temyiz isteminde bulunmuştur. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, fiili hizmet süresi zammı tespiti istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 5510 sayılı Kanun'un 40 ıncı maddesidir. 3. Değerlendirme 1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı Kurum vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesinin bozma üzerine yaptığı yargılamada, artık denetim yetkisi söz konusu olmayıp, hüküm Mahkemesi sıfatı bulunduğundan, temyize konu kararında, istinaf taleplerinin değerlendirilmesi, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ve istinaf vekalet ücreti hakkında hüküm tesisi usûl ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. O halde, temyiz eden davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları ile ...nın 369 uncu maddesi kapsamında Kanun'un açık hükmüne aykırılıklar da gözetilerek, Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm bozulmalıdır. 4. Ne var ki bu hataların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının bu kısımlarının düzeltilerek onanması gerekir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Bölge Adliye Mahkemesi Hükmünün "1" numaralı bendinin ve "III numaralı bendin 1. cümlesinin" tamamen silinmesine, hükmün bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 21.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2023/8815, K. 2023/8566, T. 21.09.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2023-8815-e-2023-8566-k-a2850879bcbe