Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2023/8622 E. 2023/10781 K. – Hizmet Tespiti
Konu: Hizmet Tespiti
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/8622
- Karar No
- 2023/10781
- Karar Tarihi
- Konu
- Hizmet Tespiti
MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/3338 E., 2023/1001 K. KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ: Samsun 3. İş Mahkemesi SAYISI : 2019/443 E., 2021/417 K. Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekili ile fer’i müdahil Kurum vekili tarafından ayrı ayrı istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı vekili ile fer’i müdahil Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının 10.08.1999 tarihinde davalıya ait işyerinde işe başladığı, işten çıkarılma tarihi olan 02.01.2015 tarihine kadar aynı işyerinde çalışmaya devam ettiği, işçilik alacaklarını tahsil talebi ile dava açmak için hizmet listesi aldığında davalı şirket tarafından ilk olarak 24.01.2001 tarihinde sigortalı gösterildiğini anladığı, yine 2002 yılının 6 ayında askere gittiği, 2003 yılı Aralık ayında döndüğü ve hemen aynı işe başladığı, davalının işe başladıktan 6 ay sonra 30.06.2004 tarihinde sigortalı olarak göstermeye başladığı, davacının toplamda 24 ay davalı şirkette sigortasız olarak çalıştığı, Samsun 4. İş Mahkemesi'nin 2015/176 E - 2018/77 K. sayılı dosyası ile işçilik alacakları davası açtığı, verilen karar Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesince kaldırılarak kısmen kabul ile sonuçlandırıldığı, davalı işveren yanında çalıştığının belli olduğu, davacının kıdem süresinin 10.08.1999 tarihinden itibaren başlatılması gerektiği, davalı işyerinde yukarıda belirtilen tarihler arasında çalıştığının ve sigorta başlangıç tarihinin 10.08.1999 tarihi olarak tespiti ile bu süreler içinde yatırılmayan primlerin davalı tarafından yatırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiş; duruşmalarda 10.08.1999 tarihinde davalı işyerinde çalışmaya başladığını, 20.06.2002 tarihinde askerlik nedeniyle ayrıldığını, askerlik dönüşü 2003 yılının Aralık ayında çalışmaya başlayarak 02.01.2015 tarihinde ayrıldığını beyan etmiştir. II.CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; 10.08.1999-02.01.2015 tarihleri arasında iddialarının külliyen reddi gerektiği, hak düşürücü sürenin geçtiği, işe giriş bildirgesinden anlaşılacağı üzere davacının işe giriş tarihi 24.01.2001 olup işe giriş bildirgesinin davacı tarafından imzalandığı, askere gideceği için 31.07.2002 tarihinde işten ayrıldığı, askerden döndükten sonra 30.06.2004 tarihinde tekrar davalı nezdinde çalışmaya başladığı, askerden döner dönmez çalışmaya başlaması gibi bir şey söz konusu olmadığı, davalı tanığı İrfan Ölmez'in beyanlarına dayanılmışsa da tanığın ifadeleri beyanlarına dayanılan diğer bir tanık Nail Satu ise henüz kendi başladığı tarihi dahi net olarak hatırlayamazken, işe başladığı dönemden itibaren 3-3,5 sene davacı ile kesintisiz olarak çalıştıklarıni ifade ettiği, davacının 21.08.2002-21.11.2003 tarihleri arasında askerlik görevini ifa etmek için çalışmaya ara verdiğinin ortada olduğu savunmasıyla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Fer'i müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; Kurumun davada taraf olmadığı, hak düşürücü sürenin geçtiği, işyerinin kapsamı ile davacının çalışmasının niteliğinin araştırılması gerektiği, belgelerinin aksinin tanık beyanları ile ispat edilemeyeceği savunmasıyla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III.İLK DERECE MAHKEME KARARI İlk Derece Mahkemesi tarafından; davacının, davalı işyerinde sürekli olarak çalıştığının tanık beyanlarından belirgin olduğu, davacı tanıklarının beyanları ile bordro tanıklarının beyanları birbirini tamamen doğruladığı, askerlik dönemi ve yerel adetler gereği çalışılmayan sürenin davacı asilin beyanı da nazara alınarak dışlandığı, davacının 10.08.1999 tarihinde çalışmaya başladığı, davacının 18 yaşından önceki bu çalışmasının çıraklık boyutunda olmadığı, davacının üretime katıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne, davacının davalı işyerinde 10.08.1999-02.01.2015 tarihleri arasında hizmet akdine dayalı olarak asgari ücretle geçen ve kuruma bildirilmeyen çalışmalarına ilişkin 710 gün daha çalıştığının tespitine, davacının 18 yaşını doldurduğu tarihten önceki sürelerin prim ödeme gün sayılarının hesabında nazara alınmasına, davacının 10.08.1999 tarihinde hizmet akdine dayalı işçi olarak çalıştığının, ancak sigorta başlangıç tarihinin 18 yaşını ikmal ettiği 14.06.2000 tarihi olduğunun tespitine, fazlaya dair talebin reddine, hizmet dökümünde görülen günler yönünden hukuki yarar yokluğu nedeni ile reddine karar verilmiştir. IV.İSTİNAF A.İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili ile fer'i müdahil Kurum vekili ayrı ayrı istinaf yoluna başvurmuşlardır. B.İstinaf Sebepleri: Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının sigortasız çalışması bulunmadığı, davacının 21.01.2001 tarihli işe giriş bildirgesinde imzasının olduğu, tanık beyanları soyut olduğundan nazara alınamayacağı, tespiti istenen süreler oldukça geçmiş döneme ilişkin olup tanıkların tarihleri bu kadar net hatırlayarak beyan vermiş olmalarının hayatın olağan akışına aykırı olduğu, bir kısım tanıkların davacının 2001 yılında işe başladığı ve kendi sigortalarının eksik olmadığını beyan ettikleri, 18 yaş öncesi çalışmalarının üretime bilfiil katkı niteliğinde olmadığı iddiasıyla İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Fer'i müdahil Kurum vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının çalışmalarının aynen gösterildiği, esası bakımından davanın ispat edilemediği, kamu düzenine ilişkin davada tanık beyanlarını yetersiz olduğu ve eksik inceleme ve araştırma ile karar verildiği iddiasıyla İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. C.Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosyadaki yazılara, hükmün dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere, bu delillerin takdirinde isabetsizlik görülmemesine ve özellikle dosya kapsamında dinlenen davalı tanıkları ile bordro tanıklarının birbirini doğrulayan beyanlarından davacının davalı işyerinde sürekli ve kesintisiz çalışmış olduğu, askerlik bilgileri de incelendiğinde 2003 yılı Kasım ayının sonunda askerliği biten davacının yerel adetler ve tanık anlatımları da gözönüne alınarak yaklaşık bir ay sonra yeniden işe başlaması kanaatinin de uygun görüldüğü, davacının 10.08.1999 tarihinde çalışmaya başladığı, davacının 18 yaşından önceki bu çalışmasının çıraklık boyutunda olmayıp fiilen üretime katıldığı, tanık anlatımları ve dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerden anlaşılmasına göre İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu gerekçesiyle istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. V.TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili ile fer'i müdahil Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuşlardır. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili, davacının bildirilmeyen çalışması bulunmadığı, davacının 21.01.2001 tarihinde işe girdiği ve bildirgeyi imzası ile tasdik ettiği, aksini eşdeğer belgelerle ispat etmesi gerektiği, soyut tanık beyanlarına itimat edilemeyeceği, tespiti istenen süreler oldukça geçmiş döneme ilişkin olup tanıkların tarihleri bu kadar net hatırlayarak beyan vermiş olmalarının hayatın olağan akışına aykırı olduğu, bir kısım tanıkların davacının 2001 yılında işe başladığı ve kendi sigortalarının eksik olmadığını beyan ettikleri, 18 yaş öncesi çalışmalarının üretime bilfiil katkı niteliğinde olmadığı, istinaf dilekçesinin yeterince dikkate alınmaması nedeniyle hukuki dinlenilme hakkının elinden alındığı; fer'i müdahil Kurum vekili, hak düşürücü sürenin geçtiği, davacını eksik bildirim iddialarının yerinde olmadığı, davanın esasının ispat edilemediği, işe giriş ve çıkış bildirgelerine istinaden gerçekleşen ve muntazaman primleri ödenen çalışmaların mevcudiyetinin kişinin çalıştığı süre kadar sigortalı gösterildiğine karine olduğu, amu düzenine ilişkin davada tanık beyanlarını yetersiz olduğu ve eksik inceleme ve araştırma ile karar verildiği iddiasıyla temyiz talebinde bulunmuşlardır. C.Gerekçe 1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava; davacının davalı nezdinde hizmet akdine dayalı olarak 10/08//1999 - 02/01/2015 tarihleri arasında çalıştığı sürelerin tespiti davasıdır. 2.İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 506 sayılı Kanun'un 79 ve 5510 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesi ilgili hükümlerdir. 3. Değerlendirme 1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371'inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla davalı vekili ile fer'i müdahil Kurum vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370'inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz karar harcının temyiz eden ilgiliden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 06.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.